Finans dünyasında oldukça hareketli günler yaşanırken, tasarruflarını değerlendirmek isteyen vatandaşlar gözlerini piyasadan gelecek sinyallere çevirdi. Destek Portföy Fon Yöneticisi Ahmet Deniz Yağbasan, dünya genelindeki jeopolitik risklerin hafiflemesiyle birlikte emtia fiyatlarında belirgin bir geri çekilme yaşandığına dikkat çekti. Savaş atmosferinin yumuşamasının enerji maliyetleri üzerindeki baskıyı azalttığını ifade eden Yağbasan, bu durumun küresel enflasyon rakamlarına da olumlu yansıyacağına işaret ederek piyasaların geleceğine dair kritik veriler paylaştı.
ALTIN FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ARKASINDAKİ BÜYÜK GÜÇ
Değerli metallerde yaşanan son hareketlilik, vatandaşların yakın takibinde bulunuyor. Ahmet Deniz Yağbasan, altındaki geri çekilmenin yalnızca jeopolitik gelişmelerle sınırlı kalmadığını, asıl etkenin ABD Merkez Bankası (FED) tarafından izlenen sıkı para politikası olduğunu vurguladı. FED yetkililerinin verilere dayalı kararlı duruşlarını sürdürdüklerini ve faiz artırımı seçeneğini tamamen ihtimal dışı bırakmadıklarını belirten Yağbasan, bu tablonun dolar endeksini küresel ölçekte güçlendirirken altın fiyatları üzerinde ise aşağı yönlü ciddi bir baskı oluşturduğunu dile getirdi.

FED VE TRUMP HAMLESİ ALTINI NASIL ETKİLEYECEK?
Dünyanın gözü kulağı Amerika'dan gelecek ekonomi hamlelerine kilitlenmiş durumdayken, altının kaderini belirleyecek dinamikler de netleşmeye başladı. Ahmet Deniz Yağbasan, geleceğe yönelik beklentilerini şu sözlerle aktardı:
"Altında yeni ve güçlü bir yükseliş trendinin başlaması için FED'in faiz indirimine yönelmesi gerekiyor. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump'tan faiz indirimlerini destekleyici açıklamalar gelmesi halinde altın yeniden ivme kazanabilir. Ancak mevcut enflasyon görünümü ve FED üyelerinin yaklaşımı dikkate alındığında bunun 2026 öncesinde güçlü bir senaryo olmadığını düşünüyoruz."
BORSA İSTANBUL’DA GÖZLER MERKEZ BANKASI’NIN ADIMLARINDA
Yurt içi piyasalarda ise Borsa İstanbul, son dönemde dalgalı ve satıcılı bir seyir izliyor. Haftayı çoğunlukla negatif bir görünümle geride bırakan endekste, özellikle bankacılık sektörü hisselerinde yoğunlaşan satışların endeks geneli üzerinde ağırlık yarattığı görülüyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz politikasına dair takviminin piyasaların ana gündem maddesi olduğunu ifade eden Yağbasan, faiz indirimi sürecine ilişkin beklentilerin Temmuz ayından Eylül ayına ötelenmesinin kısa vadeli bir baskı yarattığını ancak orta vadeli iyimserliğin korunduğunu ifade etti. Fon yöneticisi, borsanın geleceğine dair şu tespitte bulundu:
"Piyasalar artık faiz indirimi senaryosunu konuşmaya başladı. Bu süreç netleştikçe Borsa İstanbul'da yukarı yönlü hareketlerin güç kazanmasını bekliyoruz."




