Tanklar, uçaklar ve cephe hatları yerini; enerji, iletişim ve veri altyapılarına yönelik hedefli müdahalelere bırakıyor. Venezuela saldırısı küresel sistemin en zayıf halkasının enerji ve iletişim altyapıları olduğunu gösterdi.
Neden elektrik hedefte?
Elektrik, modern devletin en kritik çarpanıdır.Komuta–kontrol ve karar alma mekanizmaları, savunma ve iç güvenlik altyapıları, finansal sistem, bankacılık ve ödemeler, sağlık, ulaşım, haberleşme ve veri merkezleri tamamı kesintisiz enerjiye bağımlıdır. Bu nedenle elektrik kesintisi yüksek etkili bir güç projeksiyonu aracına dönüşmüş durumda.
Venezuela örneği hedefin kalıcı yıkım değil; geçici ama derin bir işlev kaybı olduğunu gösteriyor. Amaç, klasik savaş eşiğini aşmadan devlet kapasitesini felç etmek.
Yedi bölgeye yapılan saldırı önceden yapılmış altyapı haritalamasına, eş zamanlı ve koordineli icraya, zincirleme etki yaratacak düğüm noktalarının seçimine dayandığını düşündürüyor.
Elektrik şebekeleri tek bir noktadan çökmez; ancak doğru noktalar hedef alındığında domino etkisi kaçınılmazdır. Zincirdeki belirli düğümler devre dışı kaldığında, sistem kendi kendini kapatmaya başlar. Bu da ulusal ölçekte karartma yaratır.
Sadece devletler değil başkaları da yapıyor
Bu kapasite yalnızca devletlerin tekelinde mi? Hayır. Berlin'de hala devam eden elektrik kesintisi bunun göstergesi.
Sol görüşlü bir grubun gerçekleştirdiği müdahale sonucu yaklaşık 35 bin hanenin elektriği kesildi ve kesinti günlerdir giderilemiyor.
Bu olay, gelişmiş bir Avrupa başkentinde bile küçük bir grubun büyük ölçekli sonuçlar üretebildiğini gösterdi. Yani kapasite, yalnızca devletlerin elinde değil; bilgi, erişim ve zamanlama ile mümkün.
Dünya neden bu kadar kırılgan?
Küresel ölçekte elektrik altyapılarının savunmasız olmasının dört ana nedeni öne çıkıyor:
Yaşlanan altyapı
Birçok ülkede şebekeler on yıllar önce inşa edildi, modern tehditlere göre tasarlanmadı ve yenileme ve bakım yatırımları ertelendi.
Dijitalleşme paradoksu
Akıllı şebekeler verim sağlarken saldırı yüzeyini genişletiyor ve siber–fiziksel geçişleri mümkün kılıyor yani tek bir yazılım hatasını ulusal krize dönüştürebiliyor.
Yedekleme planları kağıt üzerinde
Acil durum senaryoları tatbikatlarda işliyor, gerçek krizlerde gecikiyor ve kurumlar arası koordinasyonda aksıyor.
Ulusal güvenlik körlüğü
Ukrayna gerçeğine rağmen enerji, su ve iletişim altyapıları hala “sivil alan” olarak görülüyor,
Savunma planlarının merkezinde yer almıyor ve askeri tehditlerin gölgesinde kalıyor.