• DOLAR 32.504
  • EURO 34.783
  • ALTIN 2499.528
  • ...

CELTİC, daha ilk günden katil ve işgalci israil'e karşı Gazze'nin yanında yer aldı ve "biz Gazze'yiz!" dedi!

İster, "Gazze kıyamı dördüncü ayında" deyiniz veya ister, "israil'in Gazze soykırımı dördüncü ayında", her iki hüküm cümlesi de hak ve batıl, izzet ve zillet, aydınlık ve karanlık olarak birbirine düşman iki dünyayı temsil ediyor. Ve insanlar da kendilerini ne ve nasıl tanımlarlarsa tanımlasınlar, yani ister kendilerini Müslüman olarak tanımlasınlar, isterse başka bir şey, hepsi de onlarca yıllık işgale ve zulme karşı yeniden kıyamın başlatıldığı 7 Ekim gününde saflarını belirlediler.

Gazze kıyamı, aynı zamanda kimlerin kendi iddialarında ve inançlarında samimi ve kimlerin de yalancı olduklarını da ortaya çıkardı.

İstisnaları olmakla birlikte Batılı ülkeler bütün imkânlarıyla birlikte israil'in yanında yer alırken, İslam Ülkeleri de yine istisnaları olmakla birlikte sözleriyle Gazze'nin ve icraatlarıyla da israil'in yanında yer almak suretiyle ikiyüzlü ve dahi en kişiliksiz bir duruş sergilediler.

Bu duruşun aynısını dünyadaki Müslüman ve gayrimüslim kamuoyunda da gördük. Batılı rejimlerin kayıtsız şartsız israilci duruşlarına rağmen Batı kamuoyundaki çoğunluk Gazze dedi ve siyonist medya ile siyonistleşmiş rejimlerinin her türlü baskılarına rağmen Gazze'den yana duruşunu korumaktadır.

Ancak Müslüman kamuoyu da tıpkı kendi liderleri gibi onurlu bir duruş ortaya koyamadı. Siyonist mallarına boykot ve soykırımı telin etmek gibi eylemler bile çok cılız geçmektedir.

Herkesten daha fazla ve daha sık bir şekilde israil için "terörist" ve "terör devleti" diyen Erdoğan bile, Türkiye'nin israil'e yaptığı ihracatı kesintisiz sürdürmektedir.

Müslüman liderler ve Müslüman halklar böylesine Siyonist bir duruş sergilerken, bakıyoruz, Müslüman olmayan bazı halklar, bazı devletler ve bazı kurumlar fıtratlarının sesi olabiliyor ve israil'in vahşetine hayır diyebiliyorlar!

Örneğin, çoğu Müslümanlar, İslam Ülkeleri, "Müslüman" liderler ve dahi onların futbol takımları; oyuncuları ve yöneticileri israil adını duyarken bile, siyonistlere tazimde bulunacak kadar siyonizmin rengine bürünürken ve ezik bir duruş sergilerken, İskoçya takımlarından olan CELTİC, seyircisinden oyuncularına ve yöneticilerine kadar Gazze oluyor ve dahi insanlığın rengine bürünebiliyor ve Güney Afrika Cumhuriyeti de israil'in soykırımını Uluslararası Adalet Divanı'na taşıyabiliyor!

Bu da demektir ki, Gazze konusunda kim ne söylerse söylesin, belirleyici olan, o sözler değil, icraatlarıdır. Ki zaten bizler de geçen bu dört ay boyunca kimin Gazze ve kimin de israil olduğuna ilmel -yakin, aynel -yakin ve hakkal- yakin olarak şahit olmadık mı?

Ve geldiğimiz noktada, her birimiz kendimizden başlayarak kimin, hangi kurumun, hangi ülkenin, hangi liderin ve hangi futbol takımının Gazze ve hangisinin de israil-Siyonist olduğunu bilebiliyoruz...

Bu bilinçle Gazze olduğumuzu ilan ederken, CELTİC'e ve Güney Afrika Cumhuriyeti'ne de selam diyoruz!