Küresel piyasalarda yaşanan sert dalgalanmalar nedeniyle altın fiyatları üst üste dördüncü ayında da gerilemesini sürdürüyor. Yılın başında yaklaşık 5.600 dolarla tarihi zirvesini gören ons altın, 4.300 dolar seviyelerine kadar gerileyerek değerinin yaklaşık dörtte birini kaybetti.

Uzmanlara göre bu düşüş yalnızca teknik satışlardan kaynaklanmıyor. Faiz artırımı beklentileri, doların güçlenmesi, merkez bankalarının rezerv satışları ve bazı ülkelerin altın ithalatına yönelik kısıtlamaları piyasadaki baskıyı artırıyor.

Buna rağmen birçok büyük yatırım kuruluşu, altının yıl sonuna kadar yeniden 5.400 doların üzerine çıkabileceğini öngörüyor.

Enflasyon ve dolar baskısı

Altın üzerindeki baskının temel nedenlerinden biri yükselen enflasyon beklentileri ve buna bağlı olarak faizlerin yüksek kalacağı düşüncesi olarak gösteriliyor.

ABD tahvil faizlerindeki yükseliş ve doların güçlenmesi, faiz getirisi olmayan altını yatırımcılar açısından daha az cazip hale getiriyor.

Ayrıca enerji fiyatlarındaki yükseliş ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin riskler de küresel enflasyon baskılarını artırabilecek unsurlar arasında yer alıyor.

Merkez bankalarının rolü

Son dönemde bazı merkez bankalarının rezervlerindeki altınları kullanmaya başlaması da fiyatlar üzerinde etkili oldu.

Buna karşın, rezerv seviyelerinin kritik noktalara yaklaşması nedeniyle merkez bankalarının ilerleyen dönemde yeniden alıma yönelebileceği değerlendiriliyor.

Dünyanın en büyük altın üreticilerinden biri olan Çin'in ise son aylarda altın alımlarını sürdürdüğü belirtiliyor.

Altın rezervlerinde ilk sıralar

Dünyanın en büyük altın rezervine sahip ülkesi yaklaşık 8.133 tonla ABD olarak öne çıkıyor.

ABD'yi Almanya, Uluslararası Para Fonu (IMF), İtalya, Fransa ve Çin takip ediyor.

Talebi şekillendiren üç grup

Altın piyasasında talebin temel olarak üç kesimden geldiği belirtiliyor:

Merkez bankaları
Altın yatırım fonları (ETF)
Bireysel yatırımcılar

Özellikle altın fiyatlarının 4.000 dolar seviyesine yaklaşması halinde yatırım fonlarının yeniden güçlü alımlara başlayabileceği ifade ediliyor.

Dünyanın en büyük bireysel altın talebine sahip ülkelerinden Hindistan'da uygulanan ithalat kısıtlamalarının gevşetilmesi durumunda talebin yeniden artabileceği de değerlendiriliyor.

Güvenli liman özelliği neden zayıfladı?

Altının geleneksel güvenli liman özelliğini tamamen kaybetmediği ancak son dönemde yaşanan jeopolitik risklerin önemli ölçüde önceden fiyatlandığı belirtiliyor.

Ons altının son yıllarda 2.800 dolardan 5.600 dolara kadar yükselmesi, yatırımcıların risklere karşı önceden pozisyon aldığını gösteriyor.

Yeniden yükseliş mümkün mü?

Piyasalarda kısa vadeli baskının sürmesi beklenirken, yılın ikinci yarısında görünümün değişebileceği değerlendiriliyor.

Mevcut ekonomik koşullar altında ons altın için 5.000 dolar seviyesinin önemli bir referans noktası olduğu, 5.600 dolar seviyesinin yeniden görülmesinin ise ihtimal dışı olmadığı belirtiliyor.

4200 dolar kritik eşik

Piyasa değerlendirmelerinde 4.200 dolar seviyesi önemli bir destek noktası olarak öne çıkıyor.

Mevcut jeopolitik riskler, merkez bankalarının olası alımları ve küresel belirsizlikler nedeniyle altının 4.000 doların altına kalıcı şekilde inmesinin zor olduğu görüşü dile getiriliyor.

Muhabir: Mehmet Yaman