Son dönemde reklam kampanyaları ve televizyon ekranlarına yansıyan ifadeler, toplumsal yapının temel taşı olan "annelik" kavramının içinin boşaltıldığına dair ciddi bir tartışmayı beraberinde getirdi. Özellikle Anneler Günü kapsamında sunulan içeriklerde, anneliğin biyolojik ve pedagojik gerçekliğinden koparılarak farklı figürlerle ikame edilmeye çalışılması tepkilerin odağında.
Bir beyaz eşya markasının yayınladığı ve geleneksel anne figüründen ziyade farklı kavramları ön plana çıkaran reklam filmi, kamuoyunda "anneliği hedef alan bir proje" olarak yorumlanmıştı. Bu tartışmalar sıcaklığını korurken, benzer bir yaklaşımın devlet televizyonu olan TRT ekranlarında da sergilenmesi bardağı taşıran son damla oldu.
TRT 1 Ana Haber spikeri Işıl Açıkkar’ın canlı yayında Anneler Günü’nü kutlarken; Kedi-köpek sahiplerini, Evcil hayvan besleyenleri bu güne dahil etmesi, sosyal medyada ve izleyiciler nezdinde "skandal" olarak nitelendirildi. Vatandaşlar, "Kitki annesi", "Kedi annesi" gibi ifadelerin yaygınlaşarak kutsal bir değer olan anneliğin basitleştirilmesine isyan ediyor.
Bir çocuğu dünyaya getirmek, büyütmek ve topluma kazandırmak gibi ağır bir sorumluluğun; hobi veya evcil hayvan bakımıyla eşdeğer tutulması felaket olarak nitelendiriliyor.
Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerde, anneliğin içinin boşaltılarak bir pazarlama figürüne dönüştürülmesine şu sert sözlerle dikkat çekildi:
"Ekranları açıyoruz; karşımızda 'bitki annesi', 'kedi annesi', 'nesne annesi' güzellemeleri izliyoruz. Bir çocuğu canıyla, kanıyla dünyaya getiren; gecesini gündüzüne katıp bir insan yetiştiren o gerçek, o fedakar 'insan annesi'. Bu modernlik değil; aile kavramının köküne dinamit koyan, kutsal annelik makamını sistematik olarak değersizleştirme operasyonudur."
Özellikle kamu yayıncılığı yapan mecraların, toplumun kültürel kodlarına ve aile yapısına hassasiyet göstermesi beklenirken, popüler kültürün dayattığı bu "modern anne" tanımlamalarının ekranlara taşınması, izleyici kitlesinde büyük bir hayal kırıklığı oluşturdu.





