Küresel piyasalarda jeopolitik gerilimlerin ve merkez bankalarının para politikalarının etkisiyle hareketli günler yaşanıyor. ABD, İsrail ve İran hattında devam eden çatışmaların ilk ayı geride kalırken, enerji maliyetleri ve enflasyon baskıları uluslararası piyasalardaki yönü belirleyen temel unsurlar haline geldi. Enerji fiyatlarındaki yukarı yönlü ivmenin enflasyonu tetiklemesi ve FED'in sıkı para politikasını sürdüreceğine yönelik beklentiler, yatırımcıların risk algısını önemli ölçüde artırdı. Tüm bu gelişmelerin ışığında altın fiyatlarında 2008'den bu yana yani 18 yıl sonra bir ilk yaşandı. İşte ayrıntılar...
ALTINDA 18 YILIN EN BÜYÜK KAYBI

Yaşanan bu süreçte güçlenen dolar, yükselen tahvil faizleri ve piyasalardaki likidite ihtiyacı altın fiyatları üzerinde ağır bir baskı oluşturdu. Altının ons fiyatı mart ayı genelinde yüzde 11,3 oranında değer kaybederek 2008 yılından bu yana kaydedilen en keskin aylık düşüşe sahne oldu. Gelen satış dalgasıyla birlikte ons altın 4 bin 99,52 dolara kadar gerileyerek Kasım 2025'ten bu yana görülen en düşük seviyeyi test etti. Finans uzmanları; tahvil faizlerindeki yükselişin, Fed'in yakın vadede faiz indirimine gitmeyeceği beklentisinin ve dolara yönelen küresel talebin bu tarihi düşüşün ana nedenleri olduğunu vurguluyor.
PETROL FİYATLARI 109 DOLARIN ÜZERİNE ÇIKTI

Altın piyasasında sert kayıplar yaşanırken, savaşın etkisiyle arz endişelerinin arttığı enerji piyasalarında petrol fiyatları yüksek seyrini korumaya devam ediyor. Uluslararası piyasalarda Brent petrolün varil fiyatı 109,74 dolara kadar yükseldi. Haftanın son işlem günlerinde 109 dolar seviyelerinde yatay bir seyir izleyen petrol fiyatlarındaki hareketlilik, küresel enflasyon beklentilerini de doğrudan etkiliyor. Öte yandan analistler, ABD ve Avrupa piyasalarının "Kutsal Cuma" tatili nedeniyle kapalı olmasının işlem hacimlerini düşürdüğünü ve fiyat hareketlerini belirli bir bant aralığında sınırladığını ifade ediyor



