Bankaların, cihaz haznelerini yalnızca 100 ve 200 Türk Lirası değerindeki yüksek kupürlü banknotlara tahsis etmesi, özellikle sokak ekonomisinde ve dar gelirli vatandaşların günlük harcama rutinlerinde ciddi bir tıkanıklık yarattı.

VATANDAŞIN KÜÇÜK BAKİYESİ BANKADA REHİN KALDI

Uygulamaya konulan bu yeni sistemin en büyük mağdurlarının başında, hesabında kısıtlı miktarda nakit bulunduran öğrenciler, asgari ücretliler ve dar gelirli vatandaşlar geliyor. Geçmişte 10 ve 20 liralık banknotların sistemden çekilmesinin ardından, son dönemde 50 Türk Lirası'nın da ATM'lerden tamamen dışlanması, minimum para çekme limitini fiilen 100 liraya yükseltti. Durum böyle olunca, banka hesabında 45 lira, 75 lira veya 90 lira gibi 100 liranın altında bakiyesi kalan milyonlarca kişi, kendi parasına erişemez hale geldi. Sabah saatlerinde işe veya okula giderken fırından alınacak ufak bir kahvaltılık, dolmuş ücreti veya toplu taşıma kartına yapılacak cüzi bir bakiye yüklemesi bile bu erişim sorunu nedeniyle adeta bir çileye dönüşüyor. İnsanların kendi hesaplarındaki ufak meblağları dahi çekememesi, dijitalleşme vizyonuyla uyuşmayan bir mağduriyet tablosu ortaya çıkarıyor.

Atm Para Çekme-4

ESNAFIN GÜNLÜK MESAİSİ BOZUK PARA ARAMAKLA BAŞLIYOR

Nakit akışındaki bu radikal değişim, sokak ekonomisinin belkemiği olan küçük esnafı da operasyonel anlamda kilitlenme noktasına getirdi. Mahalle bakkalları, pazarcı esnafı ve eczaneler, gün boyunca müşterilerinden sürekli olarak 100 ve 200 liralık bütün banknotlar almak zorunda kalıyor. Bu durum, işletmelerin kasalarındaki ufak para rezervlerinin günün daha ilk saatlerinde tükenmesine yol açıyor. Pek çok işletme sahibi, dükkanının kepengini açar açmaz komşu esnaflardan veya çevredeki büyük marketlerden para bozdurma arayışına girmek zorunda kalıyor. Küçük kupür bulamama sorunu, esnafın müşteriyle olan ticari ilişkisini de zedeleyen kronik bir probleme evrilmiş durumda.

KÜSURATLI ALIŞVERİŞLERDE TANSİYON YÜKSELİYOR

• Net tutarların tutturulamadığı ve küsuratlı rakamların ortaya çıktığı alışverişlerde gerginlikler artıyor.

• Manavda tartıya konulan ürünün gramajından kaynaklanan birkaç liralık farklar veya eczanelerde ödenmesi gereken ufak ilaç katılım payları sorun yaratıyor.

• Para üstü denkleştirilemediği için kasa önlerinde uzun bekleyişler ve karşılıklı tartışmalar yaşanıyor.

• Sokaktaki ticaretin ritmi bu durumdan etkileniyor.

Kaynak: Haber Merkezi