Çarşamba günü onaylanan düzenleme, Rus vatandaşlarının yabancı devletler, uluslararası mahkemeler veya Rusya’nın üyesi olmadığı kuruluşlar tarafından gözaltına alınması, yargılanması ya da kötü muameleye maruz kalması durumunda Moskova’nın askeri güç kullanabilmesine hukuki zemin hazırlıyor.
Devlet Duması Başkanı Viacheslav Volodin, Batılı ülkelerin hukuk sistemlerini siyasi baskı aracı olarak kullandığını savunarak "Bu koşullarda yurtdışındaki vatandaşlarımızı korumak için her şeyi yapmak önemlidir" dedi.
Yasanın yürürlüğe girmesi için Putin’in önümüzdeki 14 gün içinde imza atması gerekiyor.
Moskova yönetimi, 2022 yılında başlayan Ukrayna savaşını kısmen Rusça konuşan nüfusun korunması gerekçesiyle savunmuştu. Kremlin, Ukrayna’nın bu kişilerin haklarını ihlal ettiğini ileri sürerken, olası bir barış anlaşmasının parçası olarak Rus dilinin ve Rus Ortodoks Kilisesi’nin Ukrayna’da yeniden devlet düzeyinde tanınmasını talep ediyor.
Ukrayna ise yeni düzenlemeyi Rusya’nın dış müdahalelerini meşrulaştırma girişimi olarak değerlendiriyor. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heorhii Tykhyi, kararı "saldırgan hukuksuzluk" olarak nitelendirdi. Tykhyi, Putin’in yasa ile Rus askeri güçlerini yurtdışında kullanma hakkını sınırsız hale getirdiğini savundu.
Avrupa’daki bazı istihbarat kurumları son dönemde Rusya’yı NATO ve Batı için doğrudan tehdit olarak tanımlarken, Avrupa Birliği savunma yetkilileri Kremlin’in önümüzdeki birkaç yılı Batı ittifakının dayanıklılığını test etmek için uygun bir dönem olarak görebileceği değerlendirmesinde bulunuyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskyy de geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, Ukrayna’ya yeterli destek verilmemesi halinde Baltık ülkelerinin Moskova’nın bir sonraki hedefi olabileceği uyarısında bulunmuştu. Estonya yönetimi ise bu değerlendirmeyi daha sonra reddetmişti.
Kiev yönetimi, Duma’da kabul edilen yeni yasa tasarısının Rusya’nın askeri politikalarının daha da sertleştiğinin göstergesi olduğunu savunuyor.