Pazartesi günü gerçekleşen bir görüşme sırasında kaydedilen bu görsel, barındırdığı şaşırtıcı detayla küresel ölçekte bir siber güvenlik polemiğinin fitilini ateşledi. Siyonist rejimin sözde Başbakanın cihazındaki merceği örten küçük bir bant parçası, dijital çağın her daim gözetleme imkanını tekrar hatırlattı.

Bu banttın hatırlattığı büyük kuşku
Netanyahu’nun kamuoyuyla paylaşılan bu son görüntüsü, aslında içinde bulunduğu ruhsal durumu ve hissettiği derin tedirginliği de deşifre etmiş oldu. Dünyanın siber saldırı araçlarına ve sözde rakipsiz bir istihbarat mekanizmasına sahip olmakla övünen bir rejimin , bu kadar "ilkel" bir savunma yöntemine sığınması, pek çok kişi tarafından yaşadığı yoğun paranoyanın somut bir kanıtı olarak nitelendirildi.

Fotoğrafın dijital mecralarda hızla viral hale gelmesi üzerine siber güvenlik otoriteleri, bu basit ama dikkat çekici önlemi mercek altına aldı. Uzmanların ortak kanaati; milyonlarca dolarlık devasa savunma kalkanlarının yanında bu mütevazı bant parçasının, görsel casusluk faaliyetlerine karşı halen en radikal ve kesin sonuç veren barikat olarak kalmasıdır.

Bu önlemin arkasındaki mantık son derece yalın: Telefona herhangi bir casus yazılım sızmış olsa bile, saldırıyı gerçekleştiren odak kamerayı uzaktan kontrol etse dahi karşısında sadece zifiri karanlık bir ekran buluyor. Özellikle stratejik kararların alındığı yüksek güvenlikli mekanlarda bu yöntem, ortamdan görsel veri çalınmasını fiziksel düzeyde imkansız hale getiriyor.

Uzmanlardan kritik hatırlatma: "Görmeyi engeller, duyulmayı değil"
Güvenlik çevreleri, merceğin kapatılmasının görsel takibi kesmek adına düşük maliyetli ve işlevsel bir hamle olduğunu onaylasa da, bunun tam kapsamlı bir zırh oluşturmadığı konusunda uyarıyor.

Konuyla ilgili görüş veren uzmanlar, şu noktanın altını çiziyor: "Kamerayı bantla kapatmak merceği kör eder ancak cihazı sağır bırakmaz. Mikrofon üzerinden yapılan dinleme faaliyetleri, GPS tabanlı konum izleme, yazışma trafiğinin takibi ve veri transferi gibi riskler, kamera tamamen kapalı olsa dahi varlığını sürdürmeye devam eder."

Bu karesinin yayılmasıyla beraber, akıllı cihazlar kanalıyla yürütülen dijital takip sistemleri ve casus yazılımlar tekrar tartışma konusu oldu. Cihaz kameralarının sahiplerinden habersiz şekilde uzaktan aktif hale getirilme potansiyeli, Netanyahu’nun bu alışılmadık önleminin en büyük gerekçesi olarak yorumlanıyor.

Muhabir: Yakup YÜKSEK