Gazze’deki hukuksuz ablukayı kırmak ve bölgeye yaşamsal insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu, uluslararası sularda bir kez daha soykırımcı israilin korsan eylemine maruz kaldı. Filo Girit Adası açıklarında, Yunan kara sularına yalnızca birkaç mil mesafede israil ordusunun yasa dışı müdahalesiyle durduruldu.
Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu, 12 Nisan'da İspanya'nın Barselona kentinden denize açılmıştı. İtalya'nın Sicilya Adası'ndaki katılımlarla 60'dan fazla tekne 26 Nisan'da yeniden Akdeniz'e açılırken, 29 Nisan gece saatlerinde Girit Adası açıklarındaki uluslararası sularda israil ordusu yasa dışı müdahalede bulunarak aktivistleri taşıyan tekneleri ele geçirmeye başladı.
Filo yetkililerinin verdiği bilgiye göre, teknelerde 39 farklı ülkeden aralarında Türkiyelilerin de olduğu 345 katılımcı bulunuyor. Filo yetkilileri onlarca gemisiyle irtibatın koptuğunu duyururken, aktivistlerin akıbetine ilişkin sağlıklı bilgi alınamıyor.
Gazze'ye 600 deniz mili uzaklıkta, Yunan kara sularından birkaç deniz mili açıkta düzenlenen saldırıda sivillerin akıbetine ilişkin sağlıklı bilgi alınamıyor.
Küresel Sumud Filosu yetkilileri, soykırımcı israil ordusunun saldırıda 21 tekneyi alıkoyduğunu, kurtulan 17 teknenin Yunan kara sularına girdiğini, 14 teknenin ise Yunan kara sularına doğru seyir halinde olduğunu aktardı.
170’TEN FAZLA AKTİVİST ESİR
Küresel Sumud Filosu Türkiye yetkililerinin bilgilendirmesine göre, israil ordusunun Girit açıklarında filoyu kuşatarak başlattığı saldırıda 170'ten fazla aktivist alıkonuldu. Alıkonulan aktivistler arasında bulunan Türkiyeli vatandaşlarının ismi ve teknelerinin bilgileri şu şekilde:
Mustafa Enes Topal (Saf Saf), Muhammed Özdem (Saf Saf), Ali Deniz (Esplai), Yunus Kava (Esplai), Şahin Yaslık (Saf Saf), Mustafa Arslan (Saf Saf), Abdulselam Demir (Freia), Nevzat Öylek (Esplai), Nevzat Güzel (Freia), Halil Erdoğmuş (Esplai), Abdüllatif Faslı (Freia), Hüseyin Şuayb Ordu (Saf Saf), Mahmut Akay (Saf Saf), Görkem Duru (Ghea), Mehmet Atlı (Ghea), Mükremin Köse (Freia), Ramazan Tekdemir (Freia), Mahmut Çağatay Yavuz (Eros 1), Hüseyin Oral (Saf Saf), Ömer Osman Taştan (Freia).
İsrailden HESAP SORULMASINI TALEP EDİYORUZ
Küresel Sumud Filosu, israil ordusunun uluslararası sularda filoya saldırısına ilişkin yaptığı ilk açıklamada israil güçlerinin, Gazze kıyılarından yüzlerce mil uzakta Küresel Sumud Filosu teknelerini “ele geçirdiği, iletişimi engellediği, sivilleri kaçırdığı ve uluslararası sularda kanunsuz bir emsal oluşturduğu” belirtildi.
israilin müdahalesinin “tehlikeli ve emsalsiz bir tırmanışa” işaret ettiği aktarılan açıklamada, “Akdeniz'in ortasında, Gazze'den 600 mil uzakta, dünyanın gözü önünde sivillerin kaçırıldığı” vurgulandı.
Açıklamada, Girit yakınlarındaki açık denizde insanların yasa dışı bir şekilde kaçırılması “korsanlık” olarak nitelendirilerek, “Şahit olduğumuz şey, israilin Akdeniz’de kontrolü normalleştirmesi girişimi ve israilin cezasızlığının tırmanmasıdır. Hiçbir devletin uluslararası sularda hak iddia etme, denetleme veya işgal etme hakkı yoktur. İsrail tam olarak bunu yaptı.” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, israilin eylemleri karşısında sessiz kalanlara tepki gösterilerek, “uluslararası hukuku savunduğu iddia eden hükümetlerin bir kez daha tek kelime etmemesi” eleştirildi.
Açıklamada, acil yanıt ve hesap verilebilirlik talep edilerek, kaçırılan sivillerin nerede olduğu, nereye götürüldükleri ve Avrupa hükümetlerin kaçırma eylemlerin kolaylaştırmak için israil ile işbirliği yapıp yapmadığı sorularına dikkat çekildi.
israilin silahsız sivillere yönelik, tüm dünyanın gözleri önünde ve hiçbir sonuçla karşılaşma endişesi duymadan kaçırma eylemleri gerçekleştirebilecek bir noktaya nasıl geldiğinin sorgulandığı açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Bu durum felaket niteliğinde bir emsal teşkil etmektedir ve en sert şekilde kınanmalıdır. Dünya hükümetlerinin sessiz kalması, uluslararası hukukun seçici bir şekilde uygulandığını ve İsrail'in dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir zamanda, hiçbir sonuçla karşılaşmadan sivillerin hayatlarını hedef alabileceğini göstermektedir. Hesap sorulmasını talep ediyoruz."
SİYONİSTLERDEN AÇIKLAMA
Soykırımcı israil Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, Gazze yardım filosunda bulunan yaklaşık 175 aktivistin donanma tarafından durdurulduğunu ve israile götürüldüklerini duyurdu. Soykırımcı Bakanlık, X platformundaki paylaşımında “20’den fazla gemide bulunan yaklaşık 175 aktivist şu anda barışçıl bir şekilde israile doğru ilerliyor” ifadelerini kullandı.
HAMAS VE İSLAMİ CİHAD’DAN ÇAĞRI
Hamas tarafından yapılan yazılı açıklamada, Küresel Sumud Filosu’na yönelik saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Hamas açıklamasında saldırıya ilişkin "bir suç ve korsanlık" diyerek niteledi.
Açıklamada ayrıca, işgal hükümetinin bu müdahaleyi uluslararası kamuoyunun gözleri önünde, herhangi bir caydırıcı unsur veya hesap verme mekanizması olmaksızın gerçekleştirdiği belirtilerek saldırının şiddetle kınandığı vurgulandı.
Esir alınan aktivistlerin serbest bırakılması için çağrıda bulunulurken, filoda yer alan aktivistlere de Gazze’ye ulaşma yönündeki kararlılıklarını sürdürmeleri çağrısı yapıldı.
İslami Cihad Hareketi tarafından yapılan açıklamada da siyonist rejimin donanması tarafından uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırının "yeni bir korsanlık ve organize terör halkası" olduğu ifade edildi.
Sivil aktivistleri taşıyan gemilerin hedef alındığı vurgulanan açıklamada, kadın ve erkeklerden oluşan silahsız gönüllülerin doğrudan hedef alınmasının kabul edilemez olduğu belirtildi.
Hareket, yaşananları "işgalcilerin gerçek yüzü" olarak nitelendirirken, sivil insanların deniz ortasında suçlu muamelesi gördüğüne dikkat çekti.
Açıklamada ayrıca siyonist rejimin saldırıyı meşrulaştırmak için "yalan ve çarpıtmalara başvurduğu" ifade edildi.
Sumud Filosu'nda yer alan aktivistlere selam gönderilerek, tüm tehditlere rağmen insani görevlerini sürdürmelerinin önemli olduğu vurgulandı. Ayrıca yaşananların uluslararası alanda işgalcilerin suçlarını belgeleyen yeni deliller olacağı ifade edildi.
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: BU BİR KORSANLIK EYLEMİ
Dışişleri Bakanlığı Küresel Sumud Filosu’na soykırımcı israil güçleri tarafından uluslararası sularda yapılan müdahaleye sert tepki gösterdi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, söz konusu saldırı “korsanlık eylemi” olarak nitelendirilirken, israilin Gazze’de yaşanan insani felakete dikkat çekmek isteyen sivilleri hedef aldığı vurgulandı.
Açıklamada, israilin eyleminin yalnızca filoya yönelik bir saldırı olmadığı, aynı zamanda insani değerler ile uluslararası hukukun açık ihlali anlamına geldiği ifade edildi. Müdahalenin, uluslararası sularda seyrüsefer serbestisi ilkesini de ihlal ettiği kaydedildi.
Dışişleri Bakanlığı, israilin “hukuk tanımaz” olarak nitelendirilen bu eylemine karşı uluslararası toplumu ortak bir tutum almaya davet etti.
Öte yandan açıklamada, filoda bulunan Türkiye vatandaşları ile diğer yolcuların durumunun yakından takip edildiği ve ilgili ülkelerle koordinasyon içinde gerekli girişimlerin sürdürüldüğü bildirildi.
BM ÖZEL RAPORTÖRÜ APARTHEİD: SINIR TANIMAYAN APARTHEİD
Birleşmiş Milletler (BM) İşgal Altındaki Filistin Toprakları Özel Raportörü Francesca Albanese, israilin Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sulardaki müdahalesine tepki göstererek, "Sınır tanımayan apartheid" dedi.
Albanese, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "israilin Yunanistan/Avrupa açıklarındaki uluslararası sularda gemilere saldırmasına ve bunları ele geçirmesine nasıl izin verilebiliyor? Apartheid rejimi uygulayan İsrail ve soykırımcı liderleri hakkında ne düşünürseniz düşünün, bu olay Avrupa'da şok dalgaları meydana getirmelidir. Sınır tanımayan apartheid" ifadelerine yer verdi.
HÜDA PAR’DAN ÇAĞRI: TÜRKİYE, FİLOYA ASKERİ ESKORT SAĞLASIN
HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu, işgalci filoya yönelik saldırıya ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yaptı.
Filo güzergahındaki hukuksuz müdahaleye değinen Yapıcıoğlu "Gazze'ye uygulanan hukuksuz ablukayı kırmak ve insani yardım ulaştırmak için iki hafta önce yola çıkan Global Sumud Filosu, yine uluslararası sularda siyonist korsanların saldırısına uğradı." ifadelerini kullandı.
Arapça bir kelime olan "Sumud" ismine atıfta bulunan Yapıcıoğlu "SUMUD, kararlılık demek. Bu filodaki aktivistler kararlı. Vatandaşı oldukları devletler de vatandaşlarının hayatlarını, hak ve güvenliklerini koruma konusunda kararlı ve samimi olmalı." dedi.
HÜDA PAR Dış İlişkiler Başkanı Hüseyin İmir ise, filonun tamamen insani amaçlarla hareket ettiğini ve silahsız aktivistlerden oluştuğunu vurgulayarak, uluslararası sularda gerçekleştirilen müdahaleyi “tüm dünyanın ortak utancı” olarak nitelendirdi.
İmir, israilin soykırım, işgal ve yıkımı sistematik politika haline getirdiğini belirterek havada, karada ve denizde kuralsız şekilde hareket edildiğini ifade etti. Küresel sistemin bu duruma sessiz kalmasını eleştiren İmir, mevcut uluslararası düzenin “iflas ettiğini” söyledi.
Yunanistan’ın tutumuna da değinen İmir, Atina yönetimini “iş birliği yapmakla” suçlayarak bunun tarihe “kara leke” olarak geçeceğini belirtti.
Açıklamada, Sumud Filosu’na dahil gemilerin güvenliğinin sağlanması için uluslararası sularda askeri eskort verilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca alıkonulan aktivistlerin ve el konulan gemilerin hiçbir şart öne sürülmeden derhal serbest bırakılması çağrısı yapıldı.
İmir, Türkiye’ye de çağrıda bulunarak, “tarihsel sorumluluğu gereği” bu tür müdahalelere karşı durması ve deniz güvenliğinin sağlanması için öncü adımlar atması gerektiğini ifade etti.
YUNANİSTAN DA BU KORSANLIK EYLEMİNE DAHİL
Yunanistan'daki "March to Gaza Greece" isimli aktivist grubun sosyal medya paylaşımında, "israil, Yunanistan'ın doğrudan işbirliğiyle özgürlük filosuna saldırdı. Filoya ait tekneler, Yunanistan arama kurtarma alanında yasa dışı şekilde engellenirken Yunanistan Sahil Güvenliği uzaktan izledi." ifadeleri kullanılmıştı.
Filonun Eylül 2025'teki ilk girişiminde de yer alan aktivist Yasonas Apostolopulos, filodaki birçok teknenin MAYDAY yardım çağrısında bulunmasına rağmen Yunan Sahil Güvenliğinin karşılık vermediğini belirterek, "Yunan yetkililer derhal müdahale ederek, SOS çağrısında bulunan insanların hayatlarını güvence altına almalıdır." dedi.
Filoda bulunan ve ismini vermek istemeyen bir aktivist de alıkonulan aktivistlerden haber alınamadığını belirtti.
"israil ordusu bazı tekneleri, motorlarını bozup yolcularıyla birlikte yaklaşan fırtınaya rağmen açıkta bıraktı." diyen aktivist, müdahalenin Yunanistan sularına çok yakın bir uluslararası alanda yapılmasının filonun katılımcılarında "Yunanistan ile İsrail arasında bir işbirliği yapıldığı şüphesi uyandırdığını" dile getirdi.