Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak teknik hazırlıkların büyük ölçüde tamamlandığını açıkladı. Hazırlık sürecinde yalnızca bazı teknik değerlendirmeler ve ince işçilik gerektiren konular üzerinde çalışmaların sürdüğünü belirten Yılmaz, tamamlanan taslağın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sunulacağını söyledi.
Süreç için net bir takvim vermenin henüz erken olduğunu ifade eden Yılmaz, yeni anayasanın tek bir siyasi partinin hazırlayabileceği bir metin olmadığını vurguladı.
"Yeni anayasa, yalnızca bir siyasi partinin ya da Cumhur İttifakı'nın hazırlayacağı bir çalışma değildir." diyen Yılmaz, sürecin Meclis'te geniş uzlaşmayla yürütülmesi gerektiğini belirterek tüm siyasi partilere yapıcı katkı çağrısında bulundu.
Yılmaz, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında yürütülen yasal düzenlemelerin de devam ettiğini belirtti. TBMM'nin tatile girmesinden önce gerekli yasal altyapının oluşturulması için çalışmaların sürdüğünü ifade eden Yılmaz, Meclis bünyesinde kurulan komisyonun çalışmalarını tamamladığını ve ihtiyaç duyulan düzenlemelere ilişkin yol haritasının belirlendiğini kaydetti.
Komisyon çalışmalarına bir siyasi parti dışında tüm grupların katıldığını söyleyen Yılmaz, uzlaşma iradesinin yasama sürecine de yansımasını temenni ettiklerini dile getirdi.
Avrupa Parlamentosu'na Kıbrıs tepkisi
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Avrupa Parlamentosu'nun 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'na ilişkin kararını da sert sözlerle eleştirdi.
Kararın hukuki ve vicdani temelden yoksun olduğunu belirten Yılmaz, Türkiye'nin söz konusu kararı "yok hükmünde" saydığını ve kesin bir dille reddettiğini ifade etti.
Avrupa Parlamentosu'nun Rum lobilerinin etkisi altında hareket ettiğini söyleyen Yılmaz, bu yaklaşımın kurumun tarafsızlığına ve itibarına zarar verdiğini söyledi.
Gazze konusunda Avrupa Parlamentosu'nun sessiz kaldığını da dile getiren Yılmaz, insanlık dramı karşısındaki tutumun sorgulanması gerektiğini belirtti.
Yılmaz, Avrupa Parlamentosu'nun ideolojik yaklaşımlar yerine uluslararası hukuk, hakkaniyet ve tarihi gerçekler doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.





