manşetler

VUR-KAÇ DÖNEMİ BİTTİ: ABD’NİN KİBRİ 20 YIL SONRA YERE ÇAKILDI

ABD’nin “İran’da hava üstünlüğü tamamen sağlandı” iddialarının üzerinden 48 saat geçmeden, peş peşe düşürülen ABD savaş uçakları ve artan kayıplar sahadaki gerçekliği gözler önüne serdi. İran’ın geliştirdiği yeni nesil hava savunma sistemleri karşısında ABD ordusu ağır darbe alırken, 20 yıl sonra ilk kez bu ölçekte hava kayıpları yaşanması savaşın seyrinin köklü biçimde değiştiğine işaret ediyor.

Abone Ol

ABD ordusu, İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı yürüttüğü savaşta cuma günü ağır kayıplar verdi. İki mürettebatlı iki adet F-15E savaş uçağı ile bir A-10 saldırı uçağı kaybedilirken, en az bir Black Hawk helikopteri de hasar gördü. İran devlet medyası cuma gecesi bir F-16 daha düşürdüğünü duyurdu.

Helikopterler, düşürülen F-15’in pilotuna ulaşmaya çalışırken hedef alındı.

The Washington Post’un haberine göre, arama-kurtarma operasyonu sırasında iki Black Hawk helikopteri ateş altına alındı. Saldırıda bazı askerlerin yaralandığı belirtildi. Fox News ise hedef alınan bir uçağın İran’dan güney Irak’a geçerken arkasında duman izi bıraktığının görüldüğünü aktardı.

Öte yandan The Wall Street Journal, A-10 tipi bir saldırı uçağının Hürmüz Boğazı yakınlarında düştüğünü ve pilotun, uçağı İran hava sahası dışına yönlendirdikten sonra atlayarak kurtulduğunu yazdı.

Bu kayıplar, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın tamamen yok edildiğini ve “taş devrine döndürüleceğini” söylediği konuşmadan yalnızca 48 saat sonra geldi. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de İran’ın hava savunmasının tamamen etkisiz hale getirildiğini ve ABD uçaklarının İran hava sahasında serbestçe uçtuğunu öne sürmüştü.

Trump NBC News’e yaptığı açıklamada, “Biz savaş halindeyiz ve Amerikan savaş uçağına olanlar bu savaşın bir parçası” dedi. Ayrıca uçağın düşürülmesinin İran’la yürütüldüğü iddia edilen müzakereleri etkilemeyeceğini ifade etti.

Trump, The Independent gazetesine yaptığı açıklamada ise F-15 pilotuna zarar gelmesi durumunda ABD’nin nasıl karşılık vereceğini şu aşamada açıklamaya hazır olmadığını söyledi.

İRAN: 5. NESİL SAVAŞ UÇAKLARINI DA DÜŞÜREBİLİRİZ

İran İslam Cumhuriyeti Hava Savunma Müşterek Karargahı “Hatam el-Enbiya”nın komutanı Tuğgeneral Ali Rıza Elhami, Tahran’ın “düşman savaş uçaklarını ve insansız hava araçlarını hassas şekilde izlediğini” ve “yerli modern yöntem ve ekipmanlarla düşmanın 5. nesil savaş uçakları ile gelişmiş İHA’larını avlayabilecek kapasiteye sahip olduğunu” söyledi.

Tuğgeneral Elhami, ülkenin hava savunma unsurlarının savaş boyunca düşmana ait bir dizi gelişmiş savaş uçağını ve MQ-9, Hermes, Lukas gibi modellerin de aralarında bulunduğu 160’tan fazla insansız hava aracını imha ettiğini belirtti.

Ayrıca İran hava savunmasının onlarca seyir füzesini düşürdüğünü ifade eden Elhami, “Herhangi bir saldırı operasyonu gerçekleşmeden önce doğru zamanda alınan hassas önlemler, düşmanın sahte propaganda gücünü kırdı” dedi.

Elhami, ordu ve Devrim Muhafızları’na bağlı hava savunma birliklerinin 4. ve 5. nesil gelişmiş savaş uçaklarını hedef alıp hasar vermesi ve düşürmesinin, modern ekipman kullanımı ve yenilikçi hava savunma sistemleri sayesinde gerçekleştiğini, bunun da düşmanlarını şaşkına çevirdiğini söyledi.

20 YIL SONRA İLK KEZ

ABD’ye ait askeri uçakların düşürülmesi, 20 yılı aşkın süredir ilk kez yaşandı

Emekli Hava Kuvvetleri Tuğgenerali ve eski F-16 pilotu Houston Cantwell, ABD’ye ait son savaş uçağının 2003 yılında Irak’ın işgali sırasında düşürüldüğünü, bunun da “A-10 Thunderbolt II” olduğunu ifade etti.

ABD HAVA KUVVETLERİ’NİN BİLİNEN KAYIPLARI

İran İslam Cumhuriyeti ile ABD arasında süren savaşın başlangıcından bu yana ABD Hava Kuvvetleri’nin önemli sayıda hava aracı kaybettiği veya hasar aldığı belirtildi.

Savaşın başından bu yana ABD’ye ait 4 adet F-15E savaş uçağı kaybedildi. Bu uçaklardan birinin İran üzerinde, üçü ise Kuveyt hava sahasında düşürüldü.

Ayrıca, 1 adet A-10 savaş uçağının arama-kurtarma operasyonlarına yakın hava desteği sağlarken vurulduğu, 1 adet F-35 savaş uçağının ise İran’a ait karadan havaya füze sistemi tarafından hasar aldığı ifade edildi.

ABD’ye ait erken uyarı ve kontrol uçağı, Suudi Arabistan’daki Prince Sultan Hava Üssü’nde tamamen imha edilirken, aynı bölgede 2 adet havada yakıt ikmal uçağı da düştü.

Buna ek olarak, 6 tanker uçağının daha hasar gördüğü, bunlardan birinin Irak üzerinde, beşinin ise yine Prince Sultan Hava Üssü’nde zarar gördüğü ortaya çıktı.

israil MEDYASI: İRAN’IN ASKERİ SİSTEMİ HALA ETKİN VE BİZİ HEDEF ALABİLİR

Soykırımcı israilin “Kanal 13” televizyonu, İran İslam Cumhuriyeti’ndeki askeri sistemin hala etkin şekilde çalıştığını ve güçlü bir kontrol altında olduğunu bildirdi.

Kanal, İran’ın İsrail içinde belirli bölgeleri hassas şekilde hedef alabilecek kapasiteye sahip olduğunu, buna paralel olarak Hizbullah’ın saldırılarının da sürdüğünü belirtti.

Ayrıca kanal, “israil Hava Kuvvetleri’ne ait uçaklara karşı İran’da birçok düşürme girişimine tanık olduk. Bu durum bize, hala aktif ve operasyon yapabilen bir rakiple karşı karşıya olduğumuzu hatırlatıyor” ifadelerine yer verdi.

İRAN HAVA SAVUNMASINDA YENİ DÖNEM: ARTIK KOLAY HEDEF DEĞİL

Soykırımcı israil İran’ın savunma politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor. Jeopolitik analist Shaiel Ben-Ephraim, eski bir israil Hava Kuvvetleri (IAF) komutanına dayandırdığı değerlendirmesinde, İran’ın hava savunma sistemlerinde köklü değişikliklere gittiğini ve bu sayede ABD ile israil uçakları için ciddi bir tehdit haline geldiğini belirtti.

Ben-Ephraim’in aktardığına göre, İran 12 günlük savaşın ardından savunma yapısını baştan sona yeniden düzenledi. Daha önce kolay hedef haline gelen sistemlerin yerini, daha dayanıklı ve esnek bir yapı aldı. israilli pilotların da artık İran hava sahasında operasyon yürütmenin belirgin şekilde zorlaştığını dile getirdiği ifade edildi.

Yeni sistemde İran, hava savunmasını 31 bölgeye ayırarak her birine bağımsız hareket kabiliyeti tanıdı. Böylece merkezi komuta kesilse bile yerel birimler doğrudan angajmana girebiliyor ve füze fırlatabiliyor.

Sabit hava savunma unsurlarının kolay hedef alınması nedeniyle İran’ın birçok sistemi yer altındaki “füze şehirlerine”, tünellere ve zorlu arazilere taşıdığı belirtildi. Bu sayede sistemler hem daha iyi korunuyor hem de tespit edilmesi zorlaşıyor.

İran’ın klasik radar sistemlerinin yerini, pasif kızılötesi sensörler ve sinyal yaymadan hedef takibi yapabilen yazılımlarla değiştirdiği ifade edildi. Bu durum, hava araçlarının savunma sistemlerini önceden tespit etmesini zorlaştırıyor.

Mobil orta menzilli karadan havaya füze sistemlerine ağırlık verilmesiyle birlikte İran’ın “vur-kaç” taktiklerini benimsediği, bu sayede hava saldırılarına karşı daha dirençli hale geldiği belirtildi.

İran’ın Rus yapımı sistemler yerine kendi geliştirdiği Bavar-373’e yöneldiği ve bu sistemin S-300 hatta S-400 seviyesinde olduğu ifade edildi. Ayrıca pasif algılama kullanan Majid sistemi ve Çin yapımı HQ-9B hava savunma sisteminin de aktif olarak kullanıldığı ifade edildi.

HQ-9B’nin hem radar hem de kızılötesi güdüm sistemine sahip olması, özellikle stealth uçaklara karşı etkinliğini artıran önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor.

Eski IAF komutanının, “İran üzerinde uçmanın kolay olduğu günler sona erdi” sözleriyle özetlediği yeni durum, bölgede hava üstünlüğü dengelerinin değiştiğine işaret ediyor.

ABD’YE İRAN’IN FATURASI AĞIR OLDU

“American Enterprise Institute (AEI)” tarafından hazırlanan bir rapora göre, ABD İran ile doğrudan çatışmanın maliyetinin artmasıyla birlikte ekonomik ve askeri baskılarla karşı karşıya kalıyor. Raporda, askeri operasyonların toplam maliyetinin şu ana kadar 23,4 milyar doları aştığı belirtildi.

Verilere göre savaşın ek maliyetleri 16,2 ile 23,4 milyar dolar arasında değişirken, bu rakamlar başlangıçta öngörülen 11 milyar dolarlık tahminleri önemli ölçüde aşmış durumda.

Raporda ayrıca sahadaki hızlı gelişmelere dikkat çekilerek, Katar’daki El-Udeyd Üssü’nde radar sistemlerinin geliştirilmesi için büyük harcamalar yapıldığı, “USS Gerald Ford” uçak gemisinde acil onarım çalışmalarının yürütüldüğü ifade edildi.

ABD’nin uğradığı kayıplar arasında yakıt ikmal uçakları, erken uyarı uçakları (Boeing E-3 Sentry), F-15E savaş uçakları ve MQ-9 Reaper tipi insansız hava araçlarının bulunduğu aktarıldı. Ayrıca Körfez bölgesindeki 13 askeri üssün 9’unun hizmet dışı kaldığı belirtildi.

Raporda, ABD’nin 850’den fazla Tomahawk füzesi kullanması nedeniyle mühimmat stoklarının azalmasından askeri yetkililerin endişe duyduğu ve bunun ülkenin savunma hazırlığını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuldu.

İç kamuoyunda ise savaşın maliyetine yönelik eleştirilerin arttığı ve operasyonların en az iki hafta daha sürebileceğinin ifade edildiği kaydedildi.

Pew Araştırma Merkezi’nin anketine göre, Amerikalıların yüzde 60’ı Başkan Donald Trump’ın İran savaşını yönetme biçimini reddediyor. Katılımcıların yarısından fazlası ise savaşın aylarca sürebileceğini düşünüyor.

Bu kapsamda, İran’da düşürülen ABD’ye ait bir F-15E Strike Eagle savaş uçağının maliyetinin yaklaşık 31,1 milyon dolar olduğu bildirildi. Bir diğer düşürülen uçak olan A-10C Thunderbolt II (Warthog) modelinin ise 1998 fiyatlarıyla yaklaşık 9,8 milyon dolar olduğu belirtildi.

Öte yandan Maryland Valisi Wes Moore, Trump yönetimini sert sözlerle eleştirerek ABD’nin “bitmeyen bir savaşa sürüklendiğini” ve bunun Afganistan savaşına benzediğini söyledi.

ABD genelinde de savaş karşıtı protestolar büyüyor. New York, Washington, Philadelphia ve Dallas gibi büyük şehirlerde düzenlenen gösterilere katılım artarken, son protestolarda büyük şehir merkezleri dışından katılımın önceki eylemlere göre yaklaşık yüzde 40 arttığı ifade edildi.