Yüksek İslam Heyeti Başkanı ve Mescid-i Aksa Hatibi Şeyh İkrime Sabri, Mescid-i Aksa'ya yönelik ziyaretlerin (şeddi rahl) yoğunlaştırılması ve oranın namaz kılanlar ile murabıtlar (nöbet tutanlar) tarafından doldurulması çağrısında bulundu. Sabri, Aksa'da sürekli bulunmanın, orayı korumanın ve işgal rejimin planlarını boşa çıkarmanın en etkili yolu olduğunu vurguladı.

Sabri, basına yaptığı açıklamalarda, yeni hicri yılın (1448) karşılanmasının, Mescid-i Aksa'daki varlığın güçlendirilmesi, ilim halkalarına, zikir ve dini derslere katılımın artırılması ve ibadetlerin çoğaltılmasıyla birlikte olması gerektiğini belirtti.

İşgal güçlerinin uyguladığı barikat ve önlemlerin Müslümanları Mescid-i Aksa'ya gitmekten alıkoymaması gerektiğini ifade eden Sabri, zorluk derecesi arttıkça sevabın da artacağını, çaba gösterdikten sonra engellenenlerin ise niyetlerinin ecrini alacaklarını dile getirdi.

Sabri ayrıca, Mescid-i Aksa'nın konumunun çocukların ve gelecek nesillerin kalplerine aşılanmasının, onlarla olan dini ve ulusal bağların güçlendirilmesinin, caminin İslami kimliğinin korunmasına ve Filistin kolektif bilincindeki yerinin kökleşmesine katkı sağlayacağını belirtti.

Mescid-i Aksa'nın ibadet edenlerle canlı tutulmasının, işgalin içeride yeni fiili durumlar yaratma ve caminin tarihi ve dini statüsünü hedef alma girişimlerine karşı ilk savunma hattını oluşturduğunu kaydetti.

Bu açıklamalar, Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlallerin tırmandığı bir döneme denk geliyor. Geçtiğimiz mayıs ayı boyunca, caminin avlularında açıkça Yahudi ritüellerinin gerçekleştirilmesinde artış yaşanırken, işgal rejimin buradaki "egemenlik" iddialarıyla bağlantılı yeni fiili durumlar dayatma girişimleri gözlendi.

Belgelenmiş verilere göre, mayıs ayı boyunca 7.244 yerleşimci Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlerken, 2.690 kişi de "turizm" adı altında giriş yaptı. Bu durum, "Heykel" gruplarının baskınları yoğunlaştırma ve avlularda Talmudik ritüeller gerçekleştirme çağrılarıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Kudüs Uluslararası Müessesesi tarafından yayınlanan bir rapora göre, 2014 ile 2025 yılları arasında baskın düzenleyenlerin sayısında belirgin bir artış kaydedildi. İncelenen dönemlerde 3.108 yerleşimcinin baskını kayıt altına alınırken, 2022-2025 yılları arasındaki son dört yıl, toplam baskın sayısının yaklaşık %74'ünü oluşturdu. Kurum, İsrail'in ulusal günlerini Mescid-i Aksa üzerindeki tam İslami egemenliği gasp etmek ve içeride yeni bir gerçeklik dayatmak için kullandığını vurguladı.

Kaynak: Habernas