İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bugün düzenlediği haftalık basın toplantısında, İran ile ABD arasındaki müzakerelerin şu anda savaşın sona erdirilmesine odaklandığını belirterek, ülkesinin “bu aşamada nükleer dosyanın ayrıntıları hakkında müzakere yürütmediğini” söyledi.

Washington ile ön anlaşmaya varılma ihtimali hakkında konuşan Bekayi, “Tartışılan konuların büyük bir kısmında sonuçlara ulaştık ancak hiç kimse anlaşmanın imzalanmasının yakın olduğunu iddia edemez” dedi.

Bekayi, müzakerelerin sonuçlarına ve mutabakat zaptına yaklaşılmasına ilişkin son gelişmelerin, Pakistanlı arabulucu üzerinden haftalardır süren görüşmelerin sonucu olduğunu belirtti. Ayrıca bazı başka ülkelerin de bu konuda iyi niyetli girişimlerde bulunduğunu ifade etti.

Hürmüz Boğazı’nın geleceğine ilişkin konuşan İranlı sözcü, “Bu anlaşma Hürmüz Boğazı’yla ilgili ayrıntılar içermiyor. Boğazın yönetim şekli kıyıdaş ülkelere aittir” dedi.

Bekayi, İran ile Umman’ın boğazda güvenli geçişi garanti altına alacak güvenilir bir mekanizma oluşturma çabasının nedeninin, “tüm ülkeler için güvenli deniz ulaşımının sağlanması gerektiğine olan inançları” olduğunu söyledi.

Son saatlerdeki ABD açıklamalarını değerlendiren Bekayi, “Amerikalı yetkililerin tutumlarında sürekli değişiklik görüyoruz. Bu durum her türlü diyaloğu karmaşık hale getiriyor ve önüne engeller çıkarıyor” ifadelerini kullandı.

İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen ülkelerden ücret alma niyetinde olmadığını belirten Bekayi, kullanılan ifadelere dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Boğaz, Körfez ve Umman Denizi’nde çevrenin korunması ile denizcilik hizmetleri için yapılan uygulamaların maliyet gerektirdiğini ifade eden Bekayi, “Bunun ücret olarak adlandırılmaması gerekir” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Körfez ülkelerine İran’la barış istiyorlarsa “İbrahim Anlaşmaları”na katılmaları yönünde baskı yaptığına dair haberlere ilişkin de konuşan Bekayi, bölge ülkelerine İran’la bağlantılı meselelerde şart dayatılmasının temel meseleden dikkatleri uzaklaştırma girişimi olduğunu söyledi.

israili bölgedeki güvensizliğin tek ve asli sebebi olarak nitelendiren Bekayi, normalleşme projelerinin “normal olmayan bir yapıyı normalleştiremeyeceğini” ifade etti.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi’nin dün Umman’a yaptığı ziyaretin de Hürmüz Boğazı’nın yönetim mekanizması çerçevesinde gerçekleştiğini söyledi.

Bekayi ayrıca, mutabakat taslağının Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın durdurulmasını öngördüğünü belirtti.

Diplomatik süreçle ilgili olarak şu anda İran’dan Pakistan’a ya da Pakistan’dan İran’a resmi ziyaret planı bulunmadığını söyleyen Bekayi, ihtiyaç halinde bunun gerçekleşeceğini ifade etti.

Geçen hafta İran’ı ziyaret eden Katarlı heyetin, Katar Ulusal Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı başkanlığında Tahran’a geldiğini ve Pakistan arabuluculuğunda yürütülen uzlaşı sürecine katkı sağlamak amacı taşıdığını aktardı.

Bekayi, İran’ın savaş meydanında olduğu gibi diplomasi sahasında da “gözleri açık şekilde” hareket edeceğini, geçmiş deneyimlerden ders çıkararak ulusal çıkarlarını koruyacağını söyledi.

ABD’nin olası bir anlaşmaya bağlı kalmasını sağlayacak garantilerle ilgili soruya ise “Garanti bizim gücümüz ve İran halkının saldırganlara verdiği derstir” yanıtını verdi.

Trump’ın İran’ı tehdit eden görseller paylaşmasına ilişkin de konuşan Bekayi, tehdit ve karikatürlerin dünyanın o tarafındaki siyasi çalışma yöntemlerinin bir parçası olduğunu, İran’ın ise “karşı tarafın hayallerinden uzak şekilde sahada pratik icraatlarla hareket ettiğini” söyledi.

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Trump’ın tehditlerine neden doğrudan yanıt vermediği sorusuna ise Bekayi şu cevabı verdi:

“Bizim çok daha önemli görevlerimiz var. Karşı tarafın paylaştığı tweet ve görsellere cevap vermekle uğraşsaydık, esas işlerimizi yapamazdık. Biz ulusal çıkarlarımızı koruyacak planlar üretmeye odaklanıyoruz.”

Bekayi ayrıca Arakçi’nin, vize alamadığı için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısına katılmak üzere New York’a gitmeyeceğini açıkladı.

Öte yandan İran Dışişleri Bakanlığı Parlamento ve Hukuki İşler Genel Müdürü Hüseyin Nuşabadi, İran ile ABD arasındaki mutabakat taslağının maddelerini açıkladı.

İran Öğrenci Haber Ajansı ISNA’ya konuşan Nuşabadi, İran’ın nükleer dosya veya yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum konusunda ABD’ye herhangi bir taahhüt vermediğini söyledi.

İran’ın 20 yıllık zenginleştirme durdurma taahhüdü verdiği yönündeki iddiaların “tamamen yalan” olduğunu ifade eden Nuşabadi, ön anlaşma sağlanması halinde tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesi, İran’ın dondurulmuş milyarlarca dolarlık varlığının serbest bırakılması, ABD deniz ablukasının kaldırılması, Hürmüz Boğazı’nın açılması, ABD güçlerinin İran çevresinden çekilmesi ve İran petrolünün serbestçe satılması gibi başlıkların dikkate alındığını söyledi.

Nuşabadi, ilk uzlaşının sağlanmasının ardından tarafların nihai anlaşmaya ulaşmak için 30 günü olacağını, bu sürenin 60 gün daha uzatılabileceğini belirtti.

ABD’nin yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde, ikinci aşamada nükleer dosya, uranyum zenginleştirme ve yüksek saflıktaki uranyum stoklarının, yaptırımların kaldırılması ve İran varlıklarının tamamen serbest bırakılması karşılığında müzakere edileceğini söyledi.

Ayrıca ABD güçlerinin İran çevresindeki bölgeden tamamen çekileceğini ifade etti.

Hürmüz Boğazı yönetiminin İran ve Umman’a ait bir mesele olduğunu belirten Nuşabadi, Tahran’ın şu anda Umman ile bu konuda görüşmeler yürüttüğünü söyledi.

Öte yandan İran Meclisi bugün muhafazakar siyasetçi ve müzakere heyeti başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ı 12’nci dönem parlamento başkanı olarak yeniden seçti.

Kalibaf, bugün yapılan oylamada oturuma katılan 271 milletvekilinden 235’inin oyunu alarak üst üste yedinci kez meclis başkanlığına getirildi.

İran’ın Fars Haber Ajansı’na göre meclis başkanlık divanı ve uzmanlık komisyonlarının seçimleri her yıl bu dönemde gerçekleştiriliyor.

Muhabir: Mehmet Yaman