Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde yaklaşık 90 bin cami ve Kur’an kursu bulunduğunu hatırlatan Mil-Diyanet Sen Genel Başkanı Celaleddin Gül, özellikle yazın aşırı sıcaklarda ve kışın dondurucu soğuklarda ibadetin zorlaştığını anımsattı.

Aydınlatma giderlerinin karşılandığını ancak ısınma ve soğutma faturalarının din görevlileri ve cemaatin omuzlarına yüklendiğini belirten Gül, konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşınması ve mevzuat değişikliğiyle tüm enerji giderlerinin devlet bütçesinden karşılanması gerektiğini söyledi.

Gül, "Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde yaklaşık 90 bine yakın camimiz ve Kur’an kurslarımız var. Uzun zamandan beridir, özellikle Mil-Diyanet Sen olarak kurulduğumuz günden itibaren camilerimizde ve Kur’an kurslarımızdaki ısınma ve soğutma faturalarının devlet bütçesi tarafından ödenmesini hep gündeme getirdik, bunu savunduk ve savunmaya da devam ediyoruz. Bu konuda çeşitli siyasi partilerle, hükümetle, iktidar ve muhalefet partileriyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşmeler gerçekleştirdik. Yaklaşık 5 yıldan beridir bu sorunun çözülmesini istiyoruz. Camilerimizde aydınlatma faturaları ödeniyor. Fakat özellikle yazın, 50 dereceyi bulan sıcaklıklarda namaz kılmak camilerde adeta imkânsız hâle geliyor. Kış mevsiminde ise, eksi 20 dereceleri bulan soğuklarda camilerimizin ısınma giderleri; doğalgaz ve elektrik dâhil olmak üzere enerji giderleri karşılanmıyor." dedi.

"Camilerimizin ısınma ve soğutma faturaları neden devlet bütçesinden karşılanmıyor"

Bu konuyu mecliste gündeme getiren HÜDA PAR Milletvekiline teşekkür eden Gül, şunları aktardı:

"Özellikle HÜDA PAR Milletvekili Şahzade Demir Bey Efendi, parlamentoda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir açıklama yaptı. Açıklamasında, uzun zamandır gündeme getirdiğimiz bir konuya değindi: Camilerimizin ısınma ve soğutma faturaları neden devlet bütçesinden karşılanmıyor da imamlarımız, din görevlilerimiz veya Kur’an kursu öğreticilerimiz tarafından, halktan para toplanarak ödeniyor. Kamu kurumlarının tamamında yakıt, enerji ve elektrik giderleri devlet bütçesinden karşılanır. Hiçbir kamu kurumunda bir memurun eline faturayı alıp 'Bu fatura çok geldi, nasıl ödeyeceğim?' dediğini göremezsiniz. Ancak maalesef camilerimizde ve Kur’an kurslarımızda bu manzarayla karşılaşıyoruz. 30 bin TL’yi bulan, 130 bin TL’yi bulan, hatta 200 bin TL’ye kadar çıkan faturalar geliyor. Din görevlisi kardeşlerimiz de bu faturaları ödeyebilmek için cemaatten para istemek zorunda kalıyor. Bu, bizim kanayan bir yaramızdır."

"Camilerimiz de birer kamu kurumudur"

Gül, "Bu konuda Mil-Diyanet Sen olarak bu konunun çözümü için başta Cumhurbaşkanımıza özellikle ricada bulunuyoruz. Bu konu çözülsün. Camilerimiz de birer kamu kurumudur. Bu nedenle, özellikle Milletvekilimiz Şahzade Demir’in parlamentoda dile getirdiği bu konunun takipçisi olalım. Gerekirse bununla ilgili bir düzenleme yapılsın. Mevzuatta yapılacak bir değişiklikle sadece aydınlatma giderleri değil, tüm enerji giderleri karşılanacak şekilde bir düzenleme yapılmalıdır. Böyle bir değişiklik yapıldığında camilerimizin ve Kur’an kurslarımızın enerji, elektrik, yakıt ve doğalgaz giderleri devlet bütçesinden ödenmiş olacaktır. Din görevlilerimiz de bu yükün altından kurtulmuş olacaktır." ifadelerine yer verdi.

"İktidar partisinin bu konuyu mutlaka kalıcı bir çözüme kavuşturması gerekir"

Son olarak Gül, "Çok soğuk günlerden geçiyoruz. Büyük ve görkemli camiler inşa ediyoruz; ancak kış aylarında o büyük camilerin küçük bir odasında namaz kılmak zorunda kalıyoruz. Neden? Çünkü ısıtamıyoruz. Böyle bir problemle karşı karşıyayız. Mil-Diyanet Sen olarak bu konuda bize yardımcı olan, konuyu gündeme getiren kıymetli milletvekillerimize ve partilerimize teşekkür ediyoruz. Ama en önemli sorumluluk iktidar partisindedir. İktidar partisinin bu konuyu mutlaka çözmesi ve camilerimiz ile Kur’an kurslarımızda yaşanan ısınma ve soğutma faturası problemini kalıcı bir çözüme kavuşturması gerekir. Mil-Diyanet Sen olarak bizim ricamız budur. İnşallah en kısa zamanda bu sorunun çözüleceğine inanıyorum. Yeter ki bu konu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündeme gelsin ve tüm partilerin, muhalefetiyle iktidarıyla ortak bir konsensüsle hareket etmesi sağlansın. Bu şekilde çözüme kavuşacağı kanaatindeyim." şeklinde belirtti.

Kaynak: İLKHA