Bu sistem, bazı balıkların mikroskobik avlarını süzerek beslenme biçimini taklit ediyor.

Araştırma ekibi Almanya’da patent başvurusunda bulundu ve ileride bu buluşun, pek çok kişinin farkında olmadığı yaygın bir plastik kirliliği kaynağını azaltmasını umuyor. Her çamaşır yıkamada, kıyafetlerimizin liflerinden milyonlarca mikroplastik koparak yerel su yollarına karışıyor.

Bazı tahminlere göre, kanalizasyon çamurundaki plastiğin yüzde 90’ına kadarı çamaşır makinelerinden geliyor. Bu çamur çoğu zaman tarımda toprak düzenleyici ya da gübre olarak kullanılıyor ve bu da yetişen ürünleri tüketen insanların bu kirleticilere maruz kalma ihtimalini artırıyor.

Mikroplastiklerin kemiklerimize ve organlarımıza girdiğinde insan sağlığı üzerindeki etkileri henüz net değil; ancak bazı toksikologlar, hayvanlar üzerinde elde edilen ilk bulguların endişe verici olduğunu belirtiyor.

Plastik kirleticileri çamaşır makinelerinden çıkmadan yakalamanın yollarını bulmak zor bir iş. Piyasadaki mevcut filtreleme sistemleri kolayca tıkanabiliyor.

Bonn Üniversitesi ile Fraunhofer Çevre, Güvenlik ve Enerji Teknolojisi Enstitüsü’nden araştırmacılar ilhamı doğada aradı. Uskumru, sardalya ve hamsi gibi bazı balıkların ağız yapısını taklit eden bir su filtreleme sistemi geliştirmeye karar verdiler. Bu balıklar, suyun içinde ağızları açık şekilde yüzerek mikroskobik planktonlarla besleniyor. Milyonlarca yıl boyunca, ağızlarının içinde mikroskobik avları yakalayan tarak benzeri yapılar gelişti.

Bonn Üniversitesi’nden fonksiyonel morfolog Alexander Blanke, sistemi şöyle açıklıyor:
“Beslenme sırasında su, geçirgen huni duvarından geçerek filtrelenir ve parçacıksız su daha sonra solungaçlar aracılığıyla tekrar çevreye salınır. Ancak plankton bunun için fazla büyüktür; doğal elek yapısı tarafından tutulur. Huni şekli sayesinde plankton yemek borusuna doğru yuvarlanır ve balık yutuncaya kadar orada birikir; bu da sistemi boşaltıp temizler.”

Araştırmacılar bu anatomiden yola çıkarak, ağ benzeri bir yüzeyle kaplı koni biçiminde bir filtre tasarladı.

Diğer filtreleme sistemlerinde olduğu gibi plastik parçacıklar doğrudan ağa çarpmak yerine, bu yeni düzende cihazın kenarı boyunca “yuvarlanıyor”. Bu sayede, atık su filtreye yönlendirilirken daha geniş bir yüzey alanı kullanılıyor. Plastik parçacıklar filtrenin dışında yakalanıyor ve kurutma makinelerindeki tiftik filtresi gibi, birkaç düzine yıkamadan sonra boşaltılabilen ayrı bir bölmeye yönlendiriliyor.

Piyasadaki diğer plastik filtreleme sistemlerinin aksine, bu yeni sistem tıkanmayı yüzde 85 oranında azaltıyor.

Muhabir: Muhammed Mahsum Tuna