Küresel piyasalar, savaş geriliminin tırmanmasıyla haftaya “riskten kaçış” eğilimiyle başladı. Dolar yatay seyrini korurken, Japon yeni dolar karşısında kritik 160 seviyesine yaklaşarak dikkat çekti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için tehditleri, piyasalardaki belirsizliği artırdı. Trump, yaptığı açıklamada, boğazın açılmaması halinde İran’ın enerji altyapısı ve köprülerini hedef alacaklarını duyurdu ve tarih verdi.
Uzmanlar, bu tür ultimatomların savaşın kısa vadede sona ermeyeceği algısını güçlendirdiğini belirtiyor. Saxo’nun baş yatırım stratejisti Charu Chanana, yatırımcıların süreci “petrol, enflasyon ve faiz” zinciri üzerinden değerlendirdiğini, bu nedenle doların en güvenli liman olarak öne çıktığını ifade etti.
Petrol 100 doların üzerinde, stagflasyon endişesi artıyor
Şubat sonunda başlayan çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması, küresel enerji piyasalarını sarstı. Dünya petrol tüketiminin yaklaşık beşte birinin geçtiği bu kritik hat üzerindeki kriz, petrol fiyatlarını varil başına 100 doların üzerine taşıdı.
Artan enerji maliyetleri enflasyon baskısını güçlendirirken, küresel büyümenin yavaşlayabileceği yönündeki endişeler “stagflasyon” riskini gündeme getirdi.
Faiz beklentileri öteleniyor
Piyasalarda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimine yönelik beklentiler de ciddi şekilde değişti. Yıl başında 2026’da iki faiz indirimi beklenirken, son gelişmelerle birlikte bu beklentiler 2027’nin ikinci yarısına ertelendi.
ABD’den gelen son istihdam verileri iş gücü piyasasının görece dirençli olduğunu gösterse de ekonomistler, uzun sürecek bir Orta Doğu savaşının ekonomik görünümü zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.
ING ekonomisti James Knightley, son bir yılda istihdam artışının sınırlı kaldığını belirterek, artan jeopolitik risklerin şirketleri yeni işe alımlardan uzaklaştırabileceğini ifade etti.
Yen üzerindeki baskı artıyor
Japon yeni dolar karşısında 159,77 seviyesine kadar gerileyerek son 21 ayın en düşük seviyelerine yakın işlem gördü. Japon yetkililer döviz piyasasına müdahale sinyali verirken, artan dolar talebi nedeniyle bu müdahalenin etkisinin sınırlı kalabileceği değerlendiriliyor.
Savaşın başlamasından bu yana yüzde 1,5 değer kaybeden yen için spekülatif pozisyonların 5,7 milyar dolara ulaşması, piyasalardaki baskının boyutunu ortaya koyuyor.





