Arıcılık faaliyetlerini sürdüren Musa Taş, 2026 sezonu öncesinde arı bakımı, bal verimi ve arı sağlığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İlkbahar bakımının arıcılıkta en önemli dönemlerden biri olduğunu belirten Taş, bu yıl yağışlar nedeniyle bakım çalışmalarına geç başlamak zorunda kaldıklarını ifade etti.

Yağışların bakım çalışmalarını olumsuz etkilediğini belirten Taş "Sağlıklı bir şekilde ilkbahar bakımını yapamadık. Yağışlardan dolayı tam istediğimiz randımanı alamadık ve bakımlara geç başladık." dedi.

Bahar bakımını büyük ölçüde tamamladıklarını belirten Taş, "2026 yılının bütün arıcılara ve ziraatla uğraşan Türkiye halkına bereketli bir yıl olmasını diliyorum. Bahar bakımını neredeyse bitirmiş durumdayız. Yavaş yavaş artık arıyı bala hazırlayıp bal dönemine geçeceğiz Allah'ın izniyle." ifadelerini kullandı.

Başlıksız-290

"Tillo balı çok kaliteli"

Gezginci arıcılık yaptığını belirten Taş, Tillo balının kalitesi nedeniyle her yıl bölgede kovan bıraktığını söyledi.

Taş, "Biz gezginci arıcıyız. Tillo balının kalitesinden dolayı her yıl 100 ile 200 arasında kovanı Tillo'da bırakıyorum. Tillo balı çok güzeldir, çok kalitelidir." diye konuştu.

İlkbahar bakımında ana arı mutlaka kontrol edilmeli

Arıcılıkta bakımın vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Taş, özellikle ilkbahar bakımında kovanların ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini belirtti.

Taş, "Arıda bakım olmazsa olmazdır. İlkbahar bakımı çok önemlidir. İlkbahar bakımı başladığı zaman arıyı kontrol ederken mutlaka ana arıyı da kontrol etmek gerekiyor. Arının içinde nem var mı, küf var mı mutlaka bakılmalı. Küflü çıtalar varsa o çıtaların imha edilmesi gerekiyor." dedi.

5-114

"En önemli unsur genç kraliçe ana arıdır"

Koloninin verimliliğinde ana arının yaşının önemli rol oynadığını ifade eden Taş, yaşlı ana arılarla istenilen performansın elde edilemediğini söyledi.

Taş, "Arıcılıkta en önemli şey kraliçe ana arının genç olmasıdır. Yaşlı kraliçe ana olduğu zaman istediğimiz performansı elde edemiyoruz. Bakımı yaptıktan sonra yavaş yavaş arıyı çoğaltıp sayıyı maksimum seviyeye çıkarmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Güçlü bir kolonide arı nüfusunun 100 bin ile 120 bin arasında değişebileceğini belirten Taş, "Maksimum seviye 100 bin civarındadır. 100 bin, 110 bin, 120 bin. Biz o seviyeleri yakaladığımız zaman istediğimiz balı elde etmiş oluyoruz." şeklinde konuştu.

3-265

Sonbahar bakımı da büyük önem taşıyor

Bal veriminin yalnızca ilkbahar bakımına bağlı olmadığını dile getiren Taş, sonbahar bakımının da ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

Bal hasadından sonra kovanda yeterli miktarda bal bırakılmasının önemine değinen Taş, "Sonbahar bakımı da çok önemlidir. Bal hasadı yapıldıktan sonra mutlaka arıya yetecek kadar bal bırakmak gerekiyor. Çünkü arı bahara kadar o balla yaşamını sürdürecek. Arının nüfusuna göre içinde yeterince bal bırakılması gerekiyor." dedi.

Varroa ile mücadelede organik yöntemler kullanılmalı

Arıcılara tavsiyelerde bulunan Taş, arıya zarar verebilecek ilaçların kullanılmaması gerektiğini belirtti.

Özellikle varroa hastalığına dikkat çeken Taş, "Hiçbir şekilde arıya zararlı ilaç kullanılmamalı. Tamamıyla organik ilaçlar üzerinden hareket edilmeli. Özellikle varroa mücadelesinde organik yöntemler tercih edilmeli. Varroa bir hastalıktır ve riskli bir hastalıktır. Bu hastalıkla mücadele edilirken mutlaka organik ilaçlarla mücadele etmek gerekir." diye konuştu.

"Glikoz ve kanserojen içerikli ürünlerden uzak durulmalı"

Arı sağlığı ve bal kalitesinin korunması için doğal üretim yöntemlerinin benimsenmesi gerektiğini vurgulayan Taş, tüm arıcılara önemli tavsiyelerde bulundu.

Taş, "Ben bütün arıcılara önerim; kesinlikle glikozdan ve kanserojen içerikli ilaçlardan uzak dursunlar. Arı sağlığını ve balın kalitesini korumanın yolu doğal yöntemlerden geçiyor. 2026 yılının bütün arıcılar için bereketli geçmesini diliyorum. Allah kimseyi utandırmasın." ifadeleriyle sözlerini tamamladı.

Kaynak: İLKHA