• DOLAR 32.361
  • EURO 34.46
  • ALTIN 2438.652
  • ...

“Bu ne? Şifreli mi yazmaya başladın?” demeyin hemen.

Bu bir nazire.

Malum İmam Gazali’nin(rh) “Tehafütü’l Felasife” ismiyle meşhur bir eseri var. Manası “Filozofların Tutarsızlığı” demek.

İmam Gazali(rh) o eseri yazdığı dönemdeki ruh haliyle şu anda hayatta olsaydı herhalde  “Tehafütü’s Selâtın” yani “Yönetenlerin Tutarsızlığı” başlığıyla da bir şeyler söylerdi.

Tutarlılık veya tutarsızlık mantık ve felsefenin konusu. Bugün lise öğrencilerine de bu konu özetle aktarılıyor. Konu öyle mantığın basit önermeleriyle örneklemeye ihtiyaç duymayacak kadar sade ve basit.

Allah-ü Teala’nın Hz.Adem’e beşerin kabul, kanaat, tutum ve davranışlarıyla ilgili öğrettiği bütün isimleri aslında bu iki başlık altında toplamak mümkündür: Tutarlılık içerenler ve tutarsızlık içerenler.

Hakka iman tutarlılık, inkar tutarsızlıktır. Hakka itaat tutarlılık, O’na isyan tutarsızlıktır. İbadetleri gereğince eda etmek tutarlılık, ihmalkarlık tutarsızlıktır. Doğruluk tutarlılık, yalan tutarsızlıktır. Adalet tutarlılık, zulüm tutarsızlıktır. Mazlumun yardımına koşmak tutarlılık, umursamamak tutarsızlıktır ve hakeza..

Kainattaki mükemmel, sağlam, ölçülü, uyumlu, hikmetli, kusursuz düzen de insana sürekli tutarlı olmayı imâ eder.

Kur’an ve Sünnete de hangi açıdan bakarsanız bakın hem gaye, hem özellik hem de muhteva bakımından tutarlılık üzere bina edildiklerini görürsünüz.

Mevzu çok geniş ve yuvarlak olunca hep fıkralara, ince ve abartılı nüktelere başvurulur. Her toplumda özellikle tutarsızlığın beslediği müthiş bir folklorik yatkınlık vardır.

Kimi zaman “İstanbul’un fethi sırasında meleklerin cinsiyetini tartışan Bizans rahipleri” gibi klişe örnekler, kimi zaman Nasreddin Hoca fıkraları, kimi zaman da atasözleri çelişkili vaziyetleri daha etkili kılmak için bolca kullanılır.

Tutarsızlık o kadar sinsidir ki bazen tutarlılığın içinde büyür. İran’da yaşandığı söylenen şu olay gibi: Son derece avam bir halkın önünde gereğinden fazla bir sahilikle Kerbela tiyatrosu sahnelenir. Yezid’in askerleri rolündekiler Ehli Beyt ve Hz. Hüseyn rolündekileri katledince, seyirciler sahneyi basarlar ve oyuncuları öldürürler. 

Başkalarının yaptıkları veya bu ülkede diğer yüzlerce alandaki tutarsızlıklar bir yana

üç aydır tüm dünyanın gözünün, kulağının, vicdanının ve aklının bir an olsun üzerinden ayrılmadığı Filistin’deki tam korumalı, ultra güvenlikli, süper destekli soykırım karşısında söz ve eylemleri birbirine uymayan o kadar etkili ve yetkili var ki, ne söyleseniz boşa gidiyor, israf oluyor.

Devletin tüm yetkilileri terör rejimini soykırım yapmakla suçluyor. Öte yandan diplomasi ve ticaret bu söylemlerin dışında bırakılıyor.

Millet boykot boykot diye çırpınıyor ve bu eylem tüm dünyada devasa sonuçlar doğuruyor. Bir de bakıyorsunuz şu memleketin resmi futbol federasyonu Gazze’deki katliama destek olan bir marka ile sponsorluk anlaşması yapıyor.

Ayet-i kerimeler ve Siyer, yahudilerin sapkınlarından bahsederken özellikle birbirine uymayan hallerini resmeder. Bir gün olumlu, bir gün olumsuz, birine iyi diğerine kötü, bir meseleyi kabul diğerini red, hem kitaba bağlı kalıp hem o kitaba ters hareket, hem anlaşıp hem ihanet etmeleri gibi nice çarpıklıklarını ele alan onlarca kıssa aktarır.

Ve şu an yaptıkları da bu zıtlıklarının bir devamı.

Yeryüzünde onlara benzemekten Allah’a sığınmayan normal bir insan olamayacağına göre acaba yeniden bir muhasebe yapılmalı değil mi?

Velhasıl bu tehafüt işi çok tuhaf bir hal almaya başladı.

Mevla sonumuzu hayr eyleye..