Trump’ın en fazla odaklandığı ülkeler dünyadan da en önemli iki ekonomi: Çin ve Hindistan. Trump, Rusya barış sağlamazsa, bu ülkelere ekonomik yaptırımlar uygulanabileceğini duyurdu; yaptırımların hedefinde büyük ihtimalle Rus petrolünü almaya devam eden ülkeler yer alacak.

Bu hamle, sadece Asya’nın iki büyük ekonomisini değil, dünya çapında piyasaları da sarsabilir. Hindistan ve Çin, ABD yaptırımlarını önlemek için tedarik yollarını hızla çeşitlendirmek zorunda kalabilir, aksi takdirde ağır gümrük vergileriyle karşılaşabilirler.

Uluslararası Enerji Ajansı’na göre, Rusya geçen yıl petrol satışlarından yaklaşık 192 milyar dolar gelir elde etti. Bu gelir kaybı, Moskova için büyük bir finansal darbe olabilir. Ancak aynı zamanda dünya petrol fiyatlarında ani ve ciddi artışlara yol açabilir; çünkü Rusya günde 7 milyon varilin üzerinde petrol ihraç ediyor.

Trump’ın açıklaması petrol piyasalarında henüz büyük bir değişime yol açmadı. Bunun sebebi, yaptırımların ne oranda uygulanacağı ve Trump’ın ne kadar kararlı olduğu konusunda netlik olmaması. Çin, “zorlama barışı getirmez” diyerek bu tehditlere meydan okumaya devam etti, Hindistan’dan ise henüz resmi bir tepki gelmedi.

Mevcut durumda, Trump yönetimi Rus petrolü alan ülkelere “ikinci düzey” yaptırımlar uygulamak istiyor. Bu, ABD’ye ithal edilen ürünler üzerinden ekstra gümrük vergileri ve benzeri cezaları içerebilir.

Muhabir: Huseyin Gizli