İşgal basınında yer alan haberlere göre Baharav-Miara, Ben-Gvir'in makamını yasa dışı biçimde kullanarak polis faaliyetlerini etkilemeye çalıştığını, sözde hukukun uygulanması ve hassas soruşturmalarla ilgili dosyalara doğrudan müdahalede bulunduğunu vurguladı. Bu durumun sadece idari bir sorun değil, işgal rejiminin sözde demokratik yapısını hedef alan ciddi bir kriz olduğu ifade edildi.

Yedioth Ahronoth gazetesine göre Baharav-Miara, Ben-Gvir'in polis üzerindeki baskısının yasa dışı olduğunu ve bunun "temel demokratik değerlere doğrudan bir saldırı" anlamına geldiğini açıkça dile getirdi.

Yargı danışmanı ayrıca, bu müdahalelerin münferit değil, sistematik bir hale geldiğini ve durdurulmaması halinde telafisi zor zararlar doğuracağını belirtti. Mevcut durumun devam etmesinin, polisin kurumsal bağımsızlığını ve resmî, partiler üstü niteliğini ciddi biçimde zayıflattığına dikkat çekildi. Bu değerlendirmeler, işgal rejimi içindeki kurumlar arası çatışmanın artık açık bir krize dönüştüğünü ortaya koydu.

İşgal Kamu Yayın Kurumu da Baharav-Miara'nın, siyonist Ben-Gvir'in görevden alınmamasına ilişkin hukuki gerekçenin Yüksek Mahkeme önünde açıklanması için Netanyahu'nun zorlanmasını resmen talep ettiğini duyurdu. Bu adım, yürütme ile yargı arasındaki gerilimi daha da tırmandırdı.

Aşırı sağcı "Yahudi Gücü" Partisi'nin lideri olan işgalci Ben-Gvir, Filistinli esirlere yönelik kötü muameleyle övünmesi ve Gazze'deki soykırım savaşının yeniden başlatılması çağrılarıyla da uluslararası alanda tepki çekmişti. Bugün gelinen noktada ise Ben-Gvir krizi, işgal rejiminin yalnızca dış politikada değil, iç yapısında da derin bir çöküş ve kaos yaşadığını gözler önüne seriyor.

Kaynak: İLKHA