Bir çalışma, meyve, sebze ve tam tahıllardan zengin bir beslenme düzeninin, 50 yaş altı sigara içmeyenlerde erken akciğer kanseri riskinin artmasıyla ilişkili olabileceğini ortaya koydu.

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde düzenlenen American Association for Cancer Research yıllık toplantısında sunulan bulgular, özellikle pestisit kalıntıları başta olmak üzere gizli çevresel faktörlerin, sigara dışındaki nedenlerle ortaya çıkan yeni hastalık modellerindeki rolüne dair yeni sorular gündeme getirdi.

Çalışma, bazı yerleşik sağlık kabullerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Uzun süredir meyve, sebze ve tam tahıl tüketimi genel sağlığı iyileştiren ve kanser riskini azaltan bir faktör olarak görülürken, bulgular ABD’de 50 yaş altı sigara içmeyenlerde erken akciğer kanseri riskinin bu beslenme modeliyle bağlantılı olabileceğine işaret ediyor.

Araştırmaya akciğer kanseri uzmanı Dr. Jorge Nieva liderlik etti. Nieva, “beklenmeyen” bu sonuçların, faydalı kabul edilen gıdaların kendisiyle ilişkili olabilecek bilinmeyen bir çevresel faktöre işaret ettiğini belirtti.

Araştırmaya göre, toplum ortalamasına kıyasla daha fazla sağlıklı gıda tüketen genç sigara içmeyen bireylerde akciğer kanseri oranı daha yüksek bulundu.

Olası neden: Pestisit kalıntıları

Araştırmacıların öne sürdüğü olası açıklamalardan biri pestisit kalıntıları. Organik olmayan tarım ürünleri—özellikle meyve, sebze ve tahıllar—genellikle et, süt ürünleri ve bazı işlenmiş gıdalara kıyasla daha yüksek pestisit kalıntısı içerebiliyor.

Bu maddelerin kanser riskini artırabileceği mekanizmalar şöyle sıralanıyor:

DNA hasarı: Bazı kimyasallar hücre DNA’sında mutasyonlara yol açarak tümör oluşumunu tetikleyebilir.
Oksidatif stres: Serbest radikallerin artışı hücrelere ve genetik materyale zarar verir.
Kronik iltihap: Uzun süreli inflamasyon kanser gelişimi için uygun ortam oluşturur.
Hormon bozulması: Bazı kimyasallar endokrin sistemi etkileyerek kanser riskini artırabilir.
Bağışıklık baskılanması: Toksinler, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini yok etme kapasitesini zayıflatabilir.
Genetik etkiler: Onkogenleri aktive edip koruyucu genleri devre dışı bırakabilir.
Biyobirikim: Bazı toksinler vücutta birikerek uzun vadeli etki oluşturur.
Çoklu maruziyet: Farklı kirleticilerin birleşik etkisi riski artırabilir.

Tarım sektöründe çalışan ve pestisitlere kronik olarak maruz kalan kişilerde akciğer kanseri oranlarının daha yüksek olması da bu ihtimali destekliyor.

Kadınlarda risk daha yüksek

Araştırma, 50 yaş altı sigara içmeyen kadınların erkeklere kıyasla daha yüksek risk taşıdığını ortaya koydu. Kanser hastası kadınların, sağlıklı beslenme indeksinde daha yüksek puan aldığı (ortalama 65’e karşılık ulusal ortalama 57) görüldü.

Ayrıca bu gruptaki bireylerin, genel nüfusa göre daha fazla yeşil yapraklı sebze, baklagil ve tam tahıl tükettiği belirlendi.

“Gençlerde akciğer kanseri” olgusu

Bu bulgular, son yıllarda “yeni akciğer kanseri salgını” olarak tanımlanan eğilimle örtüşüyor. Geleneksel olarak ileri yaş, erkek cinsiyet ve sigara ile ilişkilendirilen hastalık, artık sigara içmeyen gençlerde özellikle de kadınlarda artış gösteriyor.

Bu kapsamda yürütülen araştırmada, 50 yaş altı 187 hasta incelendi. Katılımcıların çoğunun hiç sigara içmediği ve kanser türlerinin biyolojik olarak farklı özellikler taşıdığı tespit edildi.

Önceki genomik çalışmalar da 40 yaş altındaki vakaların, yaşlı hastalardan farklı alt türlere sahip olduğunu gösteriyor.

Muhabir: Mehmet Yaman