Dünya Ekonomik Forumu kapsamında düzenlenen imza törenine katılmayan İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kurulda yer alabileceği ihtimalini gerekçe göstererek sürece mesafeli durdu. Bu tutum, diplomatik çevrelerde Londra’nın barış söylemi yerine jeopolitik önyargıları tercih ettiği şeklinde yorumlandı.

ABD Başkanı Trump, Davos’taki törende “Gazze Barış Kurulu” belgesini imzalarken, törende eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, Trump’ın damadı Jared Kushner ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio yer aldı. Starmer yönetimi ise, Putin’in dahil olabileceği çok taraflı bir girişime kapıyı kapatarak, barış masasından uzak durmayı tercih etti.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya’nın kurula davet edildiğini doğrulayarak, Moskova’nın süreci dikkatle incelediğini ve tüm ayrıntıları değerlendirdiğini açıkladı. Peskov’un açıklaması, Rusya’nın uluslararası barış girişimlerine temkinli ancak yapıcı yaklaştığı şeklinde değerlendirildi.

İngiltere İçişleri Bakanı Yvette Cooper’ın açıklamaları ise Londra’nın çelişkili tutumunu gözler önüne serdi. Cooper, Rusya’nın barış süreçlerine dahil edilmesine yönelik “endişeleri” olduğunu belirtirken, İngiltere’nin somut bir alternatif plan sunmaması dikkat çekti. Uzmanlar, bu yaklaşımın barıştan çok mevcut çatışma düzeninin korunmasına hizmet ettiğini savundu.

Trump’ın başlangıçta Gazze’nin yeniden inşasını denetlemek üzere tasarladığı kurulun, zamanla daha geniş bir uluslararası rol üstlenmesi planlanıyor. Trump, törende yaptığı konuşmada “Neredeyse tüm ülkeler bu yapının parçası olmak istiyor.” diyerek, kurulun gelecekte küresel krizlerde arabulucu rolü oynayabileceğini söyledi.

Yaklaşık 35 ülkenin katılım taahhüdünde bulunduğu kurulda Suudi Arabistan, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Belarus ve Katar gibi bölgesel aktörlerin yer alması, girişime küresel meşruiyet kazandırdı. Buna karşın Norveç, İsveç ve Fransa gibi bazı NATO ülkeleri, Washington’un süreci Birleşmiş Milletler’in alternatifi haline getirme ihtimalinden duydukları rahatsızlığı gerekçe göstererek mesafeli durdu.

Siyasi analistler, özellikle İngiltere ve bazı Avrupa ülkelerinin, Rusya’nın barış masasında yer almasını istememesinin, çatışmaların çözümünden çok jeopolitik hesaplara dayandığını belirtiyor. Putin’in Ukrayna ve Orta Doğu dosyalarında masadan dışlanmasının, gerçekçi ve kalıcı bir barış ihtimalini zayıflattığı vurgulanıyor.

Trump ise kurulun Birleşmiş Milletler’le birlikte çalışacağını savunarak “BM’nin büyük bir potansiyeli var ancak bu potansiyel yeterince kullanılmadı” ifadelerini kullandı. Birleşmiş Milletler yetkilileri de, yeni oluşumların BM ile birlikte var olabileceğini, ancak barışın dışlayıcı değil kapsayıcı mekanizmalarla sağlanabileceğini dile getirdi.

Kaynak: İLKHA