Orta Doğu’daki savaş ve Hürmüz Boğazı krizinin altın piyasalarındaki alışılmış yapıyı bozduğunu ifade eden Dr. Zekeriya Şahin, altının günümüzde savaşların yanı sıra enerji krizi, küresel borçlar, tedarik zinciri problemleri ve merkez bankası uygulamalarıyla birlikte değerlendirildiğini vurguladı. Yatırımcıların güvenli liman tercihini enerjiden yana kullandığını kaydeden Şahin, kısa vadede altında yatay bir trend beklediğini, yıl sonuna doğru ons altının 5 bin dolar seviyelerini görebileceğini söyledi.

ALTIN GÜVENLİ LİMAN MI?

Dr. Şahin, Tarihte savaş ve jeopolitik risklerin altını yukarı yönlü destekleyen temel faktör olduğunu ancak bugün farklı bir resimle karşı karşıya olduğumuzu söyledi:

“Altın, Orta Doğu’daki savaştan dolayı negatif korelasyon etkisiyle hareket ediyor. Normalde savaşlar, jeopolitik riskler veya salgınlar varken altının güvenli liman karakteri nedeniyle yükseldiğini görüyorduk. Ancak bu savaşta ters bir işlem olmaya başladı.”

Şahin'e göre bunun ana etkenleri enerji, taşımacılık ve tedarik süreçlerinin piyasa enflasyon üzerinde baskılama getirdiğini belirtti.

SAVAŞIN PETROL ETKİSİ

Haydut ABD- işgal rejimi-Tahran yönetiminden gelen açıklamaların borsada ciddi dalgalanmalara yol açtığını belirten Şahin, sözlerine şöyle devam etti:

“ABD ve İran arasındaki karşılıklı sert, bazen de iyimser açıklamalar neticesinde hem enerji piyasalarında hem de doğal olarak altında hareketlilik görüyoruz. Bir denge oluşamıyor.”

Piyasadaki fiyat hareketliliğinin fiziki altında değil, türev türev piyasalarında etkili olduğunu söyleyen Şahin, Londra ve New York merkezli büyük fonların kısa süreli keskin fiyatlanmalarda belirleyici faktör olduğunu kaydetti.

PİYASALAR EKONOMİK HASARI MI FİYATLIYOR?

Piyasadaki yatırımcının davranışlarının farklılaştığını söyleyen Şahin, savaşın kendisinden çok ekonomik sonuçlarının borsayı fiyatlandırdığını belirti:

“Yatırımcılar artık sıcak çatışma ortamından ziyade savaşın küresel ekonomide bıraktığı büyük hasarı fiyatlamaya geçti. Bu nedenle altın ve petrol arasındaki korelasyon ters işlemeye başladı. Piyasalar artık kendi koşullarını oluşturmaya başladı. Kısa vadeli jeopolitik riskleri görerek bir fiyatlama mekanizması oluşturuyor ama esas fiyatlama mekanizmasını ise uzun vadeli ekonomik güvensizlikler üzerinden ayrıştırıyor. Çünkü çok ciddi dünyada sıkıntılı süreçler var. Özellikle altının yükselmeye devam etmesi veya petrolle ters korelasyon ilişkisi içerisinde ciddi sorunlar var. Bunların en başında da küresel borç yükü geliyor."

Şahin’e göre Hürmüz Boğazı krizinin derinleşmesi halinde uzun vadeli riskler daha fazla konuşulacak.

TEDARİK ZİNCİR KRİZİ

Şahin, dünya piyasasındaki temel risk faktörlerine de değindi:

“348 trilyon dolarlık küresel borçtan bahsediyoruz. Enerji şokları, tedarik zincirlerindeki bozulmalar ve alternatif güzergâh arayışları ciddi sorunlar oluşturuyor. Merkez bankalarının faiz artırımlarına yönelmesi de piyasaları etkiliyor.”

Altının son dönemde sadece Ortadoğu'daki savaşla değil; dolar kuru, faizler, merkez bankaları ve küresel ekonomide oluşan güven kaybı ile birlikte değerlendirdiğini söyledi.

YATIRIMCILAR PETROLE Mİ DÖNDÜ?

Altın değerlerinde öngörülen fiyat artışının yaşanmamasının temel sebepleri arasında petrol fiyatlarındaki artış olduğunu ifade eden Şahin, şu analizleri yaptı:

"Güvenli limana yatırımlar artmaya başladı ve fiyatlar yükselmeye başladı. Aslında önemli olan unsurlar petrol arzındaki şok etkisi tedarik zincirindeki kırılmaların etkisi, uluslararası ticaretlerde küresel enflasyonist baskının etkisi. Petrol fiyatları yükselmeye başlayınca yatırımcılar altın piyasasından çıkıp doğrudan enerji yatırımlarına yöneldi. Çünkü şu anda paranız olsa bile enerji tedariki yapmakta zorlanıyorsunuz. Ülkelerin stratejik rezervleri kritik seviyelere geldi.”

ALTINDA YATAY SEYİR NE ZAMANA KADAR SÜRER?

Kısa sürede altın değerlerinin fark edilir bir artış trendine girmesinin öngörülmediğini ifade eden Şahin, Hürmüz geriliminin devam etmesinin piyasaları temkinli davranmaya iteceğini söyledi:

“Kısa vadede sert yükseliş beklemiyoruz. Altında bir süre daha yatay seyir görebiliriz.”

Şahin, yıl sonuna ilişkin ise şu tahminde bulundu:

“Ons altında yıl sonunda 5 bin-5 bin 300 dolar bandı görülebilir. Ancak bunun için müzakere ve barış görüşmelerinin devreye girmesi gerekiyor.”

ŞAHİN'DEN DE KADEMELİ YATIRIM TAVSİYESİ

Yatırımcılara kritik uyarılarını yenileyen Şahin, altın değerlerinde ani davranışların risk barındırdığını söyledi:

“Ne tamamen altından çıkış yapılmalı ne de tüm yatırımlar altına yönlendirilmeli. Bunun yerine kademeli ve risk dağıtan bir yaklaşım daha rasyonel olacaktır.”

Şahin, piyasalarda artık çatışmaların bitmesinden çok ekonomik etkilerinin fiyatlandığını vurgulayarak yatırımcıların temkinli hareket etmesi gerektiğini belirtti.

Muhabir: AMMAR KIZILÇINAR