• DOLAR 33.041
  • EURO 36.025
  • ALTIN 2561.467
  • ...

Üsküdar bu sabah yine çok güzel dedi kendi kendine. Güneş, deniz hafif esen rüzgâr..

Ne muazzam nimetlerdi...

Ta derinden birçok şükür çekerek, ilerledi yaşlı teyze. Elinde zikirmatiği, dilinde günlük virdiyle, karşıdan karşıya geçmek için olanca gücüyle adımlarını hızlandırdı.

Derken bakışları karşıdan gelen bir kadında mıhlandı istemsizce.

Ultra mini etekli kadın öyle giyinmişti ki, daha doğrusu öyle giyinmemişti ki, kadıncağızın şaşkınlıktan mı, şoktan mı bilinmez, bakışları onun üzerinde donup kalmıştı. Ama ayakları adım atmaya devam ediyordu gayri ihtiyari ..

Derken güm diye bir sesle irkildi. Farkında olmadan önündeki trafik ışığı lambasına kafasını çarpıvermişti. Kafasının etrafında yıldızlar dönüyordu, gözleri karardı bir anda.

Sonra sonra etraf aydınlanır gibi oldu. Tam bu sırada, kendisine manalı bir gülümsemeyle bakan trafik polisiyle yüz yüze geldiler.

Yaşananlara şahit olan trafik polisi, teyzeye yaklaşarak muzipçe şöyle söyledi:

Ah teyzem ah!

Sen bile kafayı çarptın, peki ya biz ne yapalım???

Kadıncağız ne cevap vereceğini şaşırmıştı.

Süphanallah, Sübhanallah çekerek, kendisinden beklenmeyecek bir çeviklikle, adeta ışın hızıyla uzaklaştı olay yerinden...

Evet..

Yaşlı teyze, kendi yaşam şartlarınca nadiren görebileceği bu nahoş görüntüden uzaklaşarak, geçici bir çözüm bulmuştu kendince.

Peki ya bu gibi görüntülere sürekli maruz kalanlar ne yapmalı, nasıl davranmalı?

Sokakta kaçsa-caddede önüne çıkacak, caddede kaçsa-otobüste, metro da, oralardan kaçsa- kendi evinin televizyonunda, evinde kaçsa-bizzat elindeki telefonunda karşısına çıkacak...

Yok mu bunun bir çaresi!

Elbette var...

Bunun çözümü bizzat kişinin kendisinde.

Öyle buyuruyor Rabbimiz!

“Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Bu onlar için daha arındırıcıdır. Allah onların bütün yaptıklarından haberdardır(Nur, 30)

“Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar.” (Nur, 31)

Yaşanabilecek pek çok vahim durumun, girilebilecek pek çok günahın, kişiyi ifsada, zinaya, yozlaşmaya götürecek pek çok sonucun önündeki en büyük set ve engel öncelikle göz kapaklarıdır.

Çünkü göz; gönlün, aklın, ruhun ve kalbin menfezidir.

Gönül; gözün gördüğüne razı olur.

Akıl, gözün gördüğüyle meşgul olur.

Ruh; gözün gördüğüyle beslenir.

Kalp; gözün gördüğüne ram olur.

Bu sebeple göz deyip geçmeyelim. Zira göz kayarsa, gönül, akıl, ruh ve kalpte peşi sıra kayar.

İnsan hangi yöne bakarsa, eninde sonunda o yöne rücu eder...

 Hulâsa...

İnsan; kontrolsüz bakışlarının esiri, kontrollü bakışlarının ise veziridir.