Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarının ardından çocukların suça sürüklenmesi yeniden gündeme gelirken, TBMM Suça Sürüklenen Çocukları Araştırma Komisyonu’nda önemli değerlendirmeler yapıldı. Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, çocukların suça itilmesinde aile yapısındaki bozulmanın belirleyici rol oynadığını vurguladı.

Komisyonda konuşan Arpaguş, geçmişte geniş aile yapısının çocuklar için koruyucu bir kalkan olduğunu, ancak çekirdek aile modelinde en küçük bir sarsıntının çocukları sahipsiz bıraktığını ifade etti. “Anne-baba sendelediğinde çocuk ortada kalıyor ve suça açık hale geliyor” diyen Arpaguş, toplumda giderek artan bireyselleşmenin çocukları korumasız bıraktığını belirtti.

“Terbiye yöntemlerini kaybettik”

Çocuğun yetiştiği ortamın önemine dikkat çeken Arpaguş, modern hayatın “özgüven” vurgusuyla geleneksel terbiye yöntemlerinin ihmal edildiğini savundu. Dijital medyada şiddetin normalleştirildiğini belirten Arpaguş, çocukların bu içerikleri örnek alarak şiddeti sıradan bir davranış olarak görmeye başladığını dile getirdi.

Toplumsal yapıda “bencillik sarmalı” oluştuğunu ifade eden Arpaguş, ebeveynlerin çocuklarına yönelik en basit uyarılara bile tepki gösterdiğini belirterek, “Terbiye boyutunu ıskaladık, sonra ortaya çıkan sorunları düzeltmeye çalışıyoruz” dedi.

“Bu mesele devlet politikası olmalı”

Sorunun sadece bireysel çabalarla çözülemeyeceğini vurgulayan Arpaguş, önleyici mekanizmaların geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Diyanet’in hutbeler ve irşat faaliyetleriyle katkı sunduğunu ancak bunun yeterli olmadığını ifade ederek, “Yıkım çok hızlı ilerliyor, bu konu tüm kurumların ortak mücadelesini gerektiriyor” dedi.

Çocukların erken yaşta dijital bağımlılığa maruz bırakılmasının tehlikesine de dikkat çeken Arpaguş, “Ağlayan çocuğa telefon verilirse bu sorunla ne Diyanet ne de ilahiyat baş edebilir. Önce yıkımı durdurmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Kaynak: SABAH