Özellikle yüzyıllık ve daha yaşlı kişilerin sayısındaki kayda değer yükseliş, nüfus yapısındaki dönüşümün büyüklüğünü gözler önüne seriyor.
Ülkemizde demografik yapı önemli bir değişim yaşıyor. Doğurganlık seviyelerindeki azalma ve sağlık alanındaki gelişmeler sayesinde yaşam sürelerinin artması, yaşlı nüfusun genel nüfusa oranını sürekli artırıyor. Yaşlı nüfusun oranı hızla tırmanırken, demografik dönüşümün en dikkat çekici ivmesi 100 yaş üstü grupta gerçekleşiyor.
Yaşlı nüfusun yüzde 0,1'ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki kişi sayısı 8 bin 290 kişiye ulaştı.
Uzmanlar, bu dönüşümün sağlık, sosyal güvenlik ve çalışma hayatı başta olmak üzere birçok alanda yeni politikaları zorunlu kılacağına dikkat çekiyor.

EN HIZLI ARTIŞ 100 YAŞ VE ÜZERİNDE
Yaşlı nüfusun tüm yaş gruplarında artış görülürken, en dikkat çekici yükseliş 100 yaş ve üzerindeki kişilerde yaşanıyor. İleri yaş grubundaki bu büyüme, Türkiye'nin artık yalnızca yaşlanan değil, aynı zamanda çok ileri yaş nüfusunun da arttığı bir döneme girdiğini gösteriyor.
SAĞLIK VE SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ İÇİN YENİ DÖNEM
Yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte kronik hastalıkların yönetimi, uzun süreli bakım hizmetleri ve emeklilik sistemi üzerindeki yükün de artması bekleniyor. Uzmanlar, yaşlı dostu şehirler, evde bakım hizmetleri ve aktif yaşlanmayı destekleyen politikaların öneminin her geçen gün arttığını vurguluyor.
Demografik değişim yalnızca sosyal yaşamı değil, ekonomiyi de doğrudan etkileyecek. Çalışma çağındaki nüfusun azalması iş gücü piyasasında yeni dengeler oluştururken, üretimden sosyal güvenlik harcamalarına kadar birçok alanda yapısal düzenlemeleri gündeme getirecek.




