Fırat Kalkanı'na Esed bombası düştü

Suriye sahası, barındırdığı riskler itibariyle adeta bir mayın tarlasını andırıyor. Son derece karmaşık bir siyasi ve askeri denklem mevcuttur. Ve bu denklemin değişkenleri de her an değişebilir. İttifak ve düşmanlıkların her an değişebildiği sahada, buraya bir şekilde müdahil olan herkesi, çeşitli sürprizler beklemektedir. Küresel aktörlerin kurallarını oluşturmaya çalıştığı bir savaşta, bölge ülkeleri ve yerel güçler her an kendilerini umulmadık bir pozisyonda bulabilir ve tüm hesaplar alt üst olabilir.

Bunun son örneği bağlamında, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yapılan bir saldırı neticesinde, ölen ve yaralanan askerler oldu. Bu saldırı ile beraber çok farklı bir sürecin başlaması sürpriz olmaz. Görünürde Esed rejiminin yapmış olduğu bu saldırıyı tahlil edebilmek ve arkasındaki mesajları okuyabilmek için biraz beklemek lazımdır. Bu saldırı, rejimin temel bir politikası ise, Suriye sahasında çok tehlikeli bir sürecin başlayacağı aşikârdır.

Rusya'nın kontrolünde hareket eden Suriye rejiminin, Rusya ile arası son derece ileri bir düzeyde olan Türkiye askeri unsurlarını bombalaması, akıllarda soru işareti oluşturmaktadır. Eğer Suriye rejiminin ileri derecede rahatsız olduğu ve askeri enstrümanları kullanabileceği derecede bir problemi  varsa, pekâlâ bunu Rusya'ya iletebilir ve müzakere yolu ile bu sorunlar çözülebilirdi.

Rusya ve Türkiye arasındaki kriz çözüldüğünden beri, askeri ve siyasi anlamda meydana gelen problemler bu şekilde aşılıyordu. Suriye füze sistemlerinin TSK hava unsurlarına kilitlenmesi sonucu, Fırat kalkanında kullanılan hava unsurları geri çekilmiş iki haftadan fazla devam eden bu süreç sonrasında, Rusya'nın müdahalesi ile bu sorun aşılmıştı.

Zaten Türk hava kuvvetlerinin Suriye sahasında askeri görev icrasında bulunması, Rusya ile varılan anlaşma sonrasında mümkün olmuştu. Bütün bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye ve Rusya arasındaki olumlu ilişkilerin ivme kazandığı bir dönemde, böyle bir saldırının yapılması son derece ilginçtir. Çünkü Rusya'nın izni olmadan Esed rejimi adım atamaz; ama şu anki hamlesi ise, Rusya'nın Suriye politikasına aykırı görünmektedir.

Şangay İşbirliği Teşkilatı'na Türkiye'nin göz kırptığı; bu mesajı, Çin ve Rusya'nın memnuniyet ile karşıladığı bir dönemde bu saldırının Rusya'nın direktifi ve bilgisi ile yapıldığını söylemek zordur. Burada akla ilk gelen ihtimallerden birisi, Yeni şekillenmekte olan bir eksenin omurgasını oluşturan Türkiye ve Rusya'yı karşı karşıya getirme gayretidir.

Bunun yanı sıra, devletlerin, genel politikadan bağımsız, sahada başkaları vasıtasıyla, lokal konjonktürden kaynaklanan bazı hususlara dayanarak, mesaj verme metotlarının olduğu da unutulmamalıdır. Ama kesin bir yargıya varmak için biraz beklemek gerekecek.