Uzmanlar, Trump yönetiminin bu adımı atarken aynı zamanda bu tür komplo teorilerini körüklediğini ve iklim değişikliğiyle ilgili yanlış bilgiler yaydığını iddia ediyor.

Berkeley Üniversitesi’nden folklor ve komplo teorileri üzerine çalışan Profesör Timothy Tangherlini, “Bu, komplocu düşüncenin resmi kurumlar aracılığıyla bile yaygınlaştırıldığı bir yönetimde oldukça ilginç bir strateji,” yorumunu yaptı.

‘Kimyasal İzler’ Nedir?
“Chemtrail” komplo teorisi savunucuları, uçakların arkasında bıraktığı beyaz izlerin zehirli kimyasallar içerdiğini ve bunun kitleleri kısırlaştırmak, hava durumunu kontrol etmek veya başka karanlık amaçlar için kullanıldığını iddia ediyor.

İkinci bir sayfa da “jeomühendislik” konusuna ayrıldı ve “güneş ışığını kasıtlı olarak azaltarak Dünya’yı soğutma girişimlerinin araştırıldığı” belirtiliyor. Ancak bu faaliyetlerin yaygın biçimde uygulandığına dair açık bir yalanlama yapılmıyor.

Bu web siteleri, bazı sosyal medya paylaşımlarında Teksas’taki sel felaketlerinin hava kontrol teknolojileriyle yapay olarak yaratıldığı yönündeki iddiaların yayılması sırasında yayımlandı. EPA ise bu kaynakların uzun süredir planlandığını ve aylarca üzerinde çalışıldığını belirtti.

Carnegie Mellon Üniversitesi’nde doktora sonrası araştırmacı olan Sijia Xiao, 2021 yılında 20 kimyasal iz savunucusuyla yaptığı görüşmelere dayanarak, bu tür teorilerin insanlara karmaşık olaylar için “kolay açıklamalar” sunduğunu belirtti.

“Görüşmelerimde bazı katılımcılar, chemtrail'leri kişisel sağlık sorunları veya çevre kirliliğiyle ilişkilendirdi,” dedi.

Trump, Beyaz Saray’a döndüğü Ocak ayından bu yana EPA’nın iklim araştırmalarına ayırdığı fonları kesti, federal web sitelerinden “iklim” kelimesini kaldırdı, meteoroloji ve bilim kurumlarında personel azaltımına gitti. İklimle ilgili açılan davaları ve büyük petrol şirketlerini hedef alan sorumluluk girişimlerini de engellemeye çalıştı.

Trump, çevreci düzenlemeleri defalarca “aldatmaca” olarak nitelendirdi.

Muhabir: Huseyin Gizli