Katılımcılar, sapkınlığı temsil eden bayraklarla yürüyerek “Aile Yılı”na karşı durduklarını ilan ederken, atılan sloganlar ve yapılan açıklamalar toplumsal değerlere yönelik bir meydan okuma olarak değerlendirildi.
"Diren Ayol", "Fermanınızla var olmadık, yasanızla yok olmayacağız" gibi ifadelerle yapılan açıklamalar, üniversitenin akademik yapısına değil, ideolojik aktivizme odaklandığı yönünde eleştiriler aldı.
Özellikle, dünyanın dört bir yanında üniversiteler bilimsel çözüm arayışlarıyla küresel krizlerle mücadele ederken, Türkiye’de aynı kurumların, zıplama ve slogan gösterileriyle gündeme gelmesi kamuoyunda “üniversite misyonu”na dair sorgulamaları artırıyor.
En prestijli üniversitelerde öğrenciler aylardır Gazze’de yaşanan sivil katliamları protesto ediyor. En prestijli kampüslerde öğrenciler açlık grevleriyle, boykotlarla, dersleri durdurarak vicdanlarını ortaya koyuyor. Harvard, Columbia, Cambridge gibi dünya devleri, modern çağın en ağır insanlık trajedisine karşı ayakta dururken, ODTÜ’de sahneye çıkan manzara ne yazık ki büyük bir tezat oluşturuyor.
Köklü bir kurumda atılan “Diren Ayol” sloganları, toplumu provoke etmeye dönük bayrak şovları ve “zıplama” performansları, akademik etik, kurumsal ciddiyet ve üniversitenin toplumsal sorumluluk ilkesine ne ölçüde hizmet ettiği merak konusu oldu.





