ÇOK AŞAMALI VE ZAMANA YAYILMIŞ BİR SÜREÇ!
Gazze Şeridi'ne yönelik silahsızlandırma planına dair dikkat çeken detaylar ortaya çıktı. Eski Birleşmiş Milletler temsilcisi Nikolay Mladenov'un hazırladığı ve HAMAS'a ilettiği planın, çok aşamalı ve zamana yayılmış bir süreci içerdiği görüldü.
Planın ilk aşamasında, HAMAS'ın askeri faaliyetlerini durdurması ve sahada yeni oluşturulacak bir idari yapının önünü açması adımına karşılık insani yardımların artırılması ve belirli bölgelerde yeniden inşa faaliyetlerine izin verileceği belirtiliyor.
Planın en kritik kırılma noktası olarak görülen ikince aşamada ise Bu süreçte siyonist rejimin sahada kısmi geri çekilmeler yapmasıyla beraber Gazze’de yardım ve inşa faaliyetlerini genişletmesi, buna karşılık HAMAS'ın ağır ve orta ölçekli silahları belirli bölgelerde toplaması ve bu silahlara ilişkin detaylı bilgi sunması talep ediliyor.
Üçüncü ve dördüncü aşamalarda silahların kademeli şekilde teslim edilmesi ve yönetimin sivil yapıya devredilmesi, son aşamada ise Gazze'nin tamamen silahsızlandırılması ve askeri yapıların ortadan kaldırılmasının hedeflendiği ifade ediliyor.
PLAN, GAZZE’DEKİ DİRENİŞ YAPISINI HEDEF ALIYOR
Belgede, tarafların yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmeden bir sonraki aşamaya geçilemeyeceği belirtilirken, plan kapsamında Gazze'nin yönetiminin geçici olarak "ulusal bir komiteye" devredilmesi, güvenlik ve idari yapının bu yapı üzerinden yürütülmesi amaçlanıyor. Uzmanlar, söz konusu planın Gazze'deki direniş yapısını hedef aldığını ve siyasi-askeri denklemi köklü şekilde değiştirmeyi amaçladığına dikkat çekiyor.
ORTAK MESAJ: SİLAH PAZARLIK KONUSU DEĞİL
Filistinli direniş hareketleri ve aşiretler, Gazze'yi silahsızlandırmayı hedefleyen uluslararası planlara karşı çıktı. İslami Cihad Hareketi, planı kesin bir dille reddederek "Direnişin silahı Filistin halkının hakkıdır" açıklamasını yaptı. Hareketin yetkilisi İsmail Sendavi, silahın varlığının işgalin doğal sonucu olduğunu ve işgal sona ermeden silahın teslim edilemeyeceğini vurguladı.
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi, direnişin haklı bir savunma olduğunu belirterek, silahı teslim etme çağrılarının işgalcilerin suçlarını sürdürmesini kolaylaştıracağını ifade etti. Cephenin politik büro üyesi Ömer Murad, silahın halkı koruma amacı taşıdığını ve ulusal birliğin güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Filistin Demokratik Cephesi de silah konusundaki tüm düzenlemelerin tek bir Filistin pozisyonu çerçevesinde yapılması gerektiğini vurguladı. Yetkili Keis Abdulkerim Abu Leyla, işgalcilerin diplomatik baskılarla siyasi kazanç sağlamaya çalıştığını belirtti.
Aşiretler de planı reddederek, silahın halkın kolektif hakkı olduğunu ve işgal sona ermeden teslim edilemeyeceğini açıkladı. Ulusal Aşiretler Topluluğu üyesi Alaeddin El-Akluk, önceliğin savaşın durdurulması, ablukayı kaldırmak ve halkın korunması olduğunu söyledi.
Tüm bu açıklamalar, Gazze'deki siyasi ve insani zorlukların arttığı bir dönemde, direnişin silahının yalnızca kapsamlı bir işgalin sona erdirilmesi ve ulusal hakların güvence altına alınması çerçevesinde ele alınabileceğini gösteriyor.





