Binlerce Kişi Şehitlerin Mirası İçin Buluştu
Mustazaflar Cemiyeti Batman Temsilciliği, Şubat ayına özel olarak gelenekselleşen "Şehadet Ayı" etkinlikleri çerçevesinde geniş kapsamlı bir program düzenledi. 19 Mayıs Kapalı Spor Salonu’nun ev sahipliği yaptığı buluşmaya; kadınlardan erkeklere, gençlerden yaşlılara kadar her yaştan binlerce vatandaş yoğun ilgi gösterdi. Programda aziz şehitlerin bıraktığı mukaddes miras yâd edilirken, İslam dünyasının kanayan yarası Kudüs davasının her daim canlı tutulması gerektiği mesajı verildi.

1-167

Programın sunuculuğunu Enes İmir üstlenirken, Kur'an'ı Kerim tilaveti Şevket Camii İmamı Ahmet Koçağa tarafından yapıldı.

Program kapsamında tiyatro gösterimi sahnelenirken, Özlem Ajans sanatçılarının seslendirdiği ezgiler ve sinevizyon gösterimi manevi atmosferi pekiştirdi. Katılımcılar zaman zaman tekbir ve salavatlarla programa eşlik etti.

2-238

Yoğun katılımın olduğu programa HÜDA PAR İl Başkanı Davut Şahin, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının başkanları ve temsilcileri ile birlikte binlerce vatandaş katıldı.

Program boyunca salonda sık sık tekbirler getirildi, yapılan konuşmalarda ve gösterilerde şehadet vurgusu öne çıktı. Katılımcıların coşkulu şekilde eşlik ettiği programda, şehadet bilincinin diri tutulması gerektiği mesajı güçlü şekilde yansıtıldı.

"Şehadet bir bilinç ve direniş çağrısıdır"

Yusuf Tutak Hoca, şehadetin yalnızca tarihsel bir kavram olmadığını, her çağda diri tutulması gereken bir bilinç olduğunu ifade etti.

“Bu dava büyük bir davadır. Büyük davalar fedakârlık ister. Tarih boyunca hiçbir dava fedakârlık olmadan büyümemiştir” diyen Tutak, şehitlerin kanının davanın mayası olduğunu, onların dirayeti ve adanmışlığının sonraki nesillere istikamet çizdiğini söyledi.

Tutak, Kudüs davasının sadece bir toprak meselesi olarak görülemeyeceğini belirterek, bunun ümmetin onur ve izzet meselesi olduğunu vurguladı. Özellikle Gazze'de yaşanan zulme dikkat çeken Tutak, Müslümanların birlik ve dayanışma içinde hareket etmesi gerektiğini dile getirdi.

"Resûlullah dönemi şehadet bilincinin en çarpıcı örneğidir"

Tutak, konuşmasında Asr-ı Saadet döneminden örnekler vererek şehadet bilincinin sahabe neslindeki yansımalarını aktardı.

Bedir ve Uhud'da genç yaşta olmalarına rağmen Allah yolunda mücadele etmek isteyen sahabelerin bulunduğunu belirten Tutak, kimilerinin yaşları küçük olduğu için geri çevrildiğini, kimilerinin ise gözyaşları içinde izin talep ettiğini hatırlattı.

Uhud Savaşı'nda Resûlullah'ın şehit olduğu yönündeki haber Medine'ye ulaştığında, evlatlarını kaybetmiş annelerin "Bana Resûlullah'ı gösterin" diyerek meydanlara koştuğunu aktaran Tutak, bu teslimiyetin şehadet bilincinin derinliğini ortaya koyduğunu ifade etti. Bazı annelerin birden fazla evladını Allah yolunda feda ettiğini, geride kalan çocuklarını da aynı bilinçle yetiştirdiğini söyledi.

"Şehadet bir yok oluş değil, ilahi huzurda diriliştir"

Kur'an-ı Kerim’de geçen "Allah yolunda öldürülenleri ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler; Rableri katında rızıklanmaktadırlar" ayetini hatırlatan Tutak, şehadetin bir son değil, ilahi huzurda diriliş olduğunu dile getirdi.

Sahabeden Abdullah bin Haram’ın şehadetini örnek veren Tutak, geride yetimler ve borçlar bırakmasına rağmen Allah Resûlü’nün onun Rabbi tarafından özel bir ikrama mazhar kılındığını haber verdiğini aktardı. Tutak, Abdullah bin Haram’ın yeniden dünyaya dönüp tekrar şehit olmayı arzuladığının bildirildiğini, bunun şehadetin Allah katındaki yüce makamını gösterdiğini ifade etti.

"Tarih boyunca bu ruh diri kaldı"

Şehadet ruhunun sadece sahabe dönemine ait olmadığını vurgulayan Tutak, tarih boyunca bu bilincin canlı kaldığını söyledi. Hazreti Hüseyin'in Kerbelâ'daki direnişini, Hazreti Ali ve Hazreti Ömer'in şehadetini hatırlatan Tutak, Allah yolunda can vermenin bir kayıp değil, bir kurtuluş olarak görüldüğünü dile getirdi.

"Asıl kayıp şehadet ruhunu yitirmektir"

Tutak, şehadet bilincinin her dönemde diri tutulması gerektiğini ifade ederek, “Bu dava rehavet kabul etmez. Ne zaman gevşeme olmuşsa, şehitlerin fedakârlığı ümmeti yeniden diriltmiştir” dedi. Asıl kaybın şehadet ruhunun yitirilmesi olduğunu söyleyen Tutak, müminin kalbinde daima sorumluluk bilincinin canlı olması gerektiğini vurguladı.

Resûlullah'ın, cihad niyeti taşımadan ölen kimsenin nifaktan bir şube üzere ölmüş olacağına dair hadis-i şerifini hatırlatan Tutak, bunun mümin için sürekli bir teyakkuz çağrısı olduğunu ifade etti.

Şehadetin korkulacak bir son değil, iman eden için Allah'a kavuşma arzusu olduğunu belirten Tutak, konuşmasını bu davaya sadakatle hizmet edebilme ve şehitlerin mirasına sahip çıkabilme duasıyla tamamladı.

4-127

Program, birlik ve kardeşlik mesajlarının verilmesinin ardından sunucu Enes İmir'in yaptığı kapanış duasıyla sona erdi.

Yoğun katılımın olduğu etkinlikte, katılımcılar Kudüs ve şehadet bilincinin diri tutulması yönünde kararlılık mesajı verdi.

Kaynak: İLKHA