Mustazaflar Cemiyeti Şanlıurfa Temsilciliği, İslam tarihinde önemli izler bırakan şahsiyetlerin anıldığı Şubat ayı vesilesiyle Mehmet Akif İnan Konferans Salonu’nda (Urfa City AVM) görkemli bir program düzenledi. 12 Şubat Perşembe günü gerçekleştirilen etkinliğe Şanlıurfalılar yoğun ilgi gösterdi.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle kapılarını açan programda, İslam davası uğruna canlarını feda eden müminler rahmet ve minnet dualarıyla anıldı. Duygu dolu anların yaşandığı gecede, şehadet bilincinin toplumsal hafızadaki yerine vurgu yapıldı.

"Şehitlerin Emanetine Sahip Çıkılmalı"
Günün anlam ve önemini belirten bir konuşma gerçekleştiren Molla Abdülbari Çelik, şehadet kavramının İslam inancındaki köklü yerini ve manevi derecesini anlattı. Şehitlerin sadece birer geçmiş figürü olmadığını hatırlatan Çelik, modern çağın müminlerine önemli bir sorumluluk yükledi.

Molla Abdülbari Çelik, konuşmasında Müslümanların birlik ve beraberlik içinde hareket etmesinin hayati önemine dikkat çekerek, şehitlerin geride bıraktığı kutlu mirasa ve emanete layıkıyla sahip çıkılması gerektiğini kararlılıkla vurguladı.

“Şehit düştüğü anda cennette yerini görür”

Şehitlik mertebesinin önemini ve mükafatını anlatan Çelik, “Her kim, kıyamet gününde Allah'ın huzuruna başı dik, alnı açık, yüzü parlak bir şekilde çıkmak istiyorsa şehitlerin emanetlerine sahip çıkmamız lazım, şehitlerin davalarına sahip çıkmamız lazım. Tabii Peygamber Efendimiz aleyhissalatu vesselam da şehitlere büyük müjdeler veriyor. Resulullah Efendimiz aleyhissalatu vesselam, şehitler için Allah'ın yanında 6 şey vardır; altı söz, altı şeref Allah şehitlere vermiştir. En büyük sevap, en büyük hayır, en büyük rütbe şehidindir. Şehidin kanı aktığı gibi Allah onun bütün günahlarını affediyor; bütün günahlar, tabii burada başka bir rivayette borçlar hariç, kul hakkı hariç. Allah'ın şehitlere sunmuş olduğu ikramların ikincisi; şehit düştüğü anda cennette yerini görüyor, yani dünyada gözlerini kapatıp gözlerini cennette açıyor. Şehit kabir azabından da kurtuluyor; Allah bu müjdeyi veriyor. O kıyamet gününün en büyük dehşetinden de şehitler kurtuluyorlar. Şehitlerin başlarına bir taç konuluyor, yakuttan bir taç konuluyor; şeref tacı. Onun bir parçası dünya ve dünyanın içindeki her şeyden daha kıymetlidir Müslümanlar. Şehitler kıyamette rütbelidirler, şehitler kıyamette öncüdürler, şehitler kıyamette makam sahibidirler. Allah şehitleri 72 huri ile evlendiriyor ve şehitler 70 kişi akrabalarından, başta anne babaları olmak üzere, 70 kişi akrabalarına şefaatçi oluyorlar Müslümanlar. Evet, İslam'a sahip çıkalım; şehitlerin emaneti İslam davasıdır. Annelerim, bacılarım, kızlarım; bu şehitleri yetiştirenler, bu şehitleri doğuranlar sizlersiniz. Evlatlarınızı şehitler gibi yetiştirin; gerçekten örnek ancak şehit vermekle bu zilletten kurtulabilir bu Müslümanlar. Kafirler çalışmışlar, kafirler programlı bir şekilde çalışıyorlar; ancak ve ancak şehitler vererek bu zilletten kurtulabiliriz. Onun için evlatlarımızı şehitler gibi yetiştirmemiz lazım, evlatlarımıza şehitleri anlatmamız lazım; şehitler hangi dava uğruna öldüklerini, canlarını feda ettiklerini bunu çocuklarımıza anlatmamız lazım.” ifadelerini kullandı.

“Müslümanlar olarak Kur’an’a ve sünnete sarılmamız gerekir”

Müslümanlar olarak Kur’an’a ve sünnete sarılmamız gerektiğini söyleyen Çelik, “Dün bu saatlerde Cizre'deydim. Orada şehit Molla Zeki Atağı anlattık. Bakın, Seyda Müslümanlara ne diyormuş? Diyormuş ki: “Sakın, sakın birbirinizden ayrılmayın. Ne olursa olsun, başınıza ne gelirse gelsin İslam cemaatinden ayrılmayın. Hayat İslam’dadır, hayat cemaat olmaktadır, hayat itaattedir.” Rabbimiz ne buyuruyor, bakın; Allah bu yolu hepimize açık bırakmıştır. Ne buyuruyor? Her kim Allah’a itaat ederse, her kim Allah’ın Resulüne, Hz. Muhammed Mustafa’ya itaat ederse, her kim Resulullah’ın yolunda yürüyen, Resulullah’ın sünnetini tavsiye eden, Resulullah’ın yolunu takip eden Müslümanlara itaat ederse; onlar kıyamet gününde Allah’ın onların üzerine nimetler yağdırdığı, nimetler indirdiği, nimetler verdiği peygamberlerle beraber olacaklar, şehitlerle beraber olacaklar, salihlerle beraber olacaklar. Onlarla beraber olmak ne kadar güzeldir; onlarla beraber olmak Allah’ın ne kadar büyük bir nimeti ve büyük bir ikramı olduğunu Müslümanlar unutmayalım. Evet, eğer Allah’a itaat edersek, Resulullah’a itaat edersek, evet kimlerle beraber olacağız? Hz. Muhammed Mustafa ile beraber olacağız. Kimlerle beraber olacağız? Sıddıklarla, Hz. Ebubekir Efendimizle beraber olacağız, Hz. Osman Efendimizle beraber olacağız, Hz. Ali Efendimizle beraber olacağız. Onun için Müslümanlar, bakın; vazifemiz babamızı korumaktır, vazifemiz birbirimize sıkı sıkıya bağlanmaktır, vazifemiz cemaat olmaktır. Bakın, cemaat olmazsa, Kur’an ve sünnetin etrafında toplanmazsak düşmanlarımızla baş edemeyiz. Onun için Müslümanlar, Kur’an’a sarılalım, sünnete sarılalım; çoluk çocuğumuza, evlatlarımıza şehitleri anlatalım, davamızı onlara anlatalım. Rabbimize hamdolsun, büyük bir medeniyetimiz var, büyük bir davamız var. Bu davanın zemini 124.000 peygamberdir, Allah’ın selamı onların üzerine olsun. Bu davanın temelinde 124 milyon evliyaullah vardır. Bu davanın temelinde yüz milyonlarca şehitler vardır, salihler vardır, sıddıklar vardır. Onun için Müslümanlar, kurtuluşumuz Allah’a iman etmektir, Resulullah’a iman etmektir, İslam için çalışmaktır, bir araya gelmektir, cemaat olmaktır, bu mayayı çocuklarımıza da vermektir. Tabii burada annelerimiz bizden daha fazla sorumlular. Rabbimiz bütün İslam şehitlerine, Allah’ın dini için, Allah’ın kelamı için, ümmetin namusu için, Kudüs için canlarını feda eden Aziz İslam’ın aziz şehitlerine Rabbim rahmet etsin inşallah; Rabbim onların kanlarını bereketli eylesin inşallah.” dedi.

Program, yapılan dua ile sona erdi.

Kaynak: İLKHA