Dar gelirli vatandaşların ev sahibi olması amacıyla hayata geçirilen sosyal konut projelerinde, bazı hak sahiplerinin kura hakkını yüksek bedellerle devretmeye çalıştığı ortaya çıktı. Özellikle İstanbul’un Tuzla ve Arnavutköy (Baklalı) bölgelerindeki projelerde, henüz inşaatı süren konutlar için 2 ila 3 milyon TL arasında “hak devri” ücreti talep ediliyor.

Tapu yok, devir Yok… Ama satış var

Tapu teslimi henüz yapılmamış ve devir şerhi bulunan konutların satışının nasıl gerçekleştiği ise ayrı bir tartışma konusu. Sistem, emlakçılar aracılığıyla işletiliyor.

İddiaya göre süreç şöyle işliyor; TOKİ kurasında 3+1 konut çıkan hak sahibi, hakkını devretmek istiyor. Ortalama 2-3 milyon TL “devir bedeli” talep ediliyor.

Emlakçılar, online platformlarda “TOKİ kurası devirli” ibaresiyle ilan açıyor. Alıcı, belirlenen bedeli satıcıya ödüyor.

Kalan taksitler, hak sahibi adına alıcı tarafından yatırılmaya devam ediyor. Tapu devri olmadığı için işlem senet ve sözleşme üzerinden yürütülüyor.

Satıcı, alıcıya genellikle 8-10 milyon TL tutarında teminat senedi imzalıyor. Olası bir vefat durumunda mirasçılarla sorun yaşanmaması için noter huzurunda muvafakatname de alındığı belirtiliyor.

Bu yöntemle yüzlerce satış yaptıklarını öne süren bazı emlakçılar, işlemin risk içerdiğini kabul ediyor. Satıcının son anda vazgeçmesi durumunda sürecin mahkemeye taşındığı, hatta bazı durumlarda TOKİ’nin kanuna aykırılık gerekçesiyle konutu geri alabildiği ifade ediliyor.

Bu durumda alıcının verdiği milyonlarca lira ise uzun ve belirsiz bir yargı sürecine kalabiliyor.

İkincil piyasa oluşuyor

Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Ali Güvenç Kiraz, sosyal konutların temel amacının dar gelirli ve daha önce konut sahibi olmamış kişileri ev sahibi yapmak olduğunu hatırlatarak şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu uygulamalarla sosyal konutlar üzerinden bir ikincil piyasa oluşturuluyor ve konutlar rant aracına dönüştürülüyor. Bu durum sosyal konut politikasının ruhuna aykırıdır.”

Kiraz ayrıca, teminat senedinin doğrudan haciz imkânı sağlamadığını, alıcının ancak dava yoluna başvurabileceğini ve bunun da yıllarca sürebileceğini vurguladı.

Kaynak: SABAH