Sosyal medya platformlarında binlerce kişinin yüreğine dokunan bir görüntüde, Sudanlı hacı Meryem en-Nur’un gözlerinden süzülen yaşlar yalnızca hac ibadetini yerine getirmenin sevinci değildi. Yetmiş yaşını aşmış olan Meryem, doksan yaşını geçen annesine karşı hâlâ görevini tam anlamıyla yerine getiremediğini düşündüğünü ifade etti.
Hac mevsiminin manevi atmosferi içinde kaydedilen görüntülerde Meryem en-Nur, annesinin elini büyük bir şefkatle tutarken görüldü. Yıllar geçmiş olmasına rağmen adeta çocukluğuna dönmüş gibiydi. Ancak bu kez roller değişmişti; yetmişli yaşlarındaki kız evlat annesinin dayanağı olmuş, onu ömrünün yolculuğu olarak görülen hac ibadetinde her adımında yalnız bırakmamıştı.
Gözyaşları ve şükür duygularıyla annesine seslenen Meryem en-Nur, şu ifadeleri kullandı: “Allah’a hep annemle birlikte buraya gelmeyi dua ediyordum. Elhamdülillah nasip oldu. Anneciğim, Allah sana sağlık versin. Ben sana hakkını veremedim.”
Kısa ancak son derece anlamlı bu sözler, bir ömürlük sevgi, minnet ve vefanın özeti olarak değerlendirildi.
“Yaptıklarım, annemin verdiklerinin yanında çok az”
Meryem en-Nur, yıllar boyunca annesine hizmet etmiş ve onun bakımını üstlenmiş olmasına rağmen, yaptığı fedakârlıkların annesinin kendisine sunduğu sevgi, emek ve fedakârlıkların yanında çok küçük kaldığını düşündüğünü söyledi.
Konuşması sırasında, dokuz çocuk yetiştiren ve yıllar boyunca ailesinin merkezi olan annesiyle geçirdiği hatıraları yeniden yaşar gibiydi.
Sudan’ın Hartum eyaletinden gelen Meryem, annesinin bütün çocuklarının hizmet etmek için adeta yarıştığını belirterek, annesini kendi evinde ağırlayıp bakımını üstlenme şerefine eriştiğini ifade etti.
Ancak en büyük arzusunun annesiyle birlikte hac yolculuğuna çıkmak olduğunu söyleyen Meryem, bu duasının bu yıl kabul edildiğini dile getirdi.
Bir an olsun yanından ayrılmadı
Kutsal topraklara ulaştıkları andan itibaren Meryem en-Nur’un annesini bir an olsun yalnız bırakmadığı belirtildi.
Annesinin yanında oturan, onunla el ele yürüyen ve bütün yolculuklarında kendisine eşlik eden Meryem, gece uyku saatlerinde dahi annesinden ayrılmadığını ifade etti.
Bu tablo, anne-babaya iyiliğin ve vefanın günlük hayatın en küçük ayrıntılarında bile nasıl yaşatılabileceğini gösteren örneklerden biri olarak değerlendirildi.
Misafir Programı kapsamında hac yaptılar
Meryem en-Nur ve annesi, Suudi Arabistan’ın yürüttüğü Hadimü’l-Haremeyn eş-Şerifeyn Hac, Umre ve Ziyaret Misafirleri Programı kapsamında hac ibadetini yerine getirdi.
Böylece onların yolculuğu sıradan bir hac hikâyesinin ötesine geçerek, anne-babaya iyilik ve vefa değerlerini yeniden hatırlatan etkileyici bir insanlık hikâyesine dönüştü.
Hayatın hızla aktığı ve önceliklerin sürekli değiştiği bir dönemde Meryem’in hikâyesi, insanın yetmiş yaşına gelse bile annesine karşı kendisini hâlâ borçlu hissedebileceğini ve ona hizmet etmeyi büyük bir şeref olarak görebileceğini ortaya koydu.
Doksan yaşını aşan bir anne ile yetmiş yaşını geçmiş bir kız evlat, hac yolculuğunda el ele yürüdü; onları birbirine bağlayan ise sevgi, minnet, dua ve bitmeyen bir vefa duygusu oldu.




