Müfredatın içerisinde farkında olunmadan dayatılan bazı kavramlar bulunduğunu belirten Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Tarih kitaplarımızda 'Haçlı Seferleri' diye öğretiliyor bize. Sefer dediğimizde bizim literatürümüzde makul bir şey, yani böyle çok zararlı bir şey değil diye düşünüyoruz. Ama o bir saldırı. Dolayısıyla biz mesela müfredatta Haçlı Seferleri kavramını kaldırdık, 'Haçlı Saldırıları' yaptık. Doğrusu bu." dedi.
"COĞRAFİ KEŞİF DEĞİL, SÖMÜRGECİLİĞİN BAŞLANGICI"
Tarihsel süreçte kullanılan diğer terimlere de değinen Tekin, coğrafi keşifler ifadesinin gerçeği yansıtmadığını vurgulayarak, "Coğrafi keşiflerin başlaması, coğrafi keşif değil, sömürgeciliğin başlangıcıdır o aslında." ifadelerini kullandı.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra iki kutuplu dünyanın dayattığı kavramsallaştırmalara dikkat çeken Tekin, şunları kaydetti:
"Orta Asya kavramı da yanlış. Doğrusu bilimsel literatürde de karşılığı Türkistan. Bunların hepsi bizim zihin dünyamızda yer alıyor."
"DENİZİN ADI ADALAR DENİZİ"
Lozan Barış Antlaşması imzalandığı dönemde Ege Denizi ifadesinin kullanılmadığını anlatan Bakan Tekin, konuya şu sözlerle işaret etti:
"Lozan imzalandığında Ege Denizi yok. Neredeydi Ege Denizi? Niye Lozan'da Ege Denizi demiyorlar? Çünkü denizin adı Adalar Denizi. Ege Denizi, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Yunanistan'ın da biraz isteğiyle literatüre giren bir kavram."
Bu tür kavramların masum gibi görünmesine rağmen millet olma bilincini doğrudan etkilediğinin altını çizen Tekin, "Bizim millet olma bilincimizi, devletimize, milletimize sıkı sıkıya bağlı olma şuurumuzu doğrudan etkileyen şeyler. Biz Milli Eğitim Bakanlığında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adıyla programlarımızı değiştirirken bunlara çok hassas davrandık. Milli şuur, millet olma şuuru, vatanseverlik gibi kavramları odağa aldık." diye konuştu.





