Otomotiv Sanayii Derneği'nin 51. Olağan Genel Kurulu'nda konuşan OSD Başkanı Cengiz Eroldu, bu başarıları rakamlarla ortaya koyarken önümüzdeki dönemin zorluklarına da dikkat çekti.
HAFİF TİCARİDE AVRUPA BİRİNCİLİĞİ GERİ ALINDI
Geçen yıl ikinci sıraya gerilemiş olan Türkiye, 2025 yılında hafif ticari araç üretiminde Avrupa'nın en güçlü oyuncusu konumuna yeniden taşındı. Bu alanda 435 bin adetlik ihracat gerçekleştiren sektör, otomobilde ise AB ülkeleri arasında altıncı sıraya yerleşti. Eroldu bu iki alt segmentin Türkiye'nin Avrupa otomotiv haritasındaki en güçlü noktalarını oluşturduğunu ve yeni yatırımlarla bu konumun daha da sağlamlaştırılacağını vurguladı.
Otobüs ve midibüste de tablo son derece dikkat çekici. Türkiye bu segmentte de Avrupa'nın en büyük üreticisi konumunda bulunuyor. 2025 yılında 12 bin 655 adet otobüs ve midibüs ihraç eden Türkiye, bu rakamla Avrupa'nın otobüs ihtiyacının karşılanmasında kritik bir rol üstleniyor. Eroldu bu durumu çarpıcı bir cümleyle özetledi: Türkiye'de üretim dursa Avrupa'da binilecek otobüs bulmak gerçekten zorlaşır.
ÜÇ REKOR BİR ARADA
2025 yılı Türk otomotiv sektörü için üst üste üç rekorun yazıldığı bir dönem oldu. Toplam ihracat değeri 41,5 milyar dolara ulaşarak sektör tarihinin en yüksek rakamını oluşturdu. Bu rakam Türkiye'nin toplam ihracatının yüzde 18'ine karşılık geliyor ve sektörü ülkenin en büyük ihracat gücü konumuna taşıyor. Üretim tarafında ise bir önceki yıla göre yüzde 4 büyümeyle 1,4 milyon adet seviyesine ulaşıldı.
Ar-Ge alanında da kayda değer bir ilerleme sağlandı. Toplam Ar-Ge harcamaları 25,4 milyar TL'ye çıkarken Ar-Ge ihracatı 300 milyon dolar sınırına yaklaştı. Son 10 yılda sektöre yapılan toplam yatırım miktarı 10 milyar doları geçerken yalnızca 2025 yılında üye şirketler 1,2 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdi.
İSTİHDAM VE İÇ PAZAR
Sektörün ekonomik katkısı yalnızca ihracatla sınırlı kalmıyor. Doğrudan 60 bine yakın, dolaylı olarak ise 550 bini aşkın kişiye istihdam sağlayan otomotiv sanayii, toplumsal yaygınlık açısından da önemli bir ağırlık taşıyor. Kadın istihdamında da ilerleyiş sürdürülüyor; OSD üyelerinde kadın çalışan oranı yüzde 17'ye ulaşırken ofis kadrosunda bu oran yüzde 31 seviyesinde seyrediyor.
Buna karşın iç pazar beklentilerin gerisinde kalmaya devam etti. Eroldu yerli üretimin iç pazardaki payının yüzde 29 düzeyinde kaldığını belirterek bu oranın yükseltilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını vurguladı. Dış ticaret dengesindeki tablo da dikkat çekici: Geçmiş dönemlerde güçlü artı veren sektör, son üç yıldır nötr bir denge sergilemekte.
KÜRESEL REKABETİN YENİ TEHDİTLERİ
Eroldu, sektörün güçlü konumunu korurken göz ardı edilemeyecek bir değişim sürecine de dikkat çekti. Küreselleşmenin yerini korumacılığa bıraktığı ve Çin kaynaklı rekabetin her geçen gün şiddetlendiği bu dönemde verimlilik odaklı bir strateji oluşturulması gerektiğini belirten Eroldu, sektörün bu dönüşüme hazırlıklı olmak zorunda olduğunu vurguladı.
TAYSAD Başkanı Yakup Birinci de Avrupa pazarındaki dönüşümü fırsata çevirmek ve Amerika gibi alternatif pazarlarda konumlanmak gerektiğini ifade ederken elektrikli araç pazarında Çinli üreticilerin artan baskısına karşı uzun vadeli bir dönüşüm stratejisine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.