Tedarik zinciri aksaklıklarının, ağrı kesicilerden kanser tedavilerine kadar sağlık ürünlerini ve fiyatları etkileyebileceğine dair endişeler artıyor
Uzmanlara göre, savaşın sürmesi halinde İngiltere, ağrı kesicilerden kanser tedavilerine kadar uzanan ilaç kıtlığına “birkaç hafta” uzaklıkta. Aynı zamanda ilaç fiyatlarının da artabileceği belirtiliyor.
Çatışma; petrol, gaz, gübre ve helyum gibi hayati hammaddelerin tedarikini zaten sekteye uğrattı ve sağlık ürünleri de sıradaki risk alanı olabilir.
Moody’s analitik grubunda tedarik zinciri risk yönetimi direktörü olan David Weeks, “Bu tam anlamıyla mükemmel bir fırtına. Körfez’deki çatışma Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına yol açtı. Hindistan ise dünyanın eczanesi olarak biliniyor. Jenerik ilaçların ve aktif farmasötik bileşenlerin (API) büyük kısmını üretiyor. Jeopolitik durum nedeniyle bunları dışarı çıkarmak giderek zorlaşıyor” dedi.
Dubai, Doha ve Abu Dabi’deki havaalanlarının önce kapanması, ardından sınırlı kapasiteyle çalışması nedeniyle ilaç şirketleri sevkiyatlarını yeniden yönlendirmek zorunda kaldı. Bazıları deniz taşımacılığına yönelirken bu durum teslimat sürelerini uzattı.
İlaçların büyük kısmının taşındığı deniz yolu da Hürmüz Boğazı’nın neredeyse tamamen kapanması nedeniyle baskı altında.
Medicines UK CEO’su Mark Samuels, “Şu an bir kriz içinde değiliz ama durum ciddi” dedi. NHS’te kullanılan ilaçların yüzde 85’ini oluşturan jenerik ilaç üreticilerini temsil eden Samuels, savaş uzarsa birkaç hafta içinde ilaç kıtlığı yaşanabileceğini söyledi.
Genellikle dağıtıcılar 6-8 haftalık stok tutarak arz sıkıntısını önlemeye çalışıyor. İngiltere’de hastanelere tedarik sağlayan şirketler de 8 haftalık stok bulundurmak zorunda.
Covid-19 pandemisi sırasında da Hindistan’daki üreticilerin talebe yetişmekte zorlanması nedeniyle parasetamol ve diğer ağrı kesicilerde kıtlık yaşanmıştı. Hindistan, dünya genelindeki jenerik ilaçların yüzde 60’ını ve ABD ihtiyacının yarısını karşılıyor.
İngiltere ilaçlarının yaklaşık yarısını yerli üretirken, üçte birini Hindistan’dan, geri kalanını ise AB’den temin ediyor.
ABD-israilin İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı savaşı hava kargo maliyetlerini iki katına çıkardı. Samuels, “NHS ilaçlarının beşte biri hava yoluyla geliyor ve üreticiler şu anda bu maliyetleri karşılamaya çalışıyor. Ancak kar marjları zaten çok düşük, bu da bazı ilaçların NHS’e tedarikini zararlı hale getirebilir” dedi.
Tedarikçiler hastanelerle uzun vadeli fiyat anlaşmalarına bağlı olsa da, aile hekimleri ve eczanelere verilen ilaçlarda fiyatları artırma esnekliğine sahip.
Antwerp Management School’da profesör ve ilaç lojistiği uzmanı Wouter Dewulf, şu an için ilaç tedarikinin “kesilmediğini ama aksadığını” söyledi. Durum kötüleşirse üreticilerin maliyet artışlarını tek haneli oranlarda fiyatlara yansıtmasını beklediğini belirtti ve “Her şey savaşın ne kadar süreceğine bağlı” dedi.
Pharma.Aero Genel Sekreteri ve tedarik zinciri uzmanı Frank Van Gelder ise Orta Doğu hava sahasındaki aksaklıkların, sık uçuşlara bağımlı olan ilaç sektörünü ciddi şekilde etkilediğini ifade etti. Savaş öncesinde bölgede günde yaklaşık 3.700 yolcu uçağı (kargo da taşıyan) transit geçiş yapıyordu.
Ay başında hava kargo kapasitesi yüzde 80 düşerken, hâlâ ciddi ölçüde düşük seyrediyor.
Bazı ilaçların hızlı taşınması gerektiği için hava yoluyla gönderilmesi zorunlu. Bunlar arasında kanser ve bulaşıcı hastalık tedavileri, ileri düzey hücre ve gen terapileri, soğuk zincir gerektiren biyolojik ürünler ve klinik araştırma ilaçları bulunuyor.
Dewulf, daha stabil jenerik ilaçlar için deniz yolunun alternatif olduğunu, ancak gemilerin Ümit Burnu’nu dolaşmak zorunda kalması nedeniyle teslimat süresine 14 gün ve yakıt maliyetine yaklaşık 1 milyon dolar eklendiğini söyledi.
Taşıma maliyetlerindeki artışın yanı sıra ham petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki yükseliş, metanol ve etilen gibi API üretiminde kullanılan petrokimyasalların maliyetini de artırıyor. Ayrıca şırınga, flakon, boru, koruyucu kıyafet ve gözlük gibi tıbbi malzemelerin üretimi de etkileniyor.
Van Gelder, “Bu durumun sanayiye ve özellikle yaşam bilimleri ile ilaç sektörüne etkisi oldukça büyük. Bunun bedelini kim ödeyecek?” diye sordu. Sonuçta maliyetin doğrudan ya da kamu sağlık sistemleri üzerinden hastalara yansıyacağını belirterek, “Sonunda hepimiz daha fazla ödeyeceğiz” dedi.




