Gazze’de faaliyet gösteren “Barış Konseyi”nin bu ayın ortasında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporda, sektördeki ateşkesin “bazı ağır ihlallere rağmen” yedi ay boyunca büyük ölçüde korunduğu belirtildi. Raporda ayrıca Gazze’ye ilişkin yol haritasının uygulanması önündeki “engellere” özellikle dikkat çekildi. Bu rapor, ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’nin yeniden inşası planlarını incelemek amacıyla kurulan ve 2025 yılında BM Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararıyla onaylanan “Barış Konseyi”nin Güvenlik Konseyi’ne sunduğu ilk yazılı rapor olma özelliği taşıyor.

Raporda öne çıkan sonuçlardan biri, “ateşkesin yedi ay boyunca büyük ölçüde sürdüğü ancak bazıları ciddi olan ihlallerin yaşandığı” ifadesi oldu. Ancak bu ihlallerden israilin sorumlu olduğuna dair açık bir ifade kullanılmadı.

Raporda, Gazze’deki tüm israilli esirlerin serbest bırakıldığı, buna karşılık israil hapishanelerindeki yüzlerce Filistinli esirin de bırakıldığı kaydedildi. İnsani yardımların “önemli ölçüde arttığı” iddia edilirken, aynı zamanda ihtiyaçların devasa boyutta olduğu ve insani durumun felaket seviyesinde bulunduğu vurgulandı. Gazze halkının büyük bölümünün geçici barınaklarda yaşadığı, temiz su, hijyen malzemeleri, ilaç, tüp gaz ve sağlık hizmetlerinde ciddi krizlerle karşı karşıya olduğu ifade edildi.

Rapora göre işsizlik oranı yüzde 80’e ulaştı. Okullar ve hastanelerin büyük kısmının hala yıkık durumda olduğu belirtildi. Yalnızca bu yıl temel insani ihtiyaçların karşılanabilmesi için en az 3,1 milyar dolara ihtiyaç duyulduğu kaydedildi.

Raporda, israilin sınır kapıları üzerindeki kontrolü, Gazze’ye uyguladığı abluka ve yardımların miktarı ile niteliğine getirdiği kısıtlamalara ise değinilmedi.

“Gazze altyapısının yüzde 85’i yıkıldı”

Barış Konseyi raporunda, Gazze’deki altyapının yaklaşık yüzde 85’inin yıkıldığı veya hasar gördüğü belirtildi. Yaklaşık 70 milyon ton enkazın kaldırılması gerektiği, yaklaşık 1 milyon kişinin kalıcı konutlardan yoksun yaşadığı ifade edildi.

Raporda “Barış Konseyi”, “28 üyeli ve tüzüğe sahip etkili bir uluslararası kuruluş” olarak tanımlandı. Ayrıca “Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi”nin kurulduğu ve bölgeye giriş için hazır olduğu belirtildi.

Uluslararası toplumun yeniden inşa için 17 milyar dolarlık mali taahhütte bulunduğu kaydedilirken, bu vaatlerin büyük bölümünün henüz fiili ödemeye dönüşmediği ifade edildi. Raporda şu ifadelere yer verildi:

“Taahhüt ile ödeme arasındaki boşluğun acilen kapatılması gerekiyor. Çünkü henüz aktarılmamış fonlar, kâğıt üzerindeki teorik çerçeve ile Gazze halkı için sahada somut sonuçlar doğuracak uygulamalar arasındaki farkı oluşturuyor.”

“Yeniden inşa için Hamas’ın silahsızlandırılması gerekiyor”

Raporda, Filistinli gruplar ve Hamas silah bırakmadan yeniden inşa sürecinin başlayamayacağı belirtildi. Bu durum “planın diğer tüm unsurlarını harekete geçirecek belirleyici değişken” olarak tanımlandı.

Raporda şu değerlendirme yapıldı:

“Planın tam uygulanmasına yönelik yol haritası konusunda anlaşmaya varılması gerekiyor. Bu da Hamas ve Gazze’deki tüm silahlı grupların tamamen silahsızlandırılmasını kapsamalıdır.”

Rapor genel olarak 2803 sayılı kararın ve ABD’nin Gazze yol haritasının uygulanmasındaki ilerlemeleri ve eksiklikleri ele aldı. Bunlar arasında kapsamlı planın uygulanması, ateşkes, insani yardımlar, Barış Konseyi’nin kurulması, geçiş yönetimi, yeniden inşa ve ekonomik toparlanma programları, kamu hizmetleri, Gazze’ye giriş-çıkışlar, finansman ve uluslararası istikrar gücü gibi başlıklar yer aldı.

Güvenlik Konseyi’ne dört tavsiye

Raporda dört temel tavsiye sunuldu. İlk tavsiyede BM Güvenlik Konseyi’nin, Gazze’de silahsızlandırmanın yalnızca 2803 sayılı kararın şartlarından biri değil, aynı zamanda yeniden inşa sürecinin başlaması, israil güçlerinin belirli bir takvim çerçevesinde çekilmesi ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkı ile devlet kurma süreci için hayati önemde olduğunu açık ve sürekli biçimde teyit etmesi istendi.

İkinci tavsiyede tüm taraflardan, “Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi”nin Gazze’ye girişini ve çalışmalarını kolaylaştırmaları talep edildi. Ayrıca yardım ve ticari malların düzenli biçimde girişinin sağlanması ve Refah Sınır Kapısı’nın öngörülebilir şekilde çalıştırılması çağrısı yapıldı.

Rapor ayrıca tüm üye devletlere, daha önce verilen mali taahhütleri yerine getirmeleri, ek insani yardım ve yeniden inşa fonları sağlamaları ve “Ulusal Komite” ile uluslararası güçlere doğrudan destek vermeleri çağrısında bulundu.

Hamas raporu reddetti

Hamas Hareketi ise raporda yer alan değerlendirmeleri reddederek bunların “yanıltıcı” olduğunu ve israilin Hamas’ın silahları ile Gazze yönetimine ilişkin anlatısını benimsediğini söyledi.

Hamas, dün yaptığı açıklamada, raporun israilin ateşkes anlaşmasındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini görmezden geldiğini belirtti. Hareket, israilin sınır kapılarındaki kısıtlamaları sürdürdüğünü, barınma malzemeleri ile altyapı onarım ekipmanlarının girişini engellediğini ve bunun Gazze’nin toparlanma ile yeniden inşa sürecini baltaladığını ifade etti.

Hamas ayrıca yeniden inşanın önündeki engel olduğu yönündeki suçlamaları reddetti. Hareket, Gazze yönetimini Ulusal Komite’ye devretmeye hazır olduğunu defalarca açıkladığını ancak israilin komitenin Gazze’ye girişini engellediğini açıkladı.

Raporda yer alan silahsızlandırma şartını ise “ateşkes anlaşmasının aşamalarını sabote etmeye yönelik şüpheli bir girişim” olarak değerlendirdi.

Kasım ayında kabul edilen BM Güvenlik Konseyi kararı, Barış Konseyi’nin her altı ayda bir yazılı rapor sunmasını öngörüyor. 11 sayfalık rapor, ABD’nin BM Daimî Temsilcisi Mike Waltz tarafından Güvenlik Konseyi’ne iletildi ve Barış Konseyi Başkanı Nikolay Mladenov’un ofisi tarafından hazırlandı.

Barış Konseyi, ABD’nin savaş sonrası Gazze planı kapsamında oluşturulan dört geçiş yapısından biri olarak kabul ediliyor. Diğer yapılar ise Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi, Gazze Yürütme Konseyi ve Uluslararası İstikrar Gücü olarak sıralanıyor.

ABD planına göre konsey; Arap ve uluslararası isimlerden oluşuyor ve Hamas’tan bağımsız yeni bir Gazze yönetimi oluşturmak amacıyla ABD ile bölgesel ülkelerle koordinasyon içinde çalışıyor.

Muhabir: Mehmet Yaman