"Vücudun ikinci beyni" olarak nitelendirilen bağırsakların çalışma prensipleri ve sağlık açısından taşıdığı kritik önem hakkında İLKHA muhabirine açıklamalarda bulunan İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi Gastroenteroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasir Furkan Çağın, bağırsakların genellikle sessizce işlediğine dikkat çekti.

Prof. Dr. Çağın, bağırsak sağlığının korunması adına şu değerlendirmelerde bulundu: "Bağırsaklarımız büyük oranda sessiz bir şekilde görevlerini sürdürürler. Bu nedenle, sindirim sisteminizde fark ettiğiniz en küçük bir değişimde dahi vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmanız, ileride gelişebilecek daha ciddi ve büyük sağlık sorunlarının henüz başlangıç aşamasında engellenmesine olanak tanır."

"Bağırsaklar neden ikinci beyin olarak adlandırılıyor?"

Sindirim sisteminin gelişmiş sinir ağına sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Çağın, bu yapının beyinden bağımsız karar alma yeteneği bulunduğunu söyledi. Sindirim sisteminde neredeyse omurilikteki kadar nöron bulunduğuna dikkat çeken Çağın, ayrıca mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin yüzde 90'dan fazlasının da bağırsaklarda üretildiğini ifade etti. Bu nedenle bağırsaklarda yaşanan bir bozukluğun kişinin ruh halini doğrudan etkilediğini belirten Çağın, "Kişi mutsuzluk, kaygı ve endişe yaşayabilir. Bu durum bağırsakların ikinci beyin olarak adlandırılmasının en önemli nedenlerinden biridir." dedi.

"Bağırsak sağlığı bağışıklığı doğrudan etkiliyor"

Bağırsak sağlığı ile genel vücut sağlığı arasında güçlü bir bağ bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çağın, bağışıklık sisteminin büyük bölümünün bağırsaklarda yer aldığını söyledi. Bağırsaklarda oluşan hastalıkların bağışıklık sistemini zayıflattığını ifade eden Çağın, bunun halsizlik ve yorgunluk gibi belirtilerle kendini gösterebileceğini kaydetti.

"Modern yaşam bağırsakları olumsuz etkiliyor"

Modern yaşam alışkanlıklarının sindirim sistemini olumsuz etkilediğine dikkat çeken Prof. Dr. Çağın, hızlı yemek yeme, öğün atlama, lifli gıdalardan uzak durma, hazır ve işlenmiş gıdaların fazla tüketimi, yetersiz su içme ve tuvalet ihtiyacını ertelemenin bağırsak sağlığını bozduğunu belirtti.

"Probiyotik kullanımı hekim kontrolünde olmalı"

Probiyotik kullanımına da değinen Prof. Dr. Çağın, bu ürünlerin bilinçsiz kullanımının zararlı olabileceğini vurguladı. Probiyotiklerin bakteri içerdiğini hatırlatan Prof. Dr. Çağın, "Herkes probiyotik kullanmamalı. Doğal yollarla alınması daha doğru. Yoğurt, kefir ve ev yapımı fermente gıdalar tercih edilmeli. Tıbbi gereklilik halinde ise mutlaka hekim kontrolünde kullanılmalı." diye konuştu.

"Stres bağırsakları doğrudan etkiliyor"

Stresin bağırsak sağlığı üzerindeki etkisine değinen Prof. Dr. Çağın, kronik stresin sindirim sistemini doğrudan etkilediğini ifade ederek, "Bağırsaklar duygusal değişimlerden hızla etkilenir. Bu durum bağırsak fonksiyonlarını bozarak stresin artmasına neden olabilir ve bir kısır döngü oluşturur." dedi.

"Kolonoskopi korkulacak bir işlem değil"

Kolonoskopinin sanıldığı kadar korkulacak bir işlem olmadığını belirten Prof. Dr. Çağın, işlemin anestezi altında yaklaşık 15-20 dakika sürdüğünü söyledi. Özellikle 50 yaş sonrası bağırsak alışkanlıklarında değişiklik yaşayanlar, kronik ishal veya kabızlık sorunu olanlar, açıklanamayan kilo kaybı, gece uyandıran karın ağrısı, kansızlık ve dışkıda kan görülmesi durumlarında vakit kaybetmeden hekime başvurulması gerektiğini vurguladı.

"Sağlıklı bağırsak için öneriler"

Sağlıklı bir bağırsak için önerilerde bulunan Prof. Dr. Çağın, lif açısından zengin sebze ve meyve tüketiminin artırılması, bol su içilmesi, öğünlerin atlanmaması, yavaş yemek yenmesi ve tuvalet ihtiyacının ertelenmemesi gerektiğini söyledi.

"Erken müdahale hayat kurtarır"

Bağırsak hastalıklarının çoğu zaman sinsi ilerlediğini ifade eden Prof. Dr. Çağın, "Bağırsaklarımız sessiz çalışır. En küçük değişiklikte bile hekime başvurmak, büyük hastalıkların önüne geçilmesini sağlar." dedi.

Kaynak: İLKHA