İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, son 24 saat içinde İran'ı hedef alan ABD saldırılarını sert bir dille kınayarak, bu saldırıların "uluslararası barış ve güvenlik için ciddi bir tehdit oluşturduğunu" ve "Batı Asya'da gerilimi azaltmak ve istikrarı sağlamak için aylardır yürütülen tüm çabaları boşa çıkardığını" açıkladı.
Bakanlık tarafından yayımlanan açıklamada, savaşın sona erdirilmesine ilişkin mutabakat zaptının imzalanmasının üzerinden henüz 25 gün geçmesine rağmen ABD'nin "anlaşmanın maddelerinin büyük bölümünü açık şekilde ihlal ettiği" belirtildi.
Açıklamada, ABD yönetimi; İran'daki ulaştırma altyapısını, balıkçı teknelerini, ticaret gemilerini, meteoroloji tesislerini ve çeşitli binaları hedef alarak "en ağır savaş suçlarını işlemekle" suçlandı.
İran Dışişleri Bakanlığı ayrıca, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki düzenlemelere doğrudan müdahale etmesinin boğazda yeniden istikrarsızlığa yol açtığını ve uluslararası ticari deniz taşımacılığını sekteye uğrattığını ifade etti.
Bakanlık, ABD ordusunun saldırılarını gerçekleştirmek için Körfez'in güney kıyısındaki bazı ülkelerin topraklarını ve tesislerini kullandığını belirterek, Washington'ı bu ülkeleri "İran halkına karşı yürüttüğü yasa dışı savaşın cephesi haline getirmekle" suçladı.
Açıklamada İran'ın, ABD'den veya herhangi bir saldırgan taraftan gelebilecek saldırılara karşı egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmaya kararlı olduğu vurgulanırken, saldırılara katılan veya destek veren taraflara da uyarıda bulunuldu.
İran Dışişleri Bakanlığı ayrıca ABD yönetimini, uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerini meşrulaştırmak amacıyla dezenformasyon yapmak ve asılsız haberler yaymakla suçladı.
Bakanlık, ABD Başkanı Donald Trump'ın cumartesi günü Maskat'ta yürütülen görüşmelere ilişkin açıklamalarını da "çaresizlikten kaynaklanan asılsız iddialar" olarak nitelendirdi.
Açıklamada, Maskat'taki görüşmelerin temel amacının Hürmüz Boğazı'nın yönetimi ve deniz ulaşımına ilişkin düzenlemeleri ele almak olduğu, ancak ABD'nin Umman Sultanlığı üzerinde kurduğu açık ve örtülü baskılar nedeniyle somut bir sonuç alınamadığı ifade edildi.





