Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul'da yıllık değerlendirme toplantısında konuştu.
"İSRAİL'İN NİHAİ AMACI FİLİSTİNLİLERİ GAZZE'DEN ÇIKARMAK"
Bakan Fidan, Gazze'nin yeniden imar edilmesi ve Filistinlilerin kendi devletlerinin çatısı altında barış ve huzur içinde yaşayabilmeleri amacıyla çalışmaya devam edeceklerini belirtti. Siyonist rejimin nihai amacının Filistinlileri Gazze'den çıkarmak olduğunu ifade eden Fidan, uluslararası toplumun ve bölge ülkelerinin baskısıyla bu noktanın aşıldığını, ancak İsrail Başbakanı Netanyahu hükümetinin barış planını uygulamaya çok istekli olmadığını bildiklerini söyledi.
RUSYA UKRAYNA SAVAŞI VE 2026 HEDEFİ
Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa'nın güvenlik mimarisini ve kimliğini sorgulattığını belirten Fidan, 2026 yılında savaşın sona erdirilmesi konusundaki gayretlerin, ideal çözüm ile gerçekçi çözüm arasındaki farkı kapatmaya odaklanacağını ifade etti. Fidan, Avrupa güvenlik mimarisi tartışmalarının uzun yıllar ana gündem maddelerinden biri olacağını öngördüklerini dile getirdi.
SURİYE'DEKİ DÖNÜŞÜM VE SDG SORUNU
Suriye'nin içinden geçtiği büyük dönüşümün ve uluslararası topluma entegrasyonunun 2025 yılının olumlu gelişmelerinden biri olduğunu vurgulayan Fidan, bölge ülkeleri, Avrupa devletleri ve ABD'nin ortaya koyduğu yapıcı iradenin devam etmesini temenni etti. Fidan, SDG meselesinin ise Türkiye ve bölge için sorun olmaya devam ettiğini belirterek, "İnşallah bu yıl bu sorun da çözülür" dedi. Fidan açıklamalarının devamında "SDG meselesi ise takip ettiğiniz gibi yine Suriye, Türkiye ve bölgemizin geri kalanı için bir sorun olmaya devam ediyor. İnşallah bu yıl bu sorun da çözülür. Türkiye olarak bu husustaki kararlı ve net politikamızı 2026 yılında da sürdüreceğiz." şeklinde konuştu.
"BÖLGENİN KALDIRMA KAPASİTESİNİN ÇOK ÜSTÜNDE OLUR"
Soru-cevap bölümünde gazeteci Sevil Nuriyeva'nın ABD'nin İran'a yönelik olası operasyonu ve bölgedeki gerilim hakkındaki sorusunu yanıtlayan Bakan Fidan, İran ile ilgili gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirtti. Bölgesel istikrarın öncelikleri olduğunu vurgulayan Fidan, şu uyarılarda bulundu:
"İran'da olacak geniş çaplı bir istikrarsızlık, bölgenin kaldırma kapasitesinin çok üstünde olur. Bizim önceliğimiz hiçbir şekilde güç kullanımına yol açacak bir duruma gelmemek. Sorunların diyalogla çözülmesini istiyoruz. İnşallah Amerika ile İran kendi arasında bu konuyu çözerler."
GAZZE PLANINDA İKİNCİ AŞAMA VE BARIŞ KURULU HAYATA GEÇİRİLİYOR
Gazeteci Özel Şendir'in Gazze planının ikinci aşaması ve Barış Kurulu'nun oluşturulmasıyla ilgili sorusuna da yanıt veren Fidan, ikinci aşamaya geçildiğini doğruladı. Süreç hakkında bilgi veren Fidan, önceliğin Filistinli teknik komitenin Gazze'nin idaresini alması olduğunu belirtti. Fidan, "Daha sonra Barış Kurulu ilan edilecek ve Barış Kurulu adına gündelik icraatı yürütecek yönetim kurulu belirlenerek çalışmaya başlayacak. Önümüzdeki birkaç hafta içerisinde bunun organlarının hayata geçeceğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
GELECEK DÖNEM ZİRVELERİ
Türkiye'nin diplomatik kanalları açık tutmaya devam edeceğini belirten Fidan, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin NATO Zirvesi, Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi ve BM İklim Değişikliği Zirvesi'ne ev sahipliği yapacağını duyurdu. Fidan, Türkiye'nin kriz anlarında tavsiyesi aranan ve ara buluculuğu talep edilen bir konuma geldiğini sözlerine ekledi.
"KANDİL'DEN ONAY ALMADAN BUNUN HAYATA GEÇMEYECEĞİNİ HERKES BİLİYOR"
Bakan Fidan, SDG'nin PKK'nın merkezi Kandil ile olan bağının Batılı muhataplar tarafından zaman zaman "yeni keşfedilmiş bir bilgi" gibi sunulmasına tepki gösterdi. Bu durumun "iki artı iki dört eder" kadar net bir gerçeklik olduğunu vurgulayan Fidan, asıl sorunun Suriye Kürtlerinin otantik yapısının ötesinde, PKK'nın Suriye'deki uzantısı olan bir yapıyla karşı karşıya olunması olduğunu belirtti.
Fidan, "SDG adına kim görüşmeye giderse gitsin, Kandil'den onay almadan bunun hayata geçmeyeceğini herkes biliyor. Bu işleri sürekli zora sokan bir husus. Bizim temennimiz, 10 Mart mutabakatının uygulanarak ülkede istikrarın sağlanmasıdır" ifadelerini kullandı.
SURİYE İÇİN ALTIN ORAN: ANAYASAL VATANDAŞLIK
Suriye'deki farklı etnik ve inanç gruplarının sisteme entegrasyonu ve anayasal hakları konusundaki sorusunu da cevaplayan Fidan, çözüm için "altın oran" tanımını yaptı. Suriye rejiminin azınlıkları dışlamaması gerektiğini belirten Fidan, modern zamanların formülünün anayasal vatandaşlık olduğunu söyledi.
Fidan, Suriye'nin geleceği için ayrılıkçı yapılar yerine bütünleştirici bir model önererek şunları kaydetti:
"İnsanlar kendi kimliklerini, kültürlerini, inançlarını yaşarken aynı zamanda bir bayrağın altında o ülkenin vatandaşı olmalı ve ülkenin bütün menfaatinden, gücünden, refahından yararlanmalı. Ancak inanç gruplarının veya etnik azınlıkların yönetime dahil olmasıyla, kendilerini ayrı bir küme olarak belirleyip siyasal bir entiteye (varlığa) dönüşmesi iki ayrı şeydir. Etnik kökene göre adacıklar oluşturmak, ülkeyi siyasal entitelere bölmek bölünmeye davetiye çıkarmaktır. Bizim istediğimiz, Suriye'de istikrarın sağlanması ve Suriyeli Kürtlerin de refah içinde olmasıdır."
MUHTEMEL RUSYA-UKRAYNA BARIŞINDA 3 TEMEL HUSUS
Ukrayna'daki savaşın sona ermesi durumunda ortaya çıkacak tablonun sadece Rusya ile Ukrayna arasında değil, Rusya ile Avrupa arasında bir barış olacağını belirten Fidan, ABD'deki yönetim değişikliğine dikkat çekti. Trump'ın iktidara gelmesiyle ABD'nin Rusya-Ukrayna savaşındaki öncü rolünü değiştirip nötr bir pozisyona geçmesinin, Avrupa güvenliği açısından tarihi bir sorumluluk değişimi yarattığını ifade etti.
Olası bir barış anlaşması durumunda üç temel hususun öne çıkacağını belirten Fidan, bunları şöyle sıraladı:
- Anlaşmanın takibi ve doğrulanmasının nasıl yapılacağı.
- Ukrayna'nın caydırıcılık gücünün nasıl devam edeceği.
- Bir ihlal durumunda hangi tedbirlerin alınacağı.
"KARADENİZ'DE KOMUTA TÜRKİYE'DE OLACAK"
Barış anlaşması sonrası askeri unsurların yapılanmasına değinen Bakan Fidan, Karadeniz'in güvenliği konusunda net konuştu. Ukrayna'nın deniz alanı olarak sadece Karadeniz'e kıyısı olduğunu hatırlatan Fidan, NATO üyesi olarak Türkiye'nin bölgedeki rolüne vurgu yaptı.
Fidan, "Deniz gücünün komutasını, Cumhurbaşkanımızın da müzakere talimatıyla öteden beri biz almak istiyorduk. Şimdiki planlamalarla bu sorumluluk bize verilmiş durumda. Burada gönüllü olan diğer ülkelerle beraber biz bu sorumluluğu alacağız" ifadelerini kullandı.
"İNŞALLAH BU SENE CAATSA'NIN KALKTIĞINA ŞAHİT OLURUZ"
ABD ile yürütülen F-35 görüşmelerine de değinen Fidan, konunun sadece uçak alımı değil, CAATSA yaptırımlarının genel olarak kaldırılması olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasında Eylül ayında yapılan görüşmede bu sorunun çözülmesi yönünde bir irade oluştuğunu belirten Fidan, "Bu iradenin hayata geçmesindeki teknik zorlukların ve problemlerin ortadan kaldırılması için çalışıyoruz. İrade burada mevcut, inşallah bu sene CAATSA'nın kalktığına şahit oluruz" dedi.




