ABD ve İsrail ile İran İslam Cumhuriyeti arasında süren savaşta, veri artık yalnızca teknik bir yardımcı araç olmaktan çıkıp gerçek bir silaha dönüştü. Hedefleri ortaya çıkaran, rakipleri şaşırtan, kamu güvenliğini tehdit eden ve bombardımanların gerçekleştirilmesini kolaylaştıran bir unsur haline geldi. Bu bağlamda veri merkezleri ve dijital altyapılar hedef listesine girerken, yapay zeka ile veri analizi saldırıların yönlendirilmesinde kullanılıyor; verinin kendisi ise sızdırma, şantaj ve propaganda aracı haline geliyor.

İran, ABD-israil saldırılarına karşılık olarak Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’de Amazon’a ait iki veri merkezini hedef alan saldırılar gerçekleştirdi. Bu saldırılar bankacılık aksamalarına yol açtı. Tahran’da ise “Sepah” Bankası’na ait bir veri merkezi vuruldu ve İran ordusu personelinin maaş ödemeleri aksadı.

Gerilimin tırmanmasıyla birlikte, İran Devrim Muhafızları’na bağlı bir haber ajansı Bahreyn, israil, Katar ve BAE’de hedef alınması planlanan 29 “teknolojik hedefin” listesini yayımladı. Bu listede Amazon’a ait 5, Microsoft’a ait 5, IBM’e ait 6, Palantir Technologies’e ait 3, Google’a ait 4, NVIDIA’ya ait 3 ve Oracle Corporation’a ait 3 nokta yer aldı ve bunlar “meşru hedefler” olarak nitelendirildi.

Uydu verileri

Gazeteciler, analistler, pilotlar ve hükümetlerin çatışmaları izlemek için kullandığı uydu verileri de savaşta bir silaha dönüştü. Bu veriler artık geciktirme, manipülasyon ve engelleme gibi müdahalelere açık hale geldi. Planet Labs, Orta Doğu’ya ait uydu görüntülerinde iki haftalık gecikme uyguladığını duyurdu ve bunu “görüntülerin düşman unsurlar tarafından taktiksel olarak kullanılmasını önlemek” gerekçesiyle açıkladı. Bu karar, hızlı güncelleme gerektiren operasyonlar için ciddi bir kayıp olarak değerlendirildi.

Hürmüz Boğazı’nda uydu ve navigasyon verilerinin önemi daha da belirgin hale geldi. Navigasyon verilerine yönelik karıştırma (jammer) faaliyetleri, dünyanın en yoğun deniz yollarından birinde 10 binden fazla gemiyi tehdit eden büyük bir karmaşaya yol açtı. Bu durum çarpışma riskini artırırken, yanlış “yasak bölgeye giriş” uyarılarına da neden oluyor.

Siber saldırılar ve veri savaşları

İran bağlantılı “Hanzala” grubu, savaş öncesinde israil’in en büyük sağlık ağı olan “Clalit” sistemlerini hackleyerek 10 binden fazla hastaya ait hassas tıbbi verileri yayımladı. Savaş başladıktan sonra İran kaynaklı siber saldırılar 50’den fazla küçük şirketi hedef aldı ve veri silme operasyonları gerçekleştirildi.

ABD’li Stryker şirketi de, sağlık ekiplerinin hasta verilerini hastanelere iletmekte kullandığı “LifeNet” sistemini etkileyen bir siber saldırıya uğradığını açıkladı. Bunun yanında hacker grupları ABD ve israile ait askeri lojistik sağlayıcıları hedef alarak operasyonları aksatmaya çalıştı ve fidye yazılımı saldırılarıyla hassas verileri ele geçirip şantaj yaptı. israilli askerlere ait bazı veriler de İran yanlısı kanallarda paylaşıldı.

Veri kullanımı yalnızca askeri alanla sınırlı kalmadı, ekonomik boyuta da taşındı. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran enerji altyapısına yönelik saldırıları erteleme kararını açıklamasından dakikalar önce, yatırımcıların yüz milyonlarca dolarlık petrol kontratlarına yöneldiği ortaya çıktı. BBC’ye göre işlem hacmi açıklamadan 15 dakika önce keskin şekilde arttı, ardından petrol fiyatları düştü. Analistler bu durumu içeriden bilgiye dayalı işlem ihtimali olarak değerlendirdi.

Yapay zeka da savaşta giderek daha fazla rol oynuyor. ABD ordusu, Anthropic tarafından geliştirilen “Claude” modelini veri analizi ve operasyonel süreçlerde kullanarak bilgi toplama ve karar alma hızını artırdı.

Veri artık operasyonel yapının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Ukrayna savaşında da görüldüğü gibi devletler, Palantir Technologies gibi şirketlerle veri analizi yaparken, yüz tanıma teknolojileri güvenlik için kullanılıyor.

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) tahminlerine göre, gelecekte ordular; yüksek işlem gücüne, ultra hızlı yazılımlara, müttefiklerle güçlü entegrasyona ve büyük veri setlerine anlık erişime ihtiyaç duyacak.

Muhabir: Mehmet Yaman