Mayıs ayında emtia piyasaları, Asya pirinci fiyatlarında yüzde 20'lik rekor bir artışa sahne oldu. Bu oran, 2008 yılından bu yana tek bir ayda görülen en yüksek yükseliş olarak kayıtlara geçti ve dünya nüfusunun yarısından fazlasının gıda tedarikini yeni yapısal baskılarla karşı karşıya bıraktı.

Bu fiyat sıçraması, Asya'da kuraklığa yol açması beklenen El Niño iklim olayı ile Hürmüz Boğazı'nın neredeyse kapanmasına neden olan jeopolitik gelişmelerin doğrudan kesişmesinden kaynaklandı. Söz konusu gelişmeler, azotlu gübre fiyatlarını yüzde 50'ye varan oranlarda artırırken, sulama pompalarının işletme maliyetlerini de iki katına çıkardı.

Bu baskılar, Tayland ve Vietnam'daki başlıca üretim bölgelerinden Chicago Ticaret Borsası'ndaki vadeli işlem kontratlarına kadar yayıldı. Vadeli pirinç kontratları da yüzde 15 yükselirken, çok sayıda çiftçi ekim alanlarını daraltmak zorunda kaldı. Bu durum, stratejik öneme sahip pirincin uluslararası arzını tehdit ediyor.

Bu hızlı değişimler şu soruları gündeme getiriyor:

Yirmi yılın en büyük fiyat sıçramasının ardından pirinç yeni bir gıda krizinin habercisi mi?
Ortaya çıkan bu rekor göstergeler, yeni bir küresel gıda krizinin başlangıcına mı işaret ediyor?
Pirinç, küresel gıda güvenliği önceliklerini yeniden mi şekillendiriyor?

Uzmanlara göre gıda piyasaları yeni sezon öncesinde endişe verici sinyaller veriyor. Mevcut iklimsel ve jeopolitik baskıların hem küçük çiftçileri hem ithalatçı ve ihracatçı ülkeleri tehdit ettiği belirtilirken, çözüm için hedefli destek programları, kredi kolaylıkları ve alternatif ticaret koridorları gibi adımların önem kazandığı ifade ediliyor.

Bazı değerlendirmelere göre mevcut durum henüz tam anlamıyla bir gıda krizi olarak nitelendirilmese de ciddi risk işaretleri ortaya çıkmış durumda. Piyasaların bu şoku atlatabilmesi ise uluslararası ticaret ağlarının esnekliğine ve stratejik stokların olası gıda enflasyonunu dengeleme kapasitesine bağlı görülüyor.

Bloomberg'in yayımladığı rapora göre, Asya piyasalarının temel referans ürünü olan Tayland beyaz pirincinin fiyatı Mayıs ayında yüzde 20 yükselerek 2008'den bu yana en yüksek aylık seviyesine ulaştı.

Yükseliş sadece spot piyasalarla sınırlı kalmadı. Chicago Ticaret Borsası'nda işlem gören pirinç vadeli kontratları da aynı dönemde yüzde 15 değer kazandı. Bunun temel nedeni, stratejik arzın azalacağı yönündeki artan endişeler oldu.

Analistler, El Niño'nun Asya'nın geniş bölgelerinde daha sıcak ve daha kurak hava koşulları yaratmasının fiyatlar üzerindeki baskıyı artırdığını belirtiyor.

Mevcut üretim seviyeleri tedarik zincirlerindeki sorunlardan doğrudan etkileniyor.

Hürmüz Boğazı'nın neredeyse tamamen kapanması nedeniyle yakıt ve gübre sevkiyatlarında yaşanan aksaklıklar, ithalata bağımlı Asya ülkelerindeki çiftçileri ciddi maliyet artışlarıyla karşı karşıya bıraktı.

Pirinç, yoğun gübre kullanılan ürünlerden biri olarak öne çıkıyor. Ayrıca sulama pompaları ve tarlaların su altında tutulması büyük ölçüde dizel yakıta bağlı.

Uluslararası Pirinç Araştırma Enstitüsü verilerine göre, Tayland, Kamboçya ve Filipinler'de azotlu gübre fiyatları savaşın başlamasından bu yana yüzde 40 ila 50 arasında arttı.

Enstitü verilerine göre mevcut stoklar kısa vadede yeterli görünse de küresel gübre ticaretinin normale dönmemesi halinde piyasalarda ciddi mevsimsel arz sıkıntıları yaşanabileceği belirtiliyor.

Artan maliyetler sahadaki çiftçilerin planlarını da değiştirdi. Yüksek gübre fiyatları ve sıcak hava koşulları nedeniyle bazı üreticiler ekim alanlarını daraltırken, bazıları da sezonluk üretimlerini azaltma kararı aldı.

Bu gelişmeler uluslararası pirinç arzına ilişkin endişeleri artırırken, özellikle Asya ülkelerinde üretim kayıplarının yaşanabileceği yönündeki uyarılar da güçleniyor.

Muhabir: Mehmet Yaman