Özellikle şirket üzerine kayıtlı ticari araçları kullananlar dikkat! Eğer direksiyondaki kişi o şirketin bordrolu çalışanı değilse, kesilecek ceza trafik makbuzlarını gölgede bırakacak cinsten.
Pek çok işletme sahibi, 'Aracı arkadaşıma verdim' veya 'Yeğenim bir işi halledip gelecek' savunmasının yeterli olacağını sanıyor ancak 2021 yılından bu yana sessiz sedasız işleyen sistem, 2026 itibarıyla affetmiyor.
POLİS YAKALIYOR, SGK CEZAYI KESİYOR
Sistemin işleyişi oldukça net. Trafik polisi, ticari bir aracı durdurduğunda sürücünün kimlik numarasını sisteme giriyor. Eğer araç bir tüzel kişiliğe (şirkete) aitse, sürücünün o şirkette sigortalı olup olmadığı anında sorgulanıyor. Şoförün SGK kaydı yoksa, 'sigortasız işçi çalıştırma' şüphesiyle tutanak tutuluyor.
TEKRAR EDERSE CEZA KATLANIYOR: 198 BİN LİRA!
SGK'nın kestiği cezalar ise el yakıyor. 5510 sayılı Kanun kapsamında, sigortasız işçi çalıştırdığı tespit edilen şirkete ilk etapta 'işe giriş bildirgesini vermemekten' dolayı 2 asgari ücret tutarında (yaklaşık 66 bin lira) ceza kesiliyor. Ancak tehlike bununla sınırlı değil. Eğer bu ihlal bir yıl içinde tekrarlanırsa, ceza kat sayısı 5'e çıkıyor ve rakam 198 bin 180 lirayı buluyor. Ayrıca aylık prim belgelerinin verilmemesi, bordro eksiklikleri ve yasal defterlerin geçersiz sayılması gibi kalemler de eklenince, tek bir trafik çevirmesi şirketi mali darboğaza sokabiliyor.
KİRALIK ARAÇLARDA DURUM FARKLI
Bu ağır yaptırımlardan muaf olan tek grup ise araç kiralama (rent a car) sektörü. Eğer araç kiralıksa ve taraflar arasında yazılı bir kira sözleşmesi varsa, cezai sorumluluk araç sahibinden çıkıp aracı kiralayan firmaya geçiyor. Tabii burada kiralayan firmanın şoförü sigortalı yapmış olması şartı aranıyor.
Uzmanlar ayrıca kaza durumuna da dikkat çekiyor. Sigortasız ve şirketle resmi bağı olmayan bir kişinin ticari araçla kaza yapması durumunda; ölüm veya yaralanma tazminatları da dahil olmak üzere tüm hukuki ve maddi sorumluluk, doğrudan araç sahibi şirketin omuzlarına biniyor.