• DOLAR 16.885
  • EURO 17.833
  • ALTIN 992.103
  • ...

Çok ilginç bir zaman diliminden geçiyoruz. Gün geçmiyor ki gelişmişlik, sanat, bilim, iyilik ve hatta din adına konuşan kimi zevatların topluma sunduğu yeni bir sürpriz(!) ile karşılaşmayalım.

 Hepsi modern, edebi, entelektüel, aydın, rasyonalist, sanatkar ve bir de hünermend… Maşallah “yok” yok. Tırşıkçiler ordusu!

     Kimi sanat adı altında iç çamaşırlarını sergiler. Sorsan ses sanatçısı! Kimi sanat adı altında kutsallara söver. Kimi gelişmişlik adı altında heykelcilikte level atlar. Öyle heykelcilik diye geçmeyin. Hepsi milyonlar akıtılmış birer sanat eseri! Heykeltıraşlar gece gündüz duada! Bundan ala hizmet. Kimi de yüzyıldır papağan gibi; “bilim, bilim” diye sayıklar ama bir iğne ucu kadar yol alamaz. Nedenini sorsan; din ve İslamcılar… Çünkü 4-6 yaşında verilen din eğitimi ülkeyi “ortaçağ(karanlık çağ)” a gark ediyormuş. Halla halla! Sen uzaya çıktın da o minik yavrular mı ayağına bağ oldu? Çapsızlığa bak hele. Bu arada bunların kıblesi ne ara şaştı, bilen var mı? Tabi ki “Kâbe”yi kastetmiyorum. Hani şu meşhur  “Batıcılık” fikri vardı ya. NASA bile buluşlarına buluş katmak için ilahiyatçı personel arıyormuş. ABD’de belediye başkanına Kur’an-ı Kerim’e el bastırılarak yeminler ettiriliyormuş. Batılı Üniversitelerde duvarlara ayetler asılıyor. Tamam onlar da gavur; ama bizimkiler herhal onlardan daha gavur. Kulakları çınlar mı dersiniz? Cehalet pisliğine gömülmüş bu kafalarla biraz zor.

  Cehalet demişken; çok ilginç bir cehalet dersi ile karşı karşıyayız. Düşünün memlekette evli çiftlerin zina yapması yasak aşk, oynanan kumar milli, sofradaki içki kuş sütü, ırkçılık milliyet, anadan üryanlık sanat olmuş...

  Böyle bir zeminde elbette İslami değerlerin karalanmasının da makul geçerli(!) bir tanımı olacaktı. Mesela sanat ve özgürlük gibi!

  Karşılarında yeni yetme çocuklar var ya! Komşuya hakaret suç olacak, kadına söylediğin söz psikolojik şiddet olacak, Atatürk’e bırakın hakareti, eleştiri bile suç sayılacak, her türlü şer talebi özgürlük olacak ama; hilafet lafını duydun mu küplere bineceksin, şeriat lafını duyunca asıp kesip biçeceksin, Hz. Peygambere(a.s.v) her türlü çirkin hakareti fikir özgürlüğü olarak yutturacaksın. Oyunlarınız ve tutarsızlığınız, necaset çukuruna döndüğünüzün en bariz göstergesidir.

  Mesele özgürlükten açılmışken;

Yuh olsun ey çukurlar!

Yuh olsun ey çapsızlar!

Yuh olsun ey aydınlığın düşmanları!

Yuh olsun ey karanlığın askerleri!  Yuh olsun ey belam ve cahil adam(lar)! Yuh olsun. Yuh Yuh…

Ezanları değiştirenlere, alimleri öldürenlere, dine sövenlere, bunları övenlere ve anasını babasını ihtiraslarına alet edenlere yuh olsun. Yuh yuh… Nasıl yeni bestem? Nasılsa ülkemde Doğruhaber yazarlarından Mustafa Karakaş beyefendinin de ifade ettiği gibi; ilkokul ikinci sınıf düzeyinde sanat adına beste yapılıyor. Bence benimkisi bir tık yukardadır.

  Vallahi cahilsiniz! Uyuşturucu manyağı olmuş adam ahlak dersi veriyor. Artık siz ülkemin ve yarınların halini bir düşünün. Şair ne güzel demiş; “Ne günlere kaldık ey gazi hünkar; katır mühürdar oldu, eşek defterdar.” Artık siz bu dizeleri bu melunlara uyarlayın.

 Selam ve dua ile