Doğum öncesinde düşük düzeyde bisfenol A maruziyeti, metabolizmayı, bağışıklık sistemini ve hastalık riskini cinsiyete özgü biçimde kalıcı olarak değiştirebilir. Çok düşük miktarlarda bisfenol A’ya maruz kalmanın sağlık üzerinde uzun vadeli etkileri olabiliyor. Doğumdan önce bu maddeye maruz bırakılan yetişkin sıçanlar üzerinde yapılan çalışmalarda, araştırmacılar cinsiyete göre farklılık gösteren uzun süreli gen aktivitesi değişimleri gözlemledi.
Dişilerde, gen ifadesi normalde erkeklere özgü görülen bir desene kayarken; erkeklerde ise gen ifadesi daha çok dişilere özgü kabul edilen bir yapıya büründü.
Bu değişimler, dişilerde kanser benzeri bir biyolojik duruma yönelim, erkeklerde ise diyabet ve kalp hastalığı riskini artıran metabolik sendroma doğru ilerleme ile ilişkilendirildi.
Bisfenol A, östrojen benzeri etkilere sahip, insan yapımı bir kimyasal olup gıda ambalajlarında yaygın şekilde kullanılmaktadır. Pek çok üründe yasaklanmış olmasına rağmen, hala bazı ambalaj türlerinde bulunmakta.
Bu çalışmada bilim insanları, bisfenol A’nın fetüs (anne karnı) döneminde vücut üzerindeki etkilerine odaklandı. Hamile sıçanlara, içme suları aracılığıyla bisfenol A verildi.
Araştırmacılar iki farklı maruziyet düzeyini test etti:
Biri, insanlarda tipik günlük maruziyete karşılık gelen doz (vücut ağırlığının kilogramı başına günde 0,5 mikrogram),
Diğeri ise 2015 yılında güvenli kabul edilen daha yüksek doz (vücut ağırlığının kilogramı başına günde 50 mikrogram).
Yavrular yetişkinliğe ulaştığında, ekip kemik iliğindeki gen ifadesini ve kandaki biyolojik belirteçleri inceleyerek uzun vadeli etkileri değerlendirdi.
Çalışmanın birinci yazarı Thomas Lind, bulguları şöyle özetledi:
“Yetişkin sıçanlarda kalıcı etkiler gördük. Çok düşük dozlar bile genlerin ifade edilme şeklini değiştirdi. Dişiler maskülinize olurken, erkekler feminenleşti. Her iki cinsiyette de metabolik değişimler gözlendi: dişiler kanser benzeri bir duruma doğru ilerlerken, erkeklerde diyabet ve kalp hastalığı riskini artırabilen metabolik sendroma yönelik belirtiler ortaya çıktı.”
Araştırmacılar ayrıca bağışıklık sistemi üzerinde de etkiler saptadı. Bazı bağışıklık hücrelerinin, özellikle T hücrelerinin aktivitesi, erkeklerde artarken dişilerde azaldı.
Kan belirteçlerinin analizi, cinsiyete özgü birçok değişimi ortaya koydu. Erkeklerde, artmış metabolizma ve tiroidle ilişkili aşırı aktivite belirtileri içeren bozulmuş bir lipid profili tespit edildi. Dişilerde ise düşük glukoz seviyeleri, yüksek insülin düzeyleri ve artmış testosteron aktivitesi belirtileri gözlendi; bu tablo polikistik over sendromunu (PCOS) andıran bir desen oluşturdu.
Elde edilen sonuçlar, gıda ambalajlarında bisfenol A kullanımının azaltılmasının sağlık risklerini önlemeye yardımcı olabileceğini ortaya koyuyor.
Lind, çalışmanın önemini şu sözlerle vurguladı:
“Bu çalışma, bisfenol A’nın çok küçük miktarlarının bile yaşamın ilerleyen dönemlerinde sağlığı etkileyebileceğini gösteriyor. Sonuçlar deneysel verilere dayansa da, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin bu madde için tolere edilebilir günlük alım miktarını 20 bin kat azaltarak vücut ağırlığının kilogramı başına günde 0,2 nanograma düşürme kararını güçlü biçimde destekliyor.”



