Güncel

Ramazan’ın Bereketini Artıran Sünnetler: Peygamber Efendimiz’in Oruç Adabı

Mardin Şeyh Çabuk Camii Müezzin-Kayyımı Yusuf Şara, Ramazan ayının manevi ikliminden azami derecede istifade edebilmek için Hz. Muhammed’in (s.a.v.) oruçlu olduğu zamanlarda uyguladığı sünnetlerin rehber edinilmesi gerektiğini vurguladı.

Abone Ol

Ramazan ayının sadece farzlardan ibaret olmadığını, bu mübarek zaman dilimini sünnetlerle ihya etmenin fazileti katlayacağını belirten Mardin Şeyh Çabuk Camii Müezzin-Kayyımı Yusuf Şara, İslam alemi için önemli tavsiyelerde bulundu. Şara, Hz. Peygamber’in hem Ramazan ayında hem de diğer oruçlu günlerinde hassasiyetle üzerinde durduğu sünnetlerin, müminleri orucun gerçek ruhuna yakınlaştıracağını ifade etti.

Yusuf Şara, Ramazan ayı boyunca yerine getirilmesi gereken temel sünnetleri şu şekilde sıraladı:

Bereketin vesilesi olan sahura kalkmak,

İftar ve sahur vakitlerinde samimiyetle dua etmek,

Orucu hurma ile açarak iftar etmek,

Maneviyatı derinleştirmek için bolca Kur’an-ı Kerim okumak,

Gıybet ve faydasız konuşmalardan (malayani) bütünüyle uzak durmak,

Ramazan'ın son on gününde gerçekleştirilen itikâf ibadetine özen göstermek.

Ramazan’ın farz ibadetlerinin yanı sıra Peygamber Efendimiz Aleyhisselam'ın hayatına nakşettiği bu sünnetlerin de büyük önem taşıdığını hatırlatan Şara, müminlerin bu uygulamaları hayatlarına dahil etmelerinin büyük hayırlara vesile olacağını belirtti. Şara’ya göre bu sünnetler, sadece birer gelenek değil, Ramazan’ın manevi kazancına tam manasıyla erişebilmenin anahtarı niteliğindedir.

"Ramazan ayında yaptığımız her bir sünnet, farz derecesinde önem kazanır"

Oruçta ilk sünnetler arasında Sahur yapmanın olduğunu belirten Şara, "Ramazanın farzları ile beraber sünnetleri de vardır. Peygamber Efendimiz Aleyhisselam, bu sünnetleri uygulamıştır. Bizim de bu sünnetleri uygulamamızda elbette bizim için faydalar vardır. Malum olduğu üzere Ramazan’da yapacağımız bir sünnetin karşılığı farz sevabı gibidir. Normal zamanlarda bir sünnete bir sünnet sevabı verilir; ama Ramazan ayında yaptığımız her bir sünnet, farz derecesinde önem kazanır ve ona göre sevap yazılır. Peygamber Efendimiz Aleyhisselam'ın Ramazan’da yaptığı sünnetlerden ilki sahur yapmaktır. Sahur, Ramazanın sünnetlerinden biridir. Bazıları hiç uyanmaz ya da gece yatmadan önce yiyip yatar; bu şekilde sünnet yerine gelmiş olmaz. Sünnet olan sahur, oruç niyetiyle kalkıp yemektir. Bir diğer sünnet de sahuru ezandan önce, ezana en yakın vakitte yapmaktır. Gece saat 01.00’de sahur yapıp uyumak doğru değildir. Eğer ezan saat 04.00’te ya da 05.00’te okunuyorsa, o ezana yakın bir vakitte kalkıp sahuru yapmak gerekir. Çünkü Peygamber Efendimiz sahuru yapmış, ardından namaza duracak kadar kısa bir süre kala ezan okunmuştur." şeklinde konuştu.

"Orucu yaş hurma ile açmak sünnettir"

Diğer sünnetler arasında; iftarı vaktinde açmak, dua etmek ve hurma ile orucu açmanın da bulunduğunu ifade eden Şara, "Bir diğer sünnet, 'Sana sataşan kişiye ben oruçluyum demektir.' Malum olduğu üzere bazı insanlar oruçlu iken açlık veya başka sebeplerle gergin olabilir. Böyle durumlarda Peygamber Efendimiz, ‘Size sataşan olursa, ben oruçluyum desin’ buyurmuştur. Eğer kişi bunu yüksek sesle söylemeyecekse kalben de söyleyebilir; önemli olan ağzından kötü bir söz çıkmamasıdır. İftarı vaktinde yapmak sünnettir. Sahuru geciktirmek sünnet olduğu gibi iftarı da ilk vaktinde yapmak sünnettir. Bir diğer sünnet, orucu yaş hurma ile açmaktır. Eğer yaş hurma bulunmazsa kuru hurma ile, o da yoksa su ile açılabilir. İftarı açtığımız zaman, 'Allah’ım! Sana inandım, senin için oruç tuttum ve senin verdiğin rızıkla orucumu açıyorum' şeklinde dua etmek de sünnetler arasındadır. Kişinin Ramazan’da ailesine karşı daha cömert olması da Peygamber Efendimiz Aleyhisselam'ın tavsiye ettiği ve uyguladığı sünnetlerdendir. Ramazan’da kişinin normal zamanlara göre daha fazla cömert olması gerekir. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki, ‘Oruç tutan kişinin gündüzde, iftar anında ve gecede kabul olunan bir duası vardır.’ Dolayısıyla Ramazan’da kişi hem iftarda hem de sahur yapacağı zaman dua etmelidir." ifadelerini aktardı.

Ramazan ayında bir kişiyi iftar ettirmenin kazandıracağı sevap hakkında da konuşan Şara, "Bir diğer sünnet de oruçluyu iftar ettirmektir. Malum olduğu üzere her insan tuttuğu oruç üzerinden sevap kazanır ve bunun karşılığını ancak Allah bilir. Oruç tutan kişiyi iftar ettirdiğinizde, onun sevabından hiçbir şey eksilmeden aynı sevap size de yazılır. Bir hurma dahi olsa iftar ettirmek yeterlidir. Aşırı israfa kaçan sofralar kurmaya gerek yoktur. Önemli olan, o kişinin bizim ikramımızla iftar etmiş olmasıdır. Bir çorba da olsa, bir hurma da olsa, o insanın bizim rızkımızla alınan bir şeyle iftar etmesi yeterlidir. Bir diğer sünnet, çokça Kur’an-ı Kerim okumaktır. Bu ayda yapılan mukabelelerin aslı, Peygamber Efendimiz ile Cebrail’in karşılıklı Kur’an okumalarına dayanmaktadır. Bu nedenle Ramazan’da Kur’an okumayı artırmamız gerekir. Camilerde elbette Kur’an okunur ve dinlenir; ancak evde de en azından bir cüz okuyarak Kur’an’ın bereketini eve taşımak gerekir. Ailece hatim yapılması da güzel bir uygulamadır."

"Mekruh olan şeyleri terk etmek de sünnetlerdendir"

Diğer uygulanması gereken sünnetler hakkında da bilgi veren Şara, şu ifadeleri kullandı:

"Bir diğer sünnet, kişi cünüp ise sabah namazından önce gusletmesidir. Temizlik, İslam’ın esaslarından biridir. Ramazan ayında kişi bu durumda ise sabah namazından önce yıkanması sünnettir. Mekruhları terk etmek de sünnettir. Hacamat yaptırmak veya kan vermek normal şartlarda helaldir ve orucu bozmaz; ancak kişiyi güçsüz bırakabileceği için mekruh görülmüştür. Kişi enerjisinin azalması sebebiyle orucuna zarar verebilir. Bu nedenle mekruh olan şeyleri terk etmek de sünnetlerdendir. Ramazanın son on gününde itikâfa girmek de sünnettir. Peygamber Efendimiz Ramazanın son on günlerinde mescitte itikâfa girerdi. Günümüzde de bu sünneti yerine getirenler bulunmaktadır; bazı camilerde her Ramazan olmasa da itikâfa giren kimseler olmaktadır. Orucun bir diğer sünneti de boş ve faydasız konuşmalardan uzak durmaktır. Kişi, doğrudan haram olmasa bile kendisini harama götürebilecek söz ve davranışlardan sakınmalıdır."