Dubai’nin uluslararası havalimanı ile kentin simge yapılarından Burj Al Arab oteli, İran’ın gece boyunca gerçekleştirdiği misilleme saldırılarından hasar gördü.
Emirliğin medya ofisi pazar günü erken saatlerde yaptığı açıklamada, havalimanında dört kişinin yaralandığını bildirdi. Dubai Medya Ofisi, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Dubai Uluslararası Havalimanı’ndaki (DXB) bir yolcu salonunun meydana gelen bir olayda hafif hasar aldığı ve durumun hızla kontrol altına alındığı”nı belirtti ancak ayrıntı vermedi. Daha sonra bir insansız hava aracının da engellendiğini ve düşen parçaların Burj Al Arab’ın dış cephesinde k yangına yol açtığını doğruladı.
Dubai, Ortadoğu’nun en büyük turizm ve ticaret merkezi ve havalimanı dünyanın en yoğun hava ulaşım merkezlerinden biri.
Burj Al Arab oteli ise uzun yıllardır emirliğin en tanınabilir sembollerinden biri olarak kabul ediliyor. 1999 yılında Cumeira Plajı açıklarında yapay bir ada üzerine açılan yelken şeklindeki kule, kısa sürede küresel ölçekte lüks imajı yansıtmak isteyen şehrin simgesi haline geldi. Cumartesi günü ayrıca kentin yapay Palm Jumeirah Adası’ndaki başka bir otelin yakınında da yangın çıktığı bildirildi.
Abu Dabi Havalimanları da X platformunda yaptığı paylaşımda, BAE’nin başkentindeki Zayed Uluslararası Havalimanı’nda yaşanan bir olayda Asya uyruklu bir kişinin öldüğünü ve yedi kişinin yaralandığını duyurdu; ancak daha sonra bu paylaşımı sildi.
Dubai Medya Ofisi ayrı bir açıklamada, havadan yapılan bir önleme sırasında düşen parçalar nedeniyle Dubai’deki Cebel Ali Limanı’ndaki iskelelerden birinde de yangın çıktığını bildirdi.
Cumartesi günü havayolu şirketleri, Dubai ve Abu Dabi’ye yapılan uçuşlar da dahil olmak üzere Ortadoğu genelinde seferleri askıya aldı. Uçuş takip haritaları, bölgenin büyük bölümündeki hava sahasının neredeyse tamamen boşaldığını gösterdi.
Yaşanan gelişmeler, Birleşik Arap Emirlikleri’nin yıllardır “istikrar, güvenlik ve sınırsız refah” imajıyla pazarladığı Körfez merkezli rüya bölge anlatısının ciddi biçimde sarsıldığını ortaya koydu. Küresel elitler için güvenli finans ve turizm adası olarak sunulan Dubai’nin, bölgesel gerilimlerin doğrudan hedefi haline gelmesi; aynı zamanda uzun süredir kara para akışı, gölge finans ağları ve üst düzey çıkar ilişkileriyle anılan yapının kırılganlığını da görünür kıldı. Körfez’in vitrini olarak inşa edilen bu modelin, savaşın coğrafi sınır tanımayan etkileri karşısında hızla çözülmeye başladığı yorumları yapılıyor.