Hollanda'nın "Kuzeyin Venedik''i olarak tanınan Giethoorn, ziyaretçilerini manzaraları hem de arabasız yaşam tarzı ile şaşırtıyor. Motorlu taşıtların yasak olduğu bu köyde, zaman yüzlerce yıl geriye sarılmışçasına bir his uyandırıyor.
Trafik Sorunu Yok
Giethoorn köyünün merkezinde hava kirliliği veya trafik sıkışıklığı gibi sorunlar bulunmuyor; Çünkü burada otomobil yolu yok. Köyün tüm ulaşımı labirent gibi birbirine bağlı su kanalları üzerinden sağlanır. Köy halkı günlük rutinlerine ve Market alışverişlerini " fısıltı tekneleri" olarak bilinen sessiz elektrikli motorlu botlarla yerine getirir.
Köprülerle Birbirine Bağlanan Köy
Su kanalları üzerine kurulu bu köyde, evler adacıklar üzerinde bulunuyor. Bu adacıklar arasındaki bağlantıyı ve ana karaya bağlayan toplam 180 adet ahşap köprü mevcut. Kanalların yanlarında dar yollarda sadece yaya yürüyüşü ve bisiklet kullanımı için ayrılmış şekilde. Mimari yapı ile donatılmış şekilde bulunan köydeki evlerin geneli, yöre halkının bildiği saman çatılardan oluşuyor ve bu yapılar titizlikle korunuyor.
Köyün Adı Şaşırtıyor
Giethoorn tarihi 13 yüzyıla kadar uzanıyor. Köye yerleşen ilk topluluklar yaşanan sel felaketinden sonra toprağa gömülü binlerce yabani keçiboynuzu bulmuşlardı. Sıra dışı olay üzerine köye " Keçi Boynuzu" anlamına gelen "Geytenhoren" adı verildi. Seneler sonra bu ad değişerek bugünkü Giethoorn ismini aldı.
Kışın Farklı Deneyim Sunuyor
Köy yalnızca yazın değil, kışın da farklı bir deneyim sunuyor. Sıcaklık 0'ın altına indiğinde köyü çevreleyen tüm kanallar donuyor. Bu zamanda teknelerin yerini buz paletleri alırken köylüler ulaşımlarını donmuş kanallar üzerinden kayarak gerçekleştiriyor.